Başladı. Önce uzaktan gelen, hafif bir fısıltı gibiydi. Şimdi ise pencereme vuran, net, ritmik bir davul sesi.
Yağmur, en dürüst sestir belki de. Ne yalan söyler ne de abartır. Sadece gelir ve ıslatır.
Bu ses, sanki şehrin tüm gürültüsünü, o anlık telaşını susturmak için yaratılmış. Her damla, asfalta çarptığında küçük, sönük bir yankı bırakıyor. Bir meditasyon gibi, düzenli ve huzurlu.
...
Devamını oku »
Islattın içimdeki kurumuş ömrümü.
Bir damlan düştü, ardından sel oldun,
Yüreğime aktın, çıkmaz yol oldun.
Gözlerin bulut, bakışın gök gürültüsü,
...
Devamını oku »
ateş rengi saçlarıma yağmur yağarken, geceden;
güneşten kovulmuş düş gördüm dalgınlığımda.
...
Devamını oku »
Yağmur ağlıyor, çünkü o da bıktı.
Gökyüzü sürekli dram yazıyor
senaryoyu bulutlar taşıyor.
Bir damla, iki damla, üçüncü damla
...
Devamını oku »
Yeni mevsimin özlemiyle
Kararsız bulutlar arasında
Oysa büyük bir hasret vardı
Nehirler, ağaçlar uzandı
Gökyüzüne
...
Devamını oku »
Güneş doğar gölgen olur
Andıkça aklıma gelir
Hayalin gözümde durur
Bir gül gibi gül yüzünle
...
Devamını oku »
DİNLEMEK İÇİN TIKLAYIN
https://www.youtube.com/watch?v=UyKecm4eT5c
...
Devamını oku »
Oysa…
ne kadar çabuk erirmiş karlar meğer,
şimdi daha iyi anlıyorum,
seni.
...
Devamını oku »
Geliyor. Önce havayı ağırlaştıran o metalik kokuyla belli ediyor kendini, sonra uzaktan gelen hafif bir çıtırtı başlıyor. Sonbahar yağmuru, ne yazın şımarık sağanağı gibi ani, ne de ilkbaharın umut dolu çisiltisi gibi kibardır. O, derindir.
Gökyüzü, günlerdir içinde tuttuğu tüm ağır sırları bırakmaya karar vermiş gibi. Damlalar cama vurdukça, dış dünya sessiz bir tabloya dönüşüyor. Her bir su izi, içerideki huzurla dışarıdaki karmaşanın arasına çekilmiş incecik bir perdedir. Bu, kendini dinleme mevsimidir. Pencerenin buğusuna parmağımla çizgiler çizerken, o ritmik tıkırtı bana bir ninni gibi geliyor.
Yağmurun sesi, şehrin telaşını yutan bir metronomdur. Sanki her damla, toprağa dokunduğunda bir itirafı fısıldıyor. Caddeler parlıyor, asfaltın üzerindeki neon ışıklar binlerce minik yıldıza dönüşüyor. Her şey yıkanıyor, temizleniyor.
Sonbahar yağmuru, bana hep bir şeyleri gözden geçirmemi söyler. Dışarıda dünya griye bürünürken, içeride en sıcak çayı demlemek, en eski kitabı açmak ve kendi içine çekilmek ister canım. O, sadece ıslatmak için değil, derinlemesine hissetmek için yağar. Ruhumun tozunu alan, yavaşlatan ve beni yeniden topraklayan o kaçınılmaz, ağırbaşlı müzik.
...
Devamını oku »
kara bile değil aslında
gri
hatta kurşuni
tam bir kurt havası
kar mı yağacak acaba
...
Devamını oku »