Eğer bir atınız, bir arabanız varsa üç şeye sahipsiniz. bir at, bir araba ve bir at arabası... çin atasözü
glenay
glenay

Eski evimiz

Yorum

Eski evimiz

13

Yorum

0

Beğeni

0,0

Puan

1118

Okunma

Okuduğunuz yazı 23.12.2014 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.
Eski evimiz

Eski evimiz



Gözyaşlarında kimbilir neler gizlidir. Biraz daha gerilere doğru aksa göz pınarlarımdan. Yaşları nerelere varır bilirim. O hiç görmediğim dedemin, babaannemin, halalarımın ve babamın büyüdüğü iki katlı, altı samanlık
ahır olan toprak damlı eve girer otururum o, on yaşına kadar çocukluğumun geçtiği eve..

Bir kaç evlik çıkmaz sokağın girişte sol tarafta bulunun ikinci evi. Birincisi topal Halime’nin önden iki katlı görünen altı yine ahır,üstte iki odalık köylülerin perşembe pazarına gelince konakladıkları han.

Eve büyükçe bir eski rengi koyulaşmış,iki kanatlı tahta kapıdan girilirdi.Kapının tek kanadı sabit dururken
diğer kanadı açarak girerdik. kapıyı açmak için öyle özel bir şey veya tokmak gibi şeyler anımsamıyorum.

Girince burnunuza hemen sağ tarafta ahır olduğu için çirk kokusu gelirdi. Tuvalet onun önünde hemen girişteydi.Sol taraftan eve, yukarı kata dört beş basamak tahta merdivenle çıkılırdı. Bir kez ilkokul bire
giderken okuldan çıkışta tuvalete girmemiş, evimiz de okula uzak olduğu için girişte altıma kaçırmıştım.
Çubuk’un her eve girip, konuk olan ahrazı Şahinde benim bu halimi görmüştü girişteki tahta merdivenin
önünde.Yüzüme tükürerek beni iyice utandırmıştı.Annem her zaman olduğu gibi sinirlenip bağıra çağıra temizlemişti beni,ahrazın tükürmeleri abağ bağ diye azarlamaları arasında.

Merdivenlerden çıkınca çardak dediğimiz girişe çıkardık. Ev kapısı sağdaki küçük ahır penceresinin az gerisindeydi. İnekler sağılırken burada ışık görünürdü. Kardeşimle bu pencereden annemle baba
izlerdik. Annem ineğe aynı yaramazlık yapınca bize vurduğu gibi inek bacağını kaldırınca kızarak ineğin bacağına eliyle vururdu, doğru dur diye. Babam bize gülerek bakar annem inek sağıyor diye kendi uydurduğu bir şarkıyı söylerdi. Şarkı şöyleydi:

Annem inek sağıyor
Saçı yere değiyor
Annemin de iki kızı var
Birbirini dövüyor

Aramızda 1’5 yaş olan kardeşimle iyice büyüyünceye kadar ikiz gibiydik. Annem ikimizi aynı model ve renk giydirince bizi ikiz sanırlardı.

Biz küçük dam penceresine tam sığamazdık. Bu yüzden sen önden bakacaksın, ben bakacağım diye kavgaya tutuşurduk. Babam bizi görerek yapmıştı şarkısını.

Evimiz küçüktü. Bunu şimdi düşününce anlıyorum.Dar bir aradan iki odaya ve aşağı samanlığa beş altı merdivenle inilen mutfak olarak kullanılan yere girilirdi. Annemin burada selenin altına süt yoğurt gibi
yiyecekleri koyduğunu görürdüm. Saman kokusu burnumuza gelirdi buradan. Bu samanlıkta annemin kardeşimi ağzını burnunu kanatıncaya dek nasıl dövdüğünü hatırlıyorum. Annemin sattığı süt ve nakış
paralarını alıp bir güzel harcamışlardı halamın kızıyla. Kardeşimde çok para olduğunu ve çarşıda durmadan para harcadığını anneme söylemiştim. Sanıyorum annem bir koşu çarşıya gitmiş, kardeşimi suçüstü yakalamıştı. Kardeşimin acıyla anne bir daha yapmıyacam diyen çığlıklarını hiç unutamam.En
çok o kardeşim ilgileniyor şimdi annemle. Aynı evde altlı üstlü oturuyorlar. Kardeşim kahvaltısını hazırlayıp, insülün iğnesini vuruyor. Güler yüzüyle ilgileniyor onunla.

Eski evimiz annem yürürken sallanırdı. Kar, yağmur tepemize yağardı sanki.Babam, toprak olan dama çıkar, oradaki yuvağı sürerek toprağı sıkıştırırdı. O zaman içeriye su sızmazdı. Yuvak bayağı ağırdı.
Bazen özenerek bu kocaman silindir taşı çekilen demirinden tutarak çekmeye çalışır, beceremezdik.
Burası çok hoşumuza giderdi bizim. Annem bu toprak dama kurutacak meyve, sebze serer, pestil yapardı. Buradan çevreyi seyrederdik. O zaman kavaklık ve toprak evler vardı çevrede. Göbekli Kezban teyzenin ayvalarını canınız çekerdi, elimizi uzatsak alacak kadar yakındı. Ama Kezban teyzenin eli çok açıktı. Ona misafirliğe gittiğimizde ayvalarından doyasıya yerdik. Onun güler yüzü de
cabası olurdu. Ah eski günler, eski evimiz. Çok güzeldiniz. Cırcır böcekliğimde kaldınız. Şimdi ağlayışım kılıf değiştirdi. Şiirlerde ağlıyorum kimbilir..





23. 12. 2014 / Nazik Gülünay







Öykümü güne taşıyan seçici kurula çok teşekkür ederim..





Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Eski evimiz Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Eski evimiz yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Eski evimiz yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
kul düşünce
kul düşünce, @kuldusunce
24.12.2014 23:57:03
eski ev eski mahalle
eski arkadaşlar komşular
eskiye dair ne varsa özledik günümüzde
işin sırrı eskiyi özleten
genetigi bozulmuş insanlık olmalı
güne düşen paylaşımı kutlarım
Billur T. Phelps
Billur T. Phelps, @billurt-phelps
24.12.2014 22:47:31
Acısıyla, tatlısıyla anı yazıları okumak da
bir başka oluyor.

Sevgiler,
gidilecek
gidilecek, @gidilecek
24.12.2014 13:49:48
Çok güzel bir anlatım olaylar şekiller bir bir canlandı bende.
Tebrik ederim.
babadergo1
babadergo1, @babadergo1
24.12.2014 11:23:26
tebrik ederim.
Gülüm Çamlısoy
Gülüm Çamlısoy, @gulum-camlisoy
24.12.2014 11:02:26
Günün seçkisini ve değerli kalemini kutlarım.
yüreğinize sağlık.
Sevgilerimle Nazik Hanım...
Yalcin Temiz
Yalcin Temiz, @yalcintemiz
24.12.2014 08:35:25
Yani ne diyebilirim. Çocukluğumuz kalktı, sayfaya yapıştı ve güne düştü. Kutluyorum Arkadaşım. Çok iyiydi.
erolabi
erolabi, @erolabi
24.12.2014 08:35:09
biz büyüdükçe o eski evler küçüldü...
yollar kısaldı...
biz büyüdükçe duygularımız değişti...
kalbimiz ...sevgimiz kendi kokularını arar oldu eski yorganlarda...
bir kırmızı kiraz salkımı kurdelede saklandı bütün periler...
sanki daha sıradan oldu hayallerimi süsleyen hikayeler..
biz büyüdük ve dünya küçüldü ...sanki...

tebrik ederim...
CaNMaYBuLL
CaNMaYBuLL, @maybull
24.12.2014 04:34:58



Zaman ve mekan, insanı her geçen gün eşyadan uzaklaştırınca acı-tatlı ne varsa ardımızda kalıyor. Hatıraları eski eşyalarımızdan,eski evlerden ya da resimlerden okumaya başladığımızda ,gözyaşları buğulu cama değerek 'hey gidi günler hey '' sözü hiç bitmeyen anılarımızda.


Kaç sena,kaç ay,kaç haftanın farkına varmak için illaki bir aynaya bakmak gerekiyor. Geçen yılların izleri yüzümüze işliyor. Aklımızda kalan sözlerle işte o besteler belirmeye başlıyor.


Okuduğum en güzel yazınız bu. Dil o kadar sade ve anlatım o kadar hoş ki,bence daha uzun olmalıydı. Belkide her şey ,tadında bırakılmalı.


Tebrikler.




saygılar,sevgiler
DEVRİM DENİZERİ
DEVRİM DENİZERİ, @devrimdenizeri
24.12.2014 01:36:54
'Eski' kelimesi benim için yeterli bir şeye vurulmam için.

Ah eski günler, eski evimiz. Çok güzeldiniz. Cırcır böcekliğimde kaldınız. Şimdi ağlayışım kılıf değiştirdi. Şiirlerde ağlıyorum kimbilir..

Ellerinize sağlık.
Davidoff
Davidoff, @davidoff
24.12.2014 01:11:35


Yazını okudum ve çok beğendim, zaten her zaman beğendiğim bir kalemsin Nazik Gülünay.

Uzun zamandır deftere giremedim, biliyorum ki çok güzel yazı ve şiirler kaçırdım. Vaktim oldukça okumaya çalışırım artık.

Tebriklerimi bırakıyorum sayfana. Başarılarının daim olması dileklerimle.


AYSE 09
AYSE 09, @ayse09
23.12.2014 18:58:26
özlem dolu bir anlatıştı
eskileri hep özlüyoruz
harikasın canım saygı sevgimlesin
Kemnur
Kemnur, @kemnur
23.12.2014 17:36:30
Şiirler ağlamak için mi yazılır, diye düşünmeden edemedim. Yazdığım dramatik şiirler dışında benim beceremediğim, ama beceri sahiplerinin çok iyi yazdığı mizahi şiirler var. Demek ki ben bir dram adamıyım ve şiirlerimi ağlaşmak için yazmaktayım... Çocukluğumuzun köy yaşamını hangimiz özlemiyoruz ki...Ya da o insanları...İnsan şehirde çalışsa bile köyde yaşamalı... Anı öykünüz duygu yüklüydü ve özenle yazılmıştı. Tebrik ediyorum.Saygıyla
Etkili Yorum
Bir tutam hayat
Bir tutam hayat, @birtutamhayat
23.12.2014 15:19:23
Gerçekten mükemmel bir yazı.
Resmi çizilen evde yaşamış gibi oldum.
O kadar cap canlıydı cümleler.
İşte,
yazı hissedilerek yazıldığında,
yazarın iradesinden çıkıyor kalem,
yüreğin kontrolüne giriyor.
Ve,
sazı yürek ele aldığında da,
böyle güzellikler meydana geliyor.

Çok güzeldi.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL