Arkamda yürüme, ben öncün olmayabilirim. önümde yürüme, takipçin olmayabilirim. yanımda yürü, böylece ikimiz eşit oluruz. (kızılderili atasözü)
Hülya BASMACI
Hülya BASMACI

AŞKINA KURBAN

Yorum

AŞKINA KURBAN

3

Yorum

1

Beğeni

0,0

Puan

1163

Okunma

AŞKINA KURBAN

AŞKINA KURBAN


AŞKINA KURBAN
Birinci bölüm
ÖNSÖZ
Yeşil Divriği: Sivas’ın Yeşil Divriği ilçesi,tarihte Selçuklu hanlarının gözde şehri ve kültür sanat merkezi olmakla birlikte, birçok hüzünlü kara sevdanın da yaşandığı beldelerimizdendir. Örnek,(Kesdoğan Efsanesi; Kale komutanı Şahin Şahın oğlu Ertuğrul beyle ,Ermeni papazının kızı Belkıs’ın dillere destan aşkı)’
Kara sevdalar Kerem ile Aslı’dan Leyla ile Mecnun’dan bu güne destanlarla,türkülerle şiirlerle günümüze ulaşmışsa da bir çoğu yaşandığı zamanda sevenlerin- sevilenlerin gönlünde giz olup gitmiş.
1915’li yıllar; savaşların,sürgünlerin,yoksulluk kıtlık ve depremlerin olduğu zamanlar.O zorlu yıllarda; hısımlarımızdan iki gencin yaşadığı ve törenin katı yasaklarıyla hırpalanmış kutsal aşkını (AŞKINA KURBAN)’ı burada yörenin şivesiyle babaannemden dinlediğim kadarıyla anlatmaya çalışacağım.Saygılarımla Hülya ASLAN
AŞKINA KURBAN
GARA GADİR(Kara Kadir): Memleketin ileri gelen ailelerinden birinin tek evladıdır,uzun boylu, sırım gibi karayağız bir delikanlıdır.Lakabı da renginden dolayı Gara Gadir(Kara Kadir)’dir . Doğduğun da babası O’nu beşik kertmesi olarak amcası kızına söz kesmiştir. Asker dönüşü hemen evlendirilecektir. Kadirin amcası tek evladı kızı Saniye’yi - Kadire vererek, soylarının devam etmesi ve mülklerinin sülale içinde kalmasını sağlamak istemektedir.Ancak Kadir askerlik dönüşü muhtar Mehmet Efendinin evine gitmiş ve muhtarın kızı Periza’yı gördüğünde yıldırım aşkına tutulmuştur.
PERİZA:Muhtar Mehmet efendinin biricik nazlı kızı ,yedi erkek kardeşin kıymetli bacısıdır.Yeşile bakan ela gözleri,beline kadar inen örgülü sarı saçlarıyla, güneş gibi sımsıcak bakışlarıyla güzeldir.Aile Perizayı çok sevmektedir, gerek sarışınlığı gerekse her sabah dut pestili ile cevizi dürüm yapıp yemesi; Periza’ya bastık kız lakabının takılmasına sebep olmuş ailesi onu bastık kız diye sevmeye başlamıştır. Periza’nın bir dediği iki olmaz ilkokula gitmek istemiş ağabeyleri muhafazakâr dindar olmalarına rağmen yaz tatillerinde kuran kursuna gitmesi şartıyla ilkokula yazdırmışlardır. Periza ilkokul beşi bitirdiğinde başı kapalı, kuranı hatmetmiş hatun bir genç kız olarak,düğünlerde,gor mevlütlerinde bindallısını giyerek bir afeti-devran gibi salınmaktadır.
MUHTAR MEHMET EFENDİ :Memlekette hatırı sayılır,namazında -niyazında halim selim biri , geniş bahçelerle çevrili yedi köşeli konağında yaşlı kayınvalidesi Hatice nine , eşi vahide hatun ve sekiz çocuğuyla mütevazii mutlu bir hayat sürdürmektedir.
HAFIZ HALİL:Perizanın ağabeyi yedi erkek kardeşin en küçüğüdür. Hafızdır, Halilin nefesi kuvvetlidir, dualarla okumaya başladığında bir nohut tanesini duvarın yüzünde yürütecek kadar tesirlidir,Perizayla aralarında az yaş farkı olduğundan, Perizaya diğer ağabeylerinden daha çok yakındır.Babalar en son duyar anlamında Perizanın bir derdi olsa hemen abisi Halile anlatır.Ayrıca paylaştıkları önemli bir sır daha vardır. Halil komşu kızı Naciye’yi sevmekte Periza’nında bu sevgiye aracılık edip Halil’in yazdığı dualarla karışık güzel, latif sevda sözlerini mektuplarla Naciye’ye götürmesidir.
AHMET :Kadirin asker arkadaşı,sırdaşı ,kapı komşu oğlu, can dostudur.
Güneşli bir öğlen vakti iki asker arkadaşı Kara Kadir ve Ahmet Ulucami de Cuma namazına yetişmek için adımlarını hızlandırıp acele ediyorlar..
Ahmet-Una gardaş yolu niye uzatıysın ki ? zaten vahıt dar,hoca minareye çıktı-çıkacak bögünde bu yoldan gideydük.
Kadir-Olmaz ağam Periza merak eder , şimdi pencerede beni gözlüyordur,geçenlerde babamla ,amcam cumayı birlikte kılalım dedi onların yanında muhtarın evin önünden geçemedim,Periza beni görmezse gece uyuyamıyormuş.
Ahmet-Yav gardaş eyide sen emmin gızıyla evlenmeyecekmiydin nerden çıktı bu sevdalık?
Kadir-Ne sen sor ne ben söyleyim,muhtar Mehmet amcaya babamın bir işi düştü, evlerine gittim,kızıymış ayran özeme getirdi ,bardağı elime aldım başımı kaldırmamla beynimden vurulmuşa döndüm ,bir çift ela göz beni benden etti gardaş.
O günden beri çarşıya da dükkana da,camiye de nere gitsem, Perizayı görmek için evlerinin önünden geçiyim
Ahmet-Heee heyırlı olsun O’da saaa gayıtlimi bariii?
Kadir-Her pencereye bakışımda perdeyi kaldırıp bana gülümsüyor,yollarımı gözlüyor mektuplaştık.Dayımların arka bağ onlarınkine bitüşük ,ben dayımlara gittim yengemde gidip Perizayı çağırdı orda cövüz ağacının altında görüştük.
Ahmet- Vallahamı deyisin, peki gız senin amcan kızıyla evleneceğini bülüymü?
Kadir-Hayır bir türlü tumbuna getirip söyleyemedim,söyleyebilecekmiyim onuda bilemiyorum namazda duaları şaşırır oldum,kafam hep bu sıkıntıyla meşgul.Allahtan bana kolaylık vermesini diliyorum.
Ahmet- Bak hele! Gardaşımaaa! üzme tatlı canını biz ne güneyiz Kadirim, emret aga yaaa sana peri gızları feda olsun , aile seni zorla evlendiriyorsa bir zaman sonra sevdiğini, Perizanı kuma getirirsin böyle gönlü yarda, canı harda olmaktan eyidür.
Kadir-Ah canını yediğim gardaşım sana kolay geliyor tabiii ,ben nasıl evin tek nazlı kızını, yedi gardaşın bir bacısını, goskoca Muhtar Mehmed efendinin kızını kuma isteyeyim memleket tü lanet eder bana yahu.
Ahmet- Haklısın galiba kızın küçük kardeşi hafız Halil de benim eyi dostumdur,doğru sözlü mert , kıyak adamdır yanlış yapamazuh.
Kadir-Ben de onu deyim ya ,kövden olsa gaçur getür.
Ahmet-Olum ben sana kıyamıyom, gara sevdanın sonu daşlı tarla(mezarlık) derler, ona göre artık ya gaçırırsın, ya da babasından istedürsün. Sen önden camiye gir , benim abdest almam lazım,namazda buluşak hele bir yol dualara sarılalım Allah kerimdür.
Perizanın hayatı mahalleden kız arkadaşları Şükriye ve , Naciye ile bahçede oturup nakış işlemek, mani söylemek ,Kuran kursu’na gidip hoca hanımın ve caminin işlerini görmekle ve tabiki de kendi konaklarının işleri arasında geçmektedir.Gençliğinin ilkbaharı onaltı yaşında Halil’i görünce O’nunda yüreciği hop etmiş bu sevginin kara sevda olacağını bilmeden aşk deryasına kapılmış gece gündüz hayalinde Halil’i yaşatmaktadır.Artık o günden beridir namaz vakti toyhanenin caddeye bakan penceresi önünde yerini almakta Kadir’in camiye geçişini izlemektedir, anasının gızım her ezan vakti nereye gayboluysun demesi Periza’nın ana başım ağrıyı birez başımı yastuğa goyamda gelem demesine yol açmıştır.
Periza arka bahçede kullanılmayan kör kuyunun başında dolanıp duruyor acaba gece Kadir kuyuya mektup salladımı ki? heyecanla etrafına komşu pencerelere bir göz atıp kuyuyu kapatan büyük taşın kırık tarafındaki küçük taşa bağlanmış ipi çekiyor, ucunda bağlı zarfı özenle katlayıp göğsüne sakladıktan sonra yere dökülmüş aluçarları(yeşil erik) ‘ın çürüklerini ineğe vermek için tenekeye toplamaya başlıyor.Sırada avluyu süpürmek var,ondan sonra da abdesthaneyi temizlemeli diye düşünürken. O arada mektubu da okumalı nasılsa anası onu hâlâ temizlik yapıyor sanacak .
‘’Perigülüm
İlk bakıştığımız günü,hatırlıyormusun? hani evinize gelmiştim,baban sana seslendi, kızım bize yoğurt özeme yapta getir , gara Gadirim aslanım gelmiş dedi.O gün yüzünü tülbendinle dolamıştın, tepsiyi tutarken örgülü sarı saçların omzundan iki yana dökülüyordu,,göz- göze geldiğimizde bayılır gibi oldum inan.Yüreğim göğsümden fırlayacaktı,o günden beridir gönlümdesin,benimlesin.
Pencerenizin kanadını açık göremediğim gün kaygılanıyorum içim daralıyor, seni o dantel perdeleriniz arasından bana bakarken görmek; tüllü,duvaklı hayalimdesin ceylanım, .Allahım affetsin ‘’sevmek ibadettir’’ demiş dervişin biri,
Bütün duaların özü sevgidir Periza
Hangi dua anlatmaz ki sevdamızı
Ben doğduğum geceye sığınıyor Ya Kadir diyorum
Rabbimden seni diliyorum
Dualarımdasın ;
Ceylan Gözlüm…..
Periza daha mektubun ilk satırlarını okurken annesi damdan çağırmaktadır ’’- huuu Perizaaaa gız Perizaa.. kime sesleniyim ? gayisileri serdim astarda daha birez yer var erükleri topladıysan getür ki çir dökem.
Periza mektubu acele göğsüne saklar ve hemen anasına koşar,helbet ıssız bir köşe bulacak ve mektubu okuyacaktır.
Devam edecek..

Sözlük-
Hafız : Kur’ân-ı Kerîm’i baştan sona ezbere bilen kişi.
Afeti devran : Devrin en güzel hatunu
Gayitlimi : Gayle alıyormu umursuyormu.
Toyhane : Eski konaklarda düğün,toplantı ve eğlencelerin düzenlendiği genişçe salon
Aluçar : Yeşil erik
Bülüyümü : Biliyormu
Tumbuna getirmek : Fırsatını bulmak ,uygun zamanı denk getirmek anlamında
Canı harda olmak : Gönlü ateşte yanmak anlamında
Taşlı tarla : Mezarlık için kullanılan deyim
Tü lanet etmek : Kınamak yüzüne tükürmek
Abdesthane : yüz numarada denir,genelde avlularda yapılmış tuvaletlerdir, her ne kadar içinde abdest alınmasa da abdestin ön şartı taheretlenmekten dolayı tuvaletlere abdesthane denilmiştir.
Gayisi :Kaysı
Çir :Kaysı ve Erik meyvelerinin kurusu
Astar ;Üzerinde meyve sebze kurutulan,dut silkelenirken altına serilen büyükçe kalın beyaz bez.






.










Paylaş:
1 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Aşkına kurban Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Aşkına kurban yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
AŞKINA KURBAN yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Etkili Yorum
İbrahim Çelikli.
İbrahim Çelikli., @ibrahimcelikli-
12.10.2016 09:50:24
Anadolu..

bir efsaneler pınarı..
bize de öyle belletildi

zevdalara garan onmaz..

sevdasına kavuşanolmaz ki aşk masallarında
ve zevdalanmak elde değildir..

başkasını severken ele yâr olunmaz ki..

içten içe bize de geçti..
öyle sevmek..
sevdiklerimizin saadetini dileyegeldik..
sevmeyi öyle belledik
belletildik..

Sevgili yazar-şair-dost Hülya Aslan'ın emek verdiği "sevda" hikayesi de genlerimiz ile ezelden beridir getirdiğimiz, sevdayı mukaddesleştirme.. destanlaştırma geleneği; iyi-kötü den ziyade töreye, dayatılana bir "başkaldırı"nın da zihinlerce algılanması gerektiğine işarettir..

sanırım devamını bekleyeceğiz..
ya da geçmişte yayınladıklarına yöneleceğiz.. tanışmakta geç kalmışlığımızın mahçubiyeti içinde geç kalmışlık telaşı ile kendisinden "bercestelerini istemek edepsizlik olur mu" düşünmeden, bu tür Anadolu yazılarına açlığımızı yatıştıracağız.. geçte olsa tanışmaktan kıvançlıyız Hocam..


Emeğinize dağarcığınıza sağlık..

Alalah emanet olasınız..
Kemnur
Kemnur, @kemnur
25.11.2015 06:00:56
Böylesi bir yazıyı okuyup da mest olmamak mümkün mü...siz hep öykü yazın hocam... harikasınız...saygıylas
Bedri Tokul
Bedri Tokul, @bedri-tokul
24.11.2015 11:58:35
Aman Allah'ım !
Bu nasıl bir destan,
bu nasıl bir kalem ?
Yaşar Kemalin Ağrı dağı, Ala geyik
efsanelerinin tadında...
Böyle olaylar her zaman yaşanmaz.
Yaşanılan bir olay da böylesine güzel anlatılamaz.

İnsanlık budur demeli.
Seveni sevdiğine vermeli.

Ne aşka güç yetirebiliyor insan,
Ne de törelere...
Yüreğiniz, kaleminiz var olsun Hülya Hanım.
Saygılarımla.


Bedri Tokul tarafından 11/24/2015 12:09:05 PM zamanında düzenlenmiştir.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL