İnsan yaratılıştan iyidir. kötülüğe yönelişi, dış etkilerdendir. lu wang
gönül gençyılmaz
gönül gençyılmaz

DENİZİ İSTEYEN ÇOCUK

Yorum

DENİZİ İSTEYEN ÇOCUK

8

Yorum

2

Beğeni

0,0

Puan

1605

Okunma

Okuduğunuz yazı 4.2.2013 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.

DENİZİ İSTEYEN ÇOCUK


Bir dağ köyündeydim ve yalnızdım.Birleştirilmiş sınıf okutuyordum.Köy, geçimini, çilek ve mısırla sağlıyordu.İnsanlar, çilek mevsiminde çilek gibi kokardı.Her yerde çilek kasaları olurdu.Bir de civar köylerle birlikte çilek festivali yapılırdı.Oldukça neşeli renkli görüntüler görmek mümkündü.Dağ çilekleri,daha minik leziz olurdu.Boy boy reçelleri ,şurupları,marmelatları yapılırdı.Şehirden onları almaya gelirlerdi.Bu dağ köyü,on on beş hanelik şirin bir yerdi.Kışın yollar uzun süre kapanır , sular donardı.Tıka basa karla doldurulan kazanlardan çıkarılan su dört-beş bardak olurdu ancak. Ağzımı kavak ağaçlarına dayar, yosunlardan sızan suyu içerdim. Benim kaldığım lojman, köyün biraz dışında kalıyordu.Arkası kuzey ormanlarıydı.Geceleri yaban domuzları,ayılar iner mısır tarlalarını talan ederdi.Lojmanda su yoktu. Ömer çeşmeden su taşırdı bana.
Ömer, kumral yanık tenli ,burnu çilli,gülümsediğinde kocaman gamzeleri olan ,iri yarı, güçlü kuvvetli bir çocuktu. Köpeği Fındık’ı bana vermişti,beni korusun diye.Ömer yalnız köpekleri sever,onlarla boğuşur gibi oynardı.Köpekler de Ömer’i severdi,fakat diğer hayvanların canını okurdu.Lakabı "Kuşçu Ömer"di. Özenle yontulmuş kavaktan bir sapanı vardı.Enli kalın bir lâstik geçirmişti sopasına.Onunla ,kuşları avlar, at kılından tuzaklar yapar, cebine kuş leşleri koyardı.Kedileri kuyruğundan asar - köyün adı neredeyse "kuyruksuz kedi köyü" çıkmıştı- karıncaların yuvalarını bozar,çomak sokar,havanda buğday dövüyormuş gibi ezerdi.Bir keresinde dama çıkmış bir leyleğin yuvasını bozmuştu.Köylüler" Bu çocuğun içine İblis girmiş, merhamet yok bu Başsız ’da" diye söylenirlerdi.Başsız derlerdi ;çünkü annesi küçük yaştayken ölmüş, babası, annesinin ölümüyle köyü terk etmiş, İstanbul’a gitmiş, bir daha da haber alınamamıştı.Öğrenciler ondan korkarlardı.Her dem sınıf başkanı seçilirdi.Sabahları erken kalkar ,ağılı temizler,kümesi yemler,iki keçinin sütünü sağar keçileri çobana teslim ederdi.Hafta sonları bu keçileri, kendi otlatmaya çıkarır,akşam namazından önce eve dönerdi.Ömer’e ninesi bakardı. Hasibe Nine’ye yaşı sorulduğunda "Atatürk öldüğünde 6-7 yaşlarındaydım" diye yanıt verirdi.Her işini kendisi yapardı.Abdestini ibrikle alır, namazını, keçi postunda eda ederdi.
Doksanlı yılların başıydı.Televizyon, bir tek, imamda, telefon da yalnız muhtarda vardı.Köy halkı ne yapsındı. Yatsı namazından sonra uyur;seher vakti uyanır ,işlerine koyulurlardı.Çocukların da geceleri eğlence kaynakları, masallar,hikâyeler dinlemek,çeşitli oyunlar oynamaktı.Sınıfta anlattığım masalları,öyküleri akşam, ebeveynlerine anlatırlardı.Onlara bol bol "Kurtuluş Kahramanlarını Çanakkale Şehitlerini" anlatırdım.Seyit Onbaşı’nın 275 kilogramlık bir topu nasıl kaldırdığını akılları almaz, Sütçü İmam’ı, Hasan Tahsin’i ,Kınalı Ali’yi,Nene Hatun’u daha bir dikkatli dinlerlerdi.Memleketin dört bir yanından ,bu kahramanlar, minik yüreklerin derinliklerine dokunur ,gözleri kocaman açılır,göğüsleri öne doğru kaykılır, tatlı tatlı dinlerlerdi. Tam heyecanlı yerinde öyküyü bırakır " Arkası yarın..." derdim. Çocuklar devamını anlatmam için yalvarır ama ben kararımdan dönmezdim. "Sizce sonu nasıl bitecek? "der ve ödevi verirdim. Ömer’in yazdıkları daha dikkat çekici olurdu. Ne ki sonunda kahramanlar hep ölürdü." Büyüyünce ne olacaksın Ömer?" diye sorduğumda" Kahraman olacağım." diye cevap verirdi.
Ömer en çok denizi merak ederdi.
-Öğretmenim çok su var denizde değil mi?
-Evet
-Peki bizim şelale suyu kadar var mı?
-Daha çok
-Köy kadar var mı?
Gülümsedim.
-İstersen sana denizi gösterebilirim. Gözleri kocaman açıldı.
-Nasıl?
-Fotoğrafları var. Albümümü sana veririm, bakarsın. Beğendiklerini sana hediye ederim.
-Sahi mi diyorsun öğretmenim?
-Evet.
-Ne zaman?
-İstersen hemen...
-Hadi öğretmenim n’olursun göster.
-Olmaz.
-Hani hemen demiştin öğretmenim, çok kandırıkçısın.
-Değilim Ömer ;fakat bir şartım var. Kabul edersen sana deniz fotoğraflarımı veririm.
-...!
-Bundan böyle hayvanlara iyi davranacaksın.
-Ama...!
-Aması yok Ömer . Söz vermeni istiyorum.
Ömer yerinden doğruldu. Sesini çıkarmadan çıkıp gitti. "Denizi İsteyen Çocuk" şiirinin esin kaynağı olmuştu. Oysa o bunun farkında değildi. Ertesi gün ikinci ders çıkıp geldi. Başı önünde, çocukların şaşkın bakışları arasında sobanın yanındaydı. O her şeyden çok sevdiği kavak ağacından yaptığı sapanı artık sobadaydı.


GÖNÜL GENÇYILMAZ 27/01/2013



DENİZİ İSTEYEN ÇOCUK
korkuyu sırtından düşürmüş
güneşe yol yapan çocuk
sapanı tutar bırakmaz
ceplerinde kuş leşleri
toprak damda uysal akar kanı
düşlerinde kocaman suyu olan şehir
bilmediği bir mavi
geceye sokulur dizleri
uyku siyah ıssız nehir
sarılır arı tözü rüzgâra
tuz ve toprağa karılır teri

yumulup ateşten suyla
ardına düşüp birkaç keçinin
henüz gök soyunurken
çoban peygamberler gibi
Tanrı’dan kendini ister
bir de denizi

sahi mut mavisi miydi deniz

ensesi kalın bir ağaçta başı
böler karıncalara ufku
“dağları yakalayıp duran gün daralır”
dağlar önünde diz çöker

kut yoncada bir uğurböceği
bir içkin şerare
tatlı yom devinimde
topuklarında kır çiçekleri

ak sakallı dede verir bir avuç deniz
içer denizi bir solukta
akşam anlatırken ninesine
Kur’an-a el basar
deniz artık içinde



çok kıymetli seçici kuruluna, biricik edebiyat defteri aileme, sonsuz şükranlarımı sunarım var olun dostlar...


Paylaş:
2 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Denizi isteyen çocuk Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Denizi isteyen çocuk yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
DENİZİ İSTEYEN ÇOCUK yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Mahir Ulaş
Mahir Ulaş, @mahirulas
5.2.2013 21:36:53
kaleminize sağlık ,
çok güzeldi ..
saygımla..
DENİZ ,diyince
işte
Zeynep Süberk
Zeynep Süberk, @zeynepsuberk
5.2.2013 13:32:35
Çok güzel işlenmiş bir yazı, zengin bir tema. Bir köyün doğal güzelliğinden, tabiatın insana yaşattığı zorluklardan, bilmediğimiz hayat biçimlerine uzanıp, bildiğimiz duygularla besleniyor.
Çok beğendim.
Tebrik ederim.
cendam
cendam, @cendam
5.2.2013 10:44:15
bir yazı okuyucuya net mesajı vemek zorundadır
ve sade bir dilde lafları çorba yapmadan kaleme alınmalıdır.

bu yazıda net mesaj ve yalın dil vardır.
Örnek bir palaşım olmuş.
Yazarı gönülden kutlarım.
kaleminiz daim olsun
tacettin yıldırım
tacettin yıldırım, @tacettinyildirim
5.2.2013 10:34:13
denizi ilk görenler büyük şaşkınlıklar yaşar ben gibi...yazı layık olduğu yerde .... kutluyorum saygılar
Seher_Yeli S.ZerrinAktaş
Seher_Yeli S.ZerrinAktaş, @seher-yelis-zerrinaktas
5.2.2013 00:53:47
Akıcı, hayatın içinden ve çok güzeldi. Tebrik eder başarılarınızın devamını dilerim. Sevgilerimle...
ALPEREN OZAN
ALPEREN OZAN, @alperenozan
5.2.2013 00:19:25
düşleri otobüslerden önce Haydarpaşa'ya giden deniz yürekli çocukları var ülkemin ve onlara ışık olan elleri öpülesi öğretmenleri...

....

şiirsel öyküye bayıldım

teşekkürler.
Ali Sevimli
Ali Sevimli, @alisevimli
5.2.2013 00:15:59
Gün içinde okuduğum en güzel yazıydı. Güzel anlatı, anlatabilen değil, anlatmayı zevk bilen anlatır ancak böylesini.
Tebrik ederim.
Hasan Özaydın
Hasan Özaydın, @hasanozayd305n
4.2.2013 12:09:39
Denizi orta okuldan mezun olduktan sonra gördüm şaşırmadım desem yalan..
Tebrik ederim saygılarımla.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL