Gerçeği bilenler ile onu sevenler hiçbir zaman eşit değildirler. confucius
Fatih Özkan
Fatih Özkan

ANGAJMAN KURALI

Yorum

ANGAJMAN KURALI

3

Yorum

3

Beğeni

0,0

Puan

1248

Okunma

ANGAJMAN KURALI

ANGAJMAN KURALI


Düşman sınırda görüldü,
Havada izi sürüldü,
Şer odaklı hainlerin,
Rusun tefi dürüldü.

Putin, burdan uçma dedik,
Defalarca ihtar verdik,
F 16 şahinimle,
SU 24ü yere serdik.

Düşman mermisi döküldü,
Kanad havada büküldü,
Vatanıma giren gâvur,
Gövde göklerde söküldü.

Şahin bin fitte süzüldü,
Sesi Rusyadan duyuldu
Türkmen gardaşımı vuran,
Demir çelikle dövüldü,

Ne ezansız, ne bayraksız,
Ölsekde olmaz vatansız,
Yedi düel Türkü duysun,
Teni biçmişiz kefensiz.

Fatih teröre amansız,
Firsat verme vur zamansız,
Masum madur katledenler,
Adı arsız, ar yok soysuz.

Fatih Özkan 24-11-2015

Paylaş:
3 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 
Angajman kuralı Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Angajman kuralı şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
ANGAJMAN KURALI şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Fatih Özkan
Fatih Özkan, @fatihozkan
13.12.2015 13:33:53
Ne yapalım Bekir Akbulut kardeş sınır ihlali yapan bu savaş uçakları bıraksak kafasına göre gezsemiydi.
Bir Türk savaş uçağı düşünki Rusyaya uçtu sence ne olurdu ?
Bu vatanı teslim edelim o halde , isteyen istediği gibi at koştursun.
TSK haklı olarak gerekeni yapmıştır fazla söze gerek yok.
Kendine güveni olmayan korkar buda gayet normal.
Savaşa herzaman karşıyım, söz konusu vatansa, ne için yaşadığımı biz atalarımızın emanetine sahip çıkarız, esir olmaktansa erkekce ölmeyi tercih ederim.
Saygılar.

Fatih Özkan tarafından 12/13/2015 1:34:31 PM zamanında düzenlenmiştir.

Fatih Özkan tarafından 12/13/2015 1:43:04 PM zamanında düzenlenmiştir.
Ozan İhlasi (Bekir Akbulu
Ozan İhlasi (Bekir Akbulu, @ozan-ihlasi-bekir-akbulut
13.12.2015 13:16:19
BEN SAVAŞA KARŞIYIM TÜRKİYE HER KONUDA KAYBETTİ BOŞ HAMASİ NUTUKLA KURU SALVO İLE OLMUYOR BU İŞ BÜTÜN DÜNYAYI KARŞIMIZA ALDIK AMERİKANINDA KUKLALIĞINI YAPIYORUZ O DA YANIMIZDA DEĞİL

SAVAŞ ÖLÜM DEMEK, ZULÜM DEMEK, YETİM DEMEK, DUL DEMEK ,YOKLUK DEMEK YIKIM DEMEK, VE BİNLERCE ÖRNEKLE ÇOĞALTILIR ..... YAKIN TARİHDE IRAK, SURİYE, AFGANİSTAN. SİZE ÖRNEK , BU KADAR SAVAŞ ÇIĞIRTKANLIĞI YAPANLAR IN HİÇ AİLESİ DAĞILDI MI EVİ YIKLIDI MI KARDEŞİ BACISI HER BİR AYRI BİR YERDE KALDI MI HİÇ TECVÜZ YAŞADI MI AKILINIZI BAŞINIZA ALIN KURU LAFLARI BIRAKIN HAYATIN GERÇEKLERİNE DÖNÜN BENCE

SAVAŞ NEDİR ? MERAKLILARINA SÖYLEYİM İKİ RUS HARBİNİ BALKAN SAVAŞLARINI BİRİNCİ DÜNYA SEVAŞINI , ÇANAKKALEYİ OKUSUNLAR BİRİLERİNİN MAKAMI HIRSI UĞRUNA SAHTE KEFEN GİYENLER DİYARBAKIR SİLVAN MARDİN ŞIRNAK TAKİ İÇ SAVAŞI GÖRMEYEN KÖRLER BÖYLE KURU SALVO SALLAR

TÜRKİYE ÇEMBERE ALINMIŞ VAZİYETE , RUSYA ,İRAN, IRAK, PKK , SURİYE ,İSRAİL, KIBRIS RUM KESİMİ YUNAN İSTAN KÖRLER BUNU GÖRMEZ SADECE KURU SIKI SALAMA YAPARLAR SİYASETİ BİLMEYENLENLER EGOLARINI BOŞ HAMASİ LAFLARLA BÖYLE TATMİN EDERİM.......... BEN OLAYLARA ÜTOPYACI DEĞİLDE BİR GERÇEKÇİ OLARAK BAKTIM BİR TÜRK MİLLEYETÇİSİ OLARAK ... ÇÖZDÜNÜZ ÇZÖÜLDÜNÜZ HALA KURU SALVO HAMASİ NUTUK AMA

DEVLET GİDİYOR !!!!!!!!

BUNU DA OKU


KIRIM SAVAŞI
(1853-1856)
Bilindiği gibi Kudüs, üç semavi dinde de kutsal bir şehirdir. Rusya, Ortodokslara haksız muameleler yapıldığını ileri sürerek Kudüs’ün kontrolünü istemektedir. Bu sebeple İstanbul’a fevkalade bir büyük elçi göndermiştir. Bu büyükelçi Prens Mençikof’tur. III. Napolyon, Katolikler aleyhine Rusya’ya taviz vermemesi için Bab-ı Ali’yi sıkıştırıyordu. Bab-ı Ali, Kudüs’teki Hıristiyan kutsal makamlarının Müslüman dinince de kutsal olduğunu, bundan böyle bu makamlardaki hizmetlerin Katolikler ve Ortodokslarca değil Müslümanlarca ifa edilmesine karar verdi. Rusya, Osmanlı devletinin bu kararına şaşırdı ve ilk defa “hasta adam” tabirini kullandığı Osmanlı devletini paylaşmak için İngiltere’ye teklifte bulundu. Prens Mençikof 5 gün içinde cevaplanması şartıyla bir “ültimatom” verdi ve bu ültimatom reddedildi. Bu sebeple Rusya savaşa karar verdi. Böylece Kırım Savaşı başladı. Özetle Kırım Savaşı’nın sebebi bu.
Dış siyasette Reşid Paşa mutlak şekilde hakimdi ve Rusya’yı ezmenin, hiç olmazsa çeyrek asır için Türkiye’yi tehdit edemez hale getirmenin tam zamanı olduğu fikrini taşıyordu. Neden! Çünkü o, aslında bir İngiliz dostuydu ve Rusya’nın Osmanlı devletini yenerek Akdeniz’e inmesi İngiliz menfaatlerine aykırı idi.
4 ekim 1853’te savaş başladı ve Rusya hemen Romanya’yı işgale başladı. Müşir Ömer Paşa Romanya’dan Rusları geri attı ve Rus ordusunu yendi. Ruslar bozgun şeklinde kaçtılar.
Ama Kafkas cephesinde Abdülkerim Nadir (Abdi) Paşa, Şeyh Şamil’in desteğine rağmen başarı elde edemedi. Ruslar, Sinop’ta yatmakta olan 12 parçalık Türk filosunu batırdı. 2.000 Türk şehit oldu. Sinop’u yaktı yıktı Ruslar. Tarihçiler, bu filonun kasıtlı olarak Rus saldırısına açık bırakıldığını, İngiltere ve Fransa’nın desteğini sağlamaya yönelik bir taktik olduğunu yazmaktadırlar. Ne demeli!
Alışılagelmiş, geleneksel savaş taktikleri ile Kırım Savaşı devam ediyordu. Rus Çarı I. Nikola’nın Fransa ve İngiltere’nin “Hıristiyan dinine ihanet ederek Müslüman Türklere yardakçılık ettikleri” şeklindeki beyanı III. Napolyon’u kızdırdı ve III. Napolyon, Londra’ya, Rusya’ya karşı savaş teklifinde bulundu. Londra bu teklifi kabul etti. Artık Fransa ve İngiltere ile müttefiktik. Rusya’ya karşı, Osmanlı devleti, Fransa ve İngiltere birlikte savaşacaklardı.
Bütün cephelerde Ruslar yenildi. Kaybedilen birçok toprak geri alındı, Namık Kemal’in “Vatan Yahut Silistre” piyesine konu olan Silistre kuşatması kaldırıldı. Kırım’a çıkarma yapıldı. Sivastopol düştü.
Ruslar, sadece kuşattıkları Kars’ı teslim aldılar. Kars Rusların eline geçince Kırım Savaşı fiilen bitti.
Üç büyük dine göre de kutsal bir şehir olan Kudüs’ün kontrolünü Rusların istemesi, aslında “sıcak denizlere” inmek için bir bahane idi.
Kırım Harbi sonunda Paris Konferansı toplandı. (1856). Bu konferansın; topraklarla, sınırlarla, kuvvetlerle, tersanelerle, donanmalarla ilgili bir sürü maddesi vardı ve konferansın kararları Osmanlı Devleti’nin aleyhinde değildi. Ancak bir maddesi vardı ki, işte bu can alıcı idi. Bu maddeye göre;
“Türk imparatorluğunun mülki bütünlüğünü, muahedeye imza koyan bütün devletler müteselsil olarak tekeffül edeceklerdir”.
Yani, devletimizin sınırlarına, Paris Konferansı’na katılan İngiltere, Fransa, Rusya, Avusturya, Prusya ve Sardunya kefil oluyorlardı. Ne hallere kalmıştık! İşte böyle günlere gelmiştik ve daha ne günler görecektik! Daha da acı olanı, devleti böyle günlere getirenlerin “kahraman” ilan edilmeleri ve bunların hala devletin “resmi” statükosunda kahraman olarak kabul edilip, çocuklarımıza da kabul ettirilmeye çalışılmasıdır. Mustafa Reşit Paşa için bugün, “Koca!”, “Büyük!” gibi unvanların kullanılması bu sebepten olsa gerektir. Tabii ki bu kişiler, imparatorluğu tasfiye ederken gösterdikleri başarılar! dolayısıyla “büyük”tüler… İmparatorluğun tasfiyesi sırasında, imparatorlukla birlikte tasfiye edilen bütün vatanperverler zelil, hain, ama, tasfiye edenlerin tümü kahraman oldular. Bu kabul edilir bir durum değildir. Ve Batı karşısında mağlubiyetimizle aynı anlamı taşımaktadır. Bunu Türk milletinin çocukları daha ne kadar zaman kabul edecektir. Türk milletinin çocukları daha ne kadar süre ile uyutulacaktır, bu duruma tahammül gösterecektir!

ALINTI




Bekir Akbulut (İhlasi) tarafından 12/13/2015 1:20:59 PM zamanında düzenlenmiştir.
kürşad çerçen
kürşad çerçen, @kursadcercen
13.12.2015 11:46:32
Helal olsun...
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL