0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
807
Okunma
kerpiçten duvarlı çamurla sıvalı
her yağmurda ,illaki akan damları
muşambalarla kaplı, camları
yıktık da geldik bu gurbetin üstüne
kara saban la sürdüğümüz tarlayı
bir tastan içtiğimiz sütlü çorbayı
bayramda elimize yaktığımız kınayı
dök dük de geldik bu gurbetin üstüne
ekin biçtiğimiz tırpanı, orakları
hiç sönmesin dediğimiz ocakları
taşlardan yaptığımız ,yalancı sınırları
söktük de geldik bu gurbetin üstüne
arkada anamızın dinmeyen göz yaşını
babamızın gitme ,diyemediği,bakışını
derelerin sensiz ,sessiz akışını
bırakıp ta geldik bu gurbetin üstüne
kevenlerin arasından çıkan göbelekleri
höllükle belediğimiz bebekleri
hiç yüzü gülmeyen o melekleri
uyutup ta geldik ,bu gurbetin üstüne
her akşam yenen yoksul aşımızı
buğday tanesi gibi dik başımızı
çeyizlere işlediğimiz sevdalı nakışımızı
bohcalayıpta geldik bu gurbetin üstüne
kara lastiğin ezdiği karlı, tozlu yolları
kağnı sırtında geçen , yorgun yılları
suyunu içtiğimiz o soğuk pınar ı
emanet ettik de geldik bu gurbete
mamaşlı 27.03 2015
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.