Uyanık bir tek adam, uyuyan binlerce kişiden daha güçlüdür. s. carnot
Bedri Tokul
Bedri Tokul

HEY GİDİ GÜNLER HEYY

Yorum

HEY GİDİ GÜNLER HEYY

12

Yorum

2

Beğeni

0,0

Puan

1681

Okunma

HEY GİDİ GÜNLER HEYY

HEY GİDİ GÜNLER HEYY

Bu günlerde neşem ayyukta. Olmaz olur mu? Kimin yok ki derdi? Var tabii benim de sorunlarım. Ama hepsini elimin tersiyle arkaya attım. Neşemin nedeni TOYNAK’ın (Secaatin Öztürk) tekrar aramıza katılması.
İyi bir şair, iyi bir yazar, iyi bir dosttur Toynak.
Üç silahşorlar derlerdi bize. Ben, Taco (O zamanlar Taco yiğitti. Fesatlıkları yoktu) ve Toynak. Hayaller kurardık. Olmuş gibi de yazardık. Takılırdık bir birimize. Kırmadan, küsmeden… Okuyanlar yazılarıyla alkış tutarlardı dostluğumuza.
Aşağıda ki yazı da ismi geçenlerin birçoğu yok şimdi Edebiyat Defterinde. Belki yoğun işleri vardır. Fırsatları yoktur Deftere girmeye. Ben öyle düşünmek istiyorum.

Mesela bir KEMNUR vardı. Öldü mekânı cennet olsun. Bir CİNOK abimiz vardı. Şimdi çok hasta.
O günler de herkes kendi siyasi, dini görüşünü kendilerine saklardı. Güne gelmek gibi bir beklentimiz, bir derdimiz yoktu. Yazıyorduk. Paylaşıyorduk. Mutlu oluyorduk.

HEY GİDİ GÜNLER HEYY…

Aşağıda o günlerdeki bir yazımı paylaşacağım sizlerle. Siz: “Ukalalık işte” deyin. Ben de” o günleri özledim, paylaşmak istedim” diyeyim.


Yıl 2012.Temmuzun sıcak günlerinden biri. Tacettin telefon etti;
Ankara’ya geliyorsun. Bize verilmiş bir görev var.”
Taco’ya;
” Ne? Niye? Niçin? “ diye sorulmaz.
O gel dediyse gidilir. Ölçmüş, biçmiş en doğru kararı vermiştir.
Haberleştik Ankara da buluştuk.
“ Bedri, ANSIZIN bize görev vermiş. Sen de biliyorsun Edebiyat Defteri Yayın evi yeni faaliyetegeçti. Birçok üyemizin de bu yayın evinden kitabı çıktı. Kitapları ve Yayın evini tanıtmak için Ankara Kızılay Yüksel caddesinde tanıtım yapacağız.”
“ Baş can üstüne. ANSIZIN mı aradı?”
“ Hayır, Toynak aradı.”
“ Her neyse görev görevdir.”
Aldık kitapları, çıktık Yüksel Caddesine. Sergimizi açtık. Bir taraftan ben, bir taraftan Taco bağırıyoruz;
“ Haydiii… En güzel aşk şiirleri Sevgi Salman ‘dan.
“ En güzel yaşanmış hayat öyküleri Emine 45 ten. “
“ Ayhan Sarıkaya’dan mafya öyküleri.”
“ Aysel Aksümer’ den, Mustafa Sakarya’dan duygu yüklü öyküler.”
“ Oya Gedik’ ten, Su Misali’nden, Mehtap Altan’dan düşündüren şiirler."
” Afet Kırat’tan ruhunuzu yıkayacak mısralar”
“ Fikret Tezal’dan iç hesaplaşmalar. Aynur Engindeniz den kendine has öyküler."
“ Engin Tatlıtürk’den dobra dobra yazılar.”
“ Öykünün adresi Nermin Kaçar’ dan okumaya doyamayacağınız yazılar”
“Cömert Yılmaz’dan, Gizemli Yürek’ten, Banu Uludağ’dan, Sahaf’tan, Yakamoz’dan altına imza atmasalar da yazarının belli olduğu kendilerine has şiirler”
“Asran’dan-Çala kalem değil, işte kalem- dedirten yazılar…”
“Daha neler neler… Kitabı olanlar çok bizde… Kitabı baskı da olanlar çok bizde. Eser Akpınar yazar külhanice…”

Böyle böyle bağıra, anlata yayınevimizi, kitapları tanıtırken, iki sivil geldi yanımıza. Kimliklerini
gösterdiler.
Mali Şube polisleri.
Taco bana, bakıyor ben Taco’a. Bizim Mali şubeyle ne işimiz olabilir ki?
“Sizin şu an yaptığınız korsan kitap satmak. Bu eyleminiz kanunlarımıza göre suç.”
Bir an da etrafımız insanlarla doldu. Bilirsiniz bizim insanımız düşenin yanında yer alır. Tutup kaldırmak için değil. Gülüp eğlenmek için.
Her kafadan bir ses geliyor.
“ Sahtekârlar. Dolandırıcı bunlar dolandırıcı. Emeğe saygınız yok mu? Bir kitap kolay mı yazılıyor? Kolay mı basılıyor? Emek hırsızları…”
Toynak ta kalabalığın arasında. Her söze alkış tutuyor. Diğerlerinden daha çok bağırıyor.
“Haklısunuz da… Asacağusun bunlariii”
Taco dayanamadı.
“Toynakkkk!!”
Toynak ne beni, ne de Taco’u tanıyor.
“ Ayıp ayıp emeğe saygılı olun emeğe… Toynak da ne imuş. Toynak atın ayağunda olur da…
Ben adamım adam. Aha işda kimluğum. Ne yazii burada. Secaattin Öztürk…
”Ben hiç aldırış etmiyorum. Taco var yanımda. O varken ben düşünmem. O varken ben karar vermem. Haa kavga varsa, dövüşülecekse de, o benim işimdir. Ona da Taco’yu karıştırmam.
Taco:
“ Memur Bey izin verir misiniz? Birini arayacağım.”
“ Ara. Ama yanımızdan da ayrılma.”
ANSIZIN’ arandı. Durum anlatıldı.. Tesadüfe bakın ki ANSIZIN’ da Ankara’daymış.
“ Bekleyin geliyorum.” Dedi.
Rahatlamış, şaşkınlığımızı da atlatmıştık. Çok sürmedi geldi. Bizi buldu.
Polislere kendini tanıttı:
“Ben Edebiyat Defteri Yayınevi Müdürü Habib DAĞ.”
Polislerin amiri:
“ Bütün Türkiye de imkân bulamayıp kendini tanıtamayan yazarlara, şairlere kucak açan, o insan sizsiniz demek? Büyük fedakârlıklarla yayın evi de kurmuşsunuz. Ne mutlu size. Sizi tanıdığımıza memnun oldum."
ANSIZIN la polis memurları arasında bizlerin duyamayacağı konuşmalar oldu. Bazı telsiz görüşmeleri yapıldı.
Suçsuzluğumuz anlaşılmıştı. ANSIZIN gelip bizi kurtarmasaydı. Bekli de o günlerde yoğun olan Ergenekon’ dan tutuklanacaktık.
ANSIZIN bize her şeyi anlattı. Basılan kitaplara Kültür Bakanlığından barkot alınması için Toynağa örneklerden göndermiş. O da bize bu düzeni kurmuş.
Toynak arandı, bulundu. Geldi yanımıza. Her ne kadar gülse de mahcuptu.
“ Ne yapacağudum ? Tacettin’le başa çıkameyorum. Bedri de onun yardakçısı. Aslında bir şey olmuyacağıdi. Polisler beni tanırlar da…”

Dördümüz; ANSIZIN, Toynak, Taco ve ben Sakarya Caddesinin yolunu tuttuk. Toynak hesabı ödemeye dünden razıydı.


NOT: Hayır, tarihi şaşırmadım. 2011 de olduğumuzu biliyorum. Ama olacak. Onu da umuyorum. Yayın evimiz de kurulacak. Kitaplarınız da yok satacak. Kitabı piyasaya çıkmayan arkadaşlar sakın üzülmesinler. Matbaamız 24 saat çalışıyor. İşler yoğun. Hele basılanları bir pazarlayalım.
Edebiyat Defteri yazarlığın ocak başıdır, çeşmesidir. İyi bir yazar kitabı olan değildir. Toplum İyi yazana değil iyi pazarlanana iyi der.
SAYGIYLA…

Paylaş:
2 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Hey gidi günler heyy Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Hey gidi günler heyy yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
HEY GİDİ GÜNLER HEYY yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Oya gedik
Oya gedik, @oyagedik
2.12.2018 23:12:33
Evet Bedri komutanımız, ne güzel anılarla dolu kaleminizin izleri,sevgili Tonya 'ğın dönüşü beni çok sevindirdi,edebiyat defterinin mihenk taşıydı gerçekten ,siteye yeni girdiğimde Tacettin bey ve Tonyak dostun katkılarını unutamam,çok mutlu oldum tekrar aramızda oluşuna. Sayfanızı okumaya başlayınca kafamdaki hazin ve zor günlerimi günlerimi bir nebze dağıttınız , çok
teşekkürler sağolun. Selam ve saygılarımla...
Toynak
Toynak, @toynak
2.12.2018 22:01:40
Gülümsettin ağabey...
Aslında geriye bakmamak,geçmişe takılmamak gerek..zira eskiye rağbet olsa bit pazarına nur yağardı demişler,öyle işte...
Ne adamlar vardı,giyim kuşamlarına adam demişiz,ne ağabeyler varmış beş para etmediklerini öğrendiğimizde hayal kırıklığı yaşamışız...
Ne kardeşler kız kardeşler zil takıp yüreğimiz içinde ihanet dansı etmişler,sakin kafa ile ayna gibi net,ortada...

Varlığına anlam kattıklarımızla varlığımıza ses verenler farklı değil...Rezalet bir durum aslında sanaldan kurtulup reel hayata adapte olamamışlar ve hayal ürünü olarak yok olup gitmişlerdir...
Bazılarını tenzih ederim ama bir çoğu kalıbının adamı olamamış,giydiği libasın içine bol veya dar gelmiştir...Hayal kırıklıklarımıza rağmen sürüp götürdüğümüz bir hayat var...Hayatı iyi okumak gerekiyor...

Şerefsizin birine feto dediğimiz için başımıza gelenlerden sonra haklı olmak meseleyi çözmüyor.Teşhis kadar omurgalı durmak ve tükürdüğünü yalamamak gerekiyor...Kendini eski asker addederek başta en yakın arkadaşına ihanet eden devletin tepesindekilere laf atan ve adamlık ve erkeklik babından mangalda kül bırakmayan ne zavallılar gördük...

hüzünlenme ağabey...koy tarihin çöp sepetine gitsin..Sevgi hak edene layıktır,hak etmeyenlere zırnık verme...Öptüm ellerinden ..hoşçakal...
Gülüm Çamlısoy
Gülüm Çamlısoy, @gulum-camlisoy
1.12.2018 22:26:56
:(

Yorumumu neden sildiniz ki sayın Bedri Bey?

İbrahim Çelikli.
İbrahim Çelikli., @ibrahimcelikli-
30.11.2018 16:44:29
ne güzel hatıralar..

Edebiyat Defteri nin hepimizin hayatında özel yeri vardır.

kimseyi benim kadar mağdur etmemiştir.

geriye geldiğimde bütün dostlarımın başka dostları olmuş;
20-30 arasında yoğun dostlarımdan
2-3 e düştük..

çok kırıldım
ama ben hep Edebiyat Defterinde oldum.
bir kaç da kalmış olsa dostlarım burada..

sevilen ne yapsa
sevdası azalmaz.

ya da biz başka yerde olamadık gitti.
Edebiyat Defterinden sonra gül koklamadık..

Serap IRKÖRÜCÜ
Serap IRKÖRÜCÜ, @serap-irkorucu
30.11.2018 15:49:26
'Geçmiş zaman olur ki hayali cihan değer'...!...

Yaşanan her an, önceki değerlerimizden bazılarını yozlaştırdı, götürdü... Geriye anıları kaldı yazdığınız gibi...

Birçok nedenle şikayetçi olduğumuz 'bugünü' bile yarın arayacaksak!... Vay halimize demektir....

Sanal ortam da olsa, dostlukların daha kolay kurulabildiği, arkadaşların birbirine nazının geçtiği, paylaşımların cansiperane olduğu dönemi yaşamışsınız en azından... Bu da bir şans!...

Kadim dostunuzun gelişini duyurmak, onunla olan dostluğunuzu aktarmak adına yaptığınız paylaşım büyük bir vefa örneğiydi...

Dostluğunuz ve huzurunuz daim olsun Bedri Bey...

Saygılarımla....
Gülüm Çamlısoy
Gülüm Çamlısoy, @gulum-camlisoy
30.11.2018 15:26:50
Bedri Hocammm.
Sağ olun değerli ağabeyim.
İnsanı hakikate ve mutluluğa taşıyan bir yol varsa sevgiden ve inanmaktan geçer.

Pes etmeden yaşamayı ve sevmeyi bizzat güçlendiren insanlar var ve insanların çoğunu burada tanıdım.

Her şeyi her şeyi unutup, yeniden doğduğum...burası, adresim burası son altı senedir.
Acılarımı, sevinçlerimi paylaştım ben sizlerle.
Mutlu olmayı yine inanarak başarıyor insan.

Bana güven duygumu yeniden aşılayan ve bağrına basan bir camia sevgili Edebiyat Defteri ailem.

Bayağı da zaman geçmiş hani ama su gibi.

Çok sıkıntıyı sizler sayesinde aştım; insana duyduğum güvende tam da yıkıldığım an, gördüm ki; henüz hiç bir şey için geç değil.

Bana bunu sizler ispatladınız; bana yeniden yaşa ve koş, demeyi sizlerden aldığım güç ile başardım.

Hakkınızı ödeyemem.

Yeni bir kapı açıldı buraya üye olduğumda. Bir şifre girdim ama hayatın şifresi imiş bana sunulan.

Çok teşekkür ediyorum herkese tek tek. Dostluğunu benden esirgemeyen nice insan.

Sonsuz selam ve saygılarımla çok değerli ağabeyim.
Dilek USTA
Dilek USTA, @dilek-usta
30.11.2018 13:19:08
Edebiyat defterinde yitirdiğimiz bazı arkadaşları şahsen olmasa bile burada tanımıştım.
Özellikle Kemnur beyi..Sami beyle çok didişirlerdi ama dostane..
Mekanları cennet olsun aramızdan ayrılan dostların..Yad etmek en vefalı duygudur.çünkü güzel anıları,ve dostlukları barındırır içinde..
Bedri bey gülerek okudum yazınızı. Özellikle Toynağa çok güldüm. Ama bir cümleniz vardı ki onu okuduğumda içimden ne kadar doğru bir tespit diye düşündüm.
"Toplum İyi yazana değil iyi pazarlanana iyi der."
bu cümlenin üzerine başka ne söylenebilir ki..

Yine mükemmel, yine gülümseten harika bir yazıydı...
Vefa dolu gönlünüz hep neşe ve mutlulukla dolsun.
Sevgilerimle
Suat Zobu
Suat Zobu, @suat-zobu
30.11.2018 10:35:16
Seni seviyorum canım Ağabeyim. Tanışalı uzun zaman olmasa da seviyorum..

Tarzını seviyorum..

Yazılarını seviyorum. Öyle bir perspektif çiziyorsun ki olayları biz de yaşıyoruz..

Samimiyetini seviyorum. Yüzeysel değil içine giriyor, içine çekiyorsun konunun.

Bedri Tokul'u sevmeyen ölsün Can Dost..

Selam ve saygı bıraktım buraya..

Sağlıklı günler dilerim..

Suat Zobu tarafından 11/30/2018 10:53:36 AM zamanında düzenlenmiştir.
Bedri Tokul
Bedri Tokul, @bedri-tokul
30.11.2018 09:55:57
Sevgili Hocam!
Bu yazı 27 Mart 2011 de yazılmış, O tarihte seninle tanışmıyorduk.
Ben seni tesadüfen okuduğum bir yazından tanıdım. Sevdim. Taktir ettim.
Hala da öyle. Benim dostluğum sağlamdır.
Eğer o günlerde seni tanısaydım. İki kelime söz etmek benim için zor mu zor ?
Yazıda ismi geçenlerin hiç birinin kitabı yok.
Ben bir hayali yazdım..
Son günlerde sitede yaşanan gerginliklere vurgu yapmak,, bir de TOYNAK'ın gelişini
duyurmaktı. Bak Toynak'ı takip et çok seveceksin.
Selamlarımla Hocam.

Bedri Tokul tarafından 11/30/2018 11:03:06 AM zamanında düzenlenmiştir.
Den(iz)
Den(iz), @den-iz
30.11.2018 09:48:09
Komutanım;

Saydığınız isimlerden tanıdıklarım var ve okumayı özledik gerçekten. Yine samimi, yine sıcak bir öykü ile gülümsettiniz.

Sevgilerimle...

Den(iz) tarafından 11/30/2018 10:06:16 AM zamanında düzenlenmiştir.
sami biberoğulları
sami biberoğulları, @samibiberogullari
30.11.2018 02:28:10
Ben siteye 2011 yılında dahil oldum. Tacettin Abi ve rahmetli Kemnur la tanışmamız uzun sürmedi ama seninle gecikti biraz nedense.

O yıllarda kitabı olan bir yazar değildim, halen de öyleyim. Sanırım o sebeple benim adım zikredilmemiş '' Gel vatandaş gelll '' derken.

Vay be abi..Eskilerden bir sen bir ben bir de Glenay kaldı devamlı yazan. Ötekiler yok

Neyse...Ne demiş şair: Ölen ölür kalan sağlar bizimdir.

Selam ve sevgilerimle.

© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL