2
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
1889
Okunma

biz ışıklı tabelaları üleşirken
-------- ankaranın boşalmış sokaklarında
zeytinin kılcal kökü bir mikron daha işliyordu gri kayanın böğrüne
biz küme yıldızları üleşirken
---------parmaklarımıza kenetli tutkuyla
--------------- hoplaya zıplaya
gri kaya ham yapıyordu zeytin ağacının belden aşağısını
biz işmarlaşırken abidinlerin kır gazinosunda
yörük kızı börülce toplamış
-------- dönüyordu eşeğin üstünde
yorgun
kasığında dizliğin ıslak kaytan acısı
uludağda kur yapıyordun
------ şömineden çay doldururken
-------- siniye dizili onlarca kesme bardağa
çileli bir serüvenin temellerini atıyordun
ayazda kurtlar uluyor
ay ışığı ladin dallarında karanlığı yalıyordu
sen umursamıyordun
bozbükte gür çamlar
kanat geriyordu yörük alinin yüzünde onurlu desenlerle yarışan
-oylum oylum yaşlanmış-
zeytin ağaçlarına
ormana boyun eğdiren sağanakta
--------- sırılsıklam dolanırken
--------------- seninle
kakao küspesi kokuyordu aşağı volta boyları
serap gibiydin burkina-faso steplerinde
can teni öpüyordu
------------------ kimseni
kim seni
5.0
100% (2)