10
Yorum
4
Beğeni
0,0
Puan
1367
Okunma
Ölümün bir adım ötesinde
Yarını beklerken…
Hızla yürüyordum, gittikçe daralıyor nefesim bu soğuk caddelerde .
Bir yokluğun senfonisinde gezinir gibi,mutlak bir hiçliği andırıyor geçtiğim tüm yollar,
terk edilmişliğin utangaç tebessümünde .
Oysa ben,
bu pencerelere , bu duvarlara, yere ve göğe sinmiş korkulardan bambaşka arayışlardaydım sokaklar boyunca.
Bir kaçışın korkusu muydu bu Jeanne?
Bir düşün çıkmazı mı yoksa tüm yaşam, tüm yaşananlar…Yaşadıklarımız..
Ve yitirdiğimiz ne varsa, yalnızca yarım kalan veya unutulmuş bir rüya mıydı?
Hâlâ gözlerimin önünde yüzün Jeanne.
Yüzün gölgeler içinde, yüzün bir nehir ,yüzün hüzünlü şehirlerin veda şarkısı, yüzün bir unutuluşun renginde. Gözlerimin önünde yüzün…Hep bir erguvan özleminde…
Yürüdüğüm tüm yollar niçin hep ayrılıklara çıkıyor Jeanne, niçin aramızdaki tüm yollar uçurumlara…
Sonsuz bir aşkın avuçlarında hangi bakışın gölgeleri yüzümün çizgilerini saklar Jeanne?
Bir şarkı söylemeliyim şimdi , bir şiir okumalıyım veya bir köşe başında beklemeliyim yokluğunu, bir mezar taşı sessizliğinde…
Ah Jeanne:
‘‘ Her şey kendine çekiliyor yeniden
Zaman mermere çekiliyor
Mermer gölgeye
Yağmur kurtulmak için yağıyor
Her şey kendine yağıyor yeniden….’’
Sessizce kalkıp hızla yürüyorum yeniden sokaklar boyunca…
Attığım her adım beni sana yaklaştırıyor Jeanne, her adımda çoğalan uzaklığı aşkımızın…
Sana geliyordum Jeanne!
Hüznü, yorgunluğu, umudu ve özlemleri hissetmekten belki de bitkin düşmüş bedenlerin uykuya teslim oldukları zaman diliminde… Karanlıkla aydınlık arası…
Ruhumuz gibi değil mi Jeanne?
Ağır ağır ilerliyordum, dar ve uzun bir koridorda. Seni düşünüyordum Jeannne.
Ve sen biraz ötede, yanımda belki de hâlâ çok uzakta..
Uzun bir koridorun sonunda, bir bankta oturmuş, ellerini de birbirine kavuşturmuş, bir şeyler aranır gibiydin… Dalgın, düşünceli…
Neyi arıyordun o bakışlarınla Jeanne? Kendini mi yoksa hiç olamadığımız ‘’biz’’i mi?
Ayırt edememiştim o an ruhunun yansıması gözlerini…
Sana bakmaktan korkuyorum Jeanne…
Gözlerinin ezici sarsıcılığından…
Yan yana oturduk hiç konuşmadan. Birkaç saniye belki de saatlerce…
Güneşin ışığı ince bir çizgi halinde yansırken yüzüne işte o zaman baktın bana; ne bir sevinç ne hüzün belirtisi vardı gözlerinde:
‘’Değişmemişsin.’’ demiştin bana ,yerinden kalkıp uzaklaşarak...
Gittin.
Bilemeyeceksin hiçbir zaman:
‘’Her şey bir başka dile döner
Kırılan ağaçlar, soğuyan kumsal
Sarhoş zamanın geçişi gibi testereye sürülür zaman,
Ay altında kalmıştır çığlığın
Görünür zakkum dalları arasından’’
Değişen neydi Jeanne?
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.