Haksızlık sadece bir tarafta olsa davalar uzun sürmezdi. la rochefoucauld
zoroğlu
zoroğlu

Biz Eskiden

Yorum

Biz Eskiden

0

Yorum

0

Beğeni

0,0

Puan

966

Okunma

Biz Eskiden

Kelebek kovalardık bahar mevsiminde.

Rengarenk kelebeklere dayanamazdık.

Biz de kelebekler gibi özgürdük.

Mantar toplardık baharda yağmurun üstüne güneş çalınca toprağa.

Mantarı yemek değil asıl onu toprakta bulmak güzeldi.

Bir de onu itinayla çıkarması,bir de dostlarla paylaşması.

Hangimiz baharda kâhmut toplamadık?

Hangimiz yemlik yemedik? .

İlkokuldaki en meşhur türkülerimiz “ Sarı Taksi Geliyor,Mardin Kapısı’dan

Atlayamadım,Gule Uyan Sabahtır Gule Yüreğimiz Yanıktır ” türküleri idi.

Şu dağlar karlı dağlar Gule
Etrafı kavak bağlar
Kırık köprü altında Gule
Murat’ın suyu çağlar

Gule uyan sabahtır Gule
Ciğerimiz yanıktır

Şu bağlar bizim olsa Gule
Etrafı üzüm olsa
Yarin uykusu gelmiş Gule
Yastığı dizim olsa

Şu dağlar olmasaydı Gule
Lalesi solmasaydı
Ölüm Allah’ın emri Gule
Ayrılık olmasaydı


Daha sonraları öğrendim ki bu bir Ağrı türküsüymüş.Türkülerle büyüdük biz.

Magazin haberlerini rahmetli Rahmetli bakkal Yaşar emminin kağıt

poşetlerininden okurduk.

Henüz elektriğin köye gelmediği zamanlardı.Kara sakız

yakısının ağrılara iyi geldiği zamanlardı.Oturmalara giderdik.Sokaklar

karanlıktı.Pilli el feneri önemli bir hacattı. “Hacat” kelimesini yeni yetmeler

bilmez tabi.Bu el feneri mutlaka biz çocukların elinde olurdu.Büyükleri

önüne adam gibi tutmazdık tabi azar işitirdik mutlaka.Bir de fenerin başlığını

çevirirdik.Duvara tutardık ışığını.Büyük daireler oluştururduk.Hatta büyükler

sohbete dalınca ellerinin altından gizlice alır ev sahibinin çocuğuyla, hangi

fenerin ışığı güçlü diye yarıştırırdık.Misafirlikten kalkıldığı vakit avluda birbirine

karışmış lastikleri,cızlavatları (cızlavatlar büyüklere aitti) tanıyıp giyinmek için

el fenerinin ışığı imdada yetişirdi.Çok sonraları bu el fenerlerinin

alarmlısı,radyolusu çıktı.O zamanda elektrik gelmişti.Büyü bozulmuştu.

Onu diyordum.Eskiden bizim gaz lambalarımız vardı.Şişeli derdik.İlk

akşamdan kısık bir alevle yanardı.Karanlık artınca lambanın fitilini yukarı

çekerdik.Bazen lambayı iskemle üzerine alır öyle ders çalışırdık. .Yatarken lambanın

ışığını üfleyerek söndürmek çocuklar için büyük bir zevkti.Öyle ki kavga nedeniydi

bazen.

Akşam acanslarını babalarımız büyük ciddiyetle dinlerlerdi.

Arkası yarınlarımız vardı.

Geceler çok uzundu.

Ninenin sütünü çalan tilkinin masalını dinlerdik.

Tekerlemeler söylerdik.

Bilmeceler sorardık.

Biz her akşam top oynadık akşam babamızdan azar işitme pahasına.

Kışın paçalarımızı gizlice kuruturduk.

Yazın basma sahalarda maç yapardık.

Şimdiki halı sahalardan daha güzeldi.

Taşların üstünden kına yakardık ellerimize.

Köy ekmeğinin arasına şehir ekmeği koyar, saygıyla yerdik.

Henüz ekmekler bozulmamıştı yazarın tabiri ile.

Yüzük oynardık gamlı kış gecelerinde.

Zemheri soğuğunu herkes tadardı.

Hızaklarımız vardı.

Akşam ayazına kadar kayardık.

Yazın tırpan, orak biçerdik.

En küçüklere gözeden su getirmek düşerdi.

Yoncaların içinde yuvarlanmak en büyük zevkti.

Bilemezdik tırpan zamanı tarla sahibinin çileden çıkacağını.

Biz eskiden ot mereklerinden atlardık.Otlar mereğe bir iki sıra dizildikten

sonra korkusuzca atlardık.Atlarken kulaklarımda oluşan uğultuyu hiç

unutamam.Cesaretimizi test ettiğimiz ilk eylem sayılırdı.Ruhumuzda derin

izler bırakan anılarımızdan birisidir bu.

Sevdiğimiz kızların isimlerini bir ağaca ya da ormanda bir kuytuda çama

kazırdık.

O ağaç kutsal olurdu bizim için.

Kavgada mutlaka birinin kafası yarılırdı.

Kafası bin yerden yarılmış yaramaz çocuklar şimdi ağır mı ağır delikanlı olmuşlar.

O zaman annelerin yüzü güleçti.

Komşuda pişen bize de düşerdi.

Topraklarımız daha bereketli idi.

Yollar daha geniş, dağlar daha büyüktü gözümüzde.

En çok kırk yaşında olmaktan korkardık.

O çok büyük bir yaştı bizim için.

En lüks evler Faik eminin yaptığı evlerdi.

Taş duvar ve çatılı olan evler.

O köyümüzün mimarı idi.

Rahmetli Zekeriya hocamız vardı.

Söyledikleri mıh gibi aklımızda kalırdı.

Biz Zekeriya hocanın öğrencileriyiz.

Onun öğrencilerine şimdiki ilahiyatçıların yeni söylemlerini kabul ettirmek çok güçtür.

Size hemen Zekeriya hocanın söylediklerini anlatırlar kelimesi kelimesine.

Sallanan ya da ağrıyan dişlerimizi iple çıkaramadığımızda nur içinde yatsın

Temel amcamıza götürür onun şevkatli ellerine teslim olurduk.

Temel amcanın diş pensesi vardı ona kargaburun derdi.

El yordamıyla çeker alırdı dişimizi.

Çektiği süt dişimizi elimize verip ’Kargalara at yenisini getirsin.’ derdi.

Çocuktuk, ağlardık.

Bizi öyle avurturdu.

Eskiden gurbette ölenlerin en büyük dilekleri köyde toprağa verilmekmiş.

Toprak çekiyor derlermiş.

Ne de haklıymışlar.

Toprak çekiyor insanı daha hayatta iken.

Çocukluğunu köyde geçirmiş birisi asla unutamaz köyünü.

Biz eskiden küçüktük, büyüdük büyüdük köy olduk.

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Biz eskiden Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Biz eskiden yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Biz Eskiden yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
Paylaş
YAZI KÜNYE
Tarih:
25.6.2008 16:01:59
Beğeni:
0
Okunma:
966
Yorum:
0
BEĞENENLER
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL