2
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
1069
Okunma

Bu nasıl bir yaşamak,
Bekledim yıllarca seni...
Sayamadım ayları, geçip giden günleri.
Sayfalar dolusu yazdığım
Destan gibi şiirlerin hasını,
Tutamadım;
Mevsim mevsim hesabını
Uykusuz geçen gecelerde...
Karanlığı yırtan güneşi,
Avuçlarımda tutuyorum şimdi.
Gülüşünden gök süzülüyor aşağı,
"Ağlayıp üzülme" demiştin hani...
Sen kaşını yıkınca birden,
Şimşekler çakar, gök gürler,
Yağmur döker gözlerim;
Vurgun yemiş bir balıkçı gibi...
Sesimiz tenimize
Diken batırır gibi batıyor.
Hadi, eğme başını...
Kaldır ki;
Çöl yangını yüreğin tellerinden,
Zemheri karı değil, kan damlamasın.
Ah beni sürgün,
Beni vurgun eden Akdağ’ım!
Selamsız sabahsız,
Esip geçen yeller gibisin.
Benim bağrım taş değil;
Kaç kez vuruldum,
Kaç kez öldüm, hiç sorma!
Şimdi yaraları,
Közle dağlama zamanı...
Zaman bu zamandır;
Gidip gelen,
Gelip kalan var mı?
Ölümden sonrasını,
Bilen varsa söylesin...
Salim Erben
10.0
33% (1)
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.