Erişemediğim gökyüzünün sonsuzluğunda avuçlarımdaki dualarımı yolladığım tanrım .Beni koru ve huzurlat.
Biliyorum erkekçil röllerinde yaşamın dik durmalıyım.korkaklık ve çekingenlik bana göre değil (çünkü erkegim)
Biliyorum görmezden gelinen ne varsa konuşulmayan yok sayılan o bizim beynimizde bir perdedir.’ Nasılsın ? ‘diye sorulan her söz riyakar ve fahişe.
Yine askerler kılıç kuşanmış yine ülkeler fet edecek
ölümler halbuki bak sabah olacak birazdan saçları ıslak
aşk ve
güneş yaşamak ne güzel.
Tüm kalıplarını kırıp
yalanın ellerini tutuyorum senin.Biliyorum ne varsa yasaklanan sözcüklerde aklım onları seviyor.
Yaşam değerli görülen ne varsa değerini senden alır .sensin onu değerli kılan koruyan . isimsiz askerlerin
ölümlerinden medet uman. Nutuklar atan.
Sensiz sokaktaki
kadını fahişeletip sonrada namustan laflayan.Sen
yalan çek git sokağımdan şimdi
güneş doğacak bu sokağa .
Kedilerin hükümdarlık sürdüğü o bahçede
kırmızı gülleri göremiyorum. Hanım elleri ve begonyalar anamın ektiği teneke saksılarda bana sevin diyor yaşamaktan keyf al.
Bu kediler yokmu bu kediler
çocukluğumun yoldaşları yanlızlıgıma hırıltıları karışıyor
gecemde. Hiç kimlik taşımıyorlar bilgiçlik taslamıyorlar. Mırıltılarında sözcükleri yasaklı değil. Kediler insanca yaşıyorlar görüyorum. Canları istedimi sevişiyorlar hayatla. Kimse kimsenin alanında değil .miras mülkiyet kibir bilmiyorlar.kediler farklı yaşıyorlar fabrika dişlilerinde otobüs duraklarında semt pazarlarında mazlum değiller. Biz insanlar öylemi bir kırıntısı bile yok içimizde sevmenin her şeyi kendimiz için istiyoruz. Bir kendimiz akıllı bir kendimiz değerli boş
bulutlar gibiyiz.
Artık seni anlamıyorum .artık kalabalıksın benim için
Ben yanlızlıgı seviyorum .askerler geçiyor pencereden
Birde şiirleri sözcüklerin seni arıyor ışıkları
gecenin
Yıldızlar seni yazıyor gökyüzünün içselliginde.
Beni seni sevmiyorum analmıyorum suskunluğunu
Halbuki tamtamları çalıyor
ölümün çabuk olmalıyız
Her şey için ! şimdi pamuk toplama
zamanı çukurovada
Orda dogmuş anam kara yazısıyla sen bunu bilmiyorsun
Sen hiçbir şey bilmiyorsun bana dair. Olsun
kadınımsınya
Kırmızı baş örtülü bir güz sabahında sigaran kalmamış gidip almalıyım
Hani içme şu sıgarayı dedimde anlatamadım.
Kim bindi atlı arabaya kim yayan bıraktı sonbaharda
Niçin
hüzünlendin niçin mutsuz ve bedbah
Korkma çekinme anlat bana.
Bileyim nerde kaldı mutluluk hangi
gecenin aydınlığıydı sevişmelerimiz
Yada olmadı öyle bir şey .hep gariptik hep kimsesiz.
Olsun bizimde vardı umutlarımız. Köhne bir kavgaydı ömür.
Artık seni anlamıyorum. Nerde tükendi bu umut
Çekip gitmekte olmuyorki kolaymı bırakıp gitmek
yıldızlı
geceyi.