Gönlü aydın bir kişiye kul olmak, padişahların başına taç olmaktan iyidir. (mevlana)
TIKIROĞLU1071
TIKIROĞLU1071

MAHKEME 3

Yorum

MAHKEME 3

( 21 kişi )

16

Yorum

23

Beğeni

5,0

Puan

2658

Okunma

MAHKEME 3

MAHKEME 3


Babalar en kutsal varlıklar olan Annelerin gölgesinde kalan gizli kahramanlardır!
- Evin en öksüzü babalardır, en yalnız, en kimsesizi, herkese kimse olurken. Evin direği olurken kendisi direksizdir, dayanacağı kimsesi pek yoktur. Çünkü o hep güçlü olmak zorundadır. O zayıf olamaz Çünkü o kahramandır, o güçsüz olamaz Çünkü o kahramandır, o ağlayamaz Çünkü o kahramandır, hep kahraman olmak, öyle kalmak zorundadır. Yoksa silebilir herkes onu. Küçümser, erkekten bile saymaz.
- Batan gemiyi en son terk eden baba iken, uçan bir balonda, fazla ağırlıkların atılması aksi halde balonun düşme ihtimalinin olduğu anlarda, aileden ilk atılacak kişi babadır.
- Hayatını ailesine adasa da, ne eşine ne de çocuklarına yaranabilir tam anlamıyla. Kimsesi kalmaz zaten memleketi belli olduğunda. Hani sormuşlar ya adama nerelisin diye. O da demiş henüz evlenmedim diye. Ne ilk ailesine,ne de yeni ailesine yaranamaz, arada kalır. O yüzden ailelerde hep dayılar, teyzeler sevilir ya. Amca hele ki hala pek bilinmez genelde.
- Aile içi yetmez gibi, hep annelik yüceltilir onun yanına ayıp olmasın diye babalık da eklenir. Anneler gününün bütün ihtişamına, şatafatına, her yerde vurgulanması ve insanları harekete geçirmesine rağmen, babalar günü unutulur, ya da babalar gününde hatırlanır ve öylesine geçiştirilir.
- Evin dış kapı mandalı gibidir çoğu zaman. Evin en yalnızıdır Bu yüzden en son babalar duymaz mı? Ya saklanır, ya yalan söylenir ya da paylaşma gereği duyulmaz. Bunda elbet hoşgörüsü az babanın da suçu ve katkısı vardır ama yine de ne yapsa yaranamaz, yakınlaşamaz. Belki çocuklarıyla yakınlaşmak ister ama malum ataerkil kurallar, toplum baskısı, utanç duygusu buna engel olur, ne sevdiğini gösterebilir ne de sevilmek istediğini...
- Babanın aile de en sevdiği birey kadındır, eşidir. Eşinin ise en sevdiği çocuklarıdır, kendisi değil. En büyük aşk evliliklerinde bile, sevgilisi doğum yaptığında bir anda artık sevgilisi değil, anne olur, kendine biçtiği en büyük rolü olur sevgilisi.
- Baba en çok anneyi sever, anne en çok yavrusunu sever, yavrusu ise en çok eşini sever, eşi ise en çok yavrusunu sever. Bu böyle devam eder durur, hayatın kanunu gereği.
- Bir yeri acıyan çocuğun hiç babam dediğini duydunuz mu? Babası yanındayken bile anam demez mi?
- İyi bir işi olması gerekir, zengin olması gerekir. Çocuklar bile birbirlerini heyecanlandırmak için, iki kişinin omuzlarında daha fazla ileri gitmek için, bakalım kimin babası daha zengindir, derler.
- Anne ya da çocuklar işsiz olabilir, kimse bunu çok görmez onlara. Ama baba işsiz olamaz. Düşünün erkek çalışır kadın ev hanımı ise sorun yok ama tersi durumda erkekten bile sayılmaz. Evin geçimini karşılamak zorundadır, hem de şartlar ne olursa olsun. Dışarıda onca karşılaştığı kötülük ve güçlüklerle uğraşırken, eve gelip sığınmak, salmak isterken kendini, evde eşinin kaprislerini çekmek, çocukların sorunlarıyla uğraşmak zorunda kalır.
- Belki ağlamak ister onların yanında, onlarla... Yapamaz!
- Evin şerefini, evin namusunu korumak zorundadır. Kızının ilk aşkı kendisi olsa da, büyüyünce kızı artık aldatır babasını ve başka gençlere kayar gönlü. Babasına bin bir naz yapan o kız ise sevgilisinin, eşinin her dediğini yapar. Evde yıllarca babası ile çatışan, özgürlüklerini elde etmeye çalışan, oğlu ise eşinin yanında muma döner. En acısı ise yıllarca gözünden bile koruduğu o güzeller güzeli kızını, gözbebeğini gelir adamın biri alır elinden, gözünden sakladığını başka gözlere verir. Değil birinin ona dokunması yan gözle bile bakmasına dayanamayan baba, teslim eder bir başkasına elleriyle. Üstelik bir de düğün dernek yapmak zorundadır, oynamak zorunda kalır sanki eğlenirmiş gibi.
- Yıllarca dışarıda deli gibi çalışırken, bebekken hiç büyümeyeceğini düşündüğü yavrularının değiştiğini bile fark edemez, birey olduklarını. Ona bağımlı iken onlar, bir anda bağımsızlıklarını ilan etmeye başlarlar, küçük bir hayal kırıklığıyla karşılar, yapacak bir şey yoktur.
- Bizim gibi toplumlarda, erkek evladından çok kızına değer veren, her şeye rağmen onun için her şeyini feda eden babaların önünde sevgiyle eğiliyorum.
- Sizler büyük insanlarsınız…

(Bunca zorluğuna rağmen Baba olabilmiş tüm özel insanlara ithaftır...)
Yazı : Devran TİGLİ’den alıntı
www.babam.net
Babam



Üçüncü celse
Duruşmaya celp geldi artık ben de tarafım
Kafamı bu işe çok yoruyorum hâkim bey.
Düşünmekten yoruldum, ağrıyor her tarafım
Mecbur kaldım anamı koruyorum hâkim bey.

Babam “ok/u” dedikçe bir yay gibi gerildim
Dersten uzak oyuna paspas oldum serildim
Durum böyle olunca zaman zaman yerildim
Haksız isem sen söyle; soruyorum hâkim bey.

Kavgaya merak sardı hiçbir gün boş geçmedi
Dövsem de dövülsem de yaram berem geçmedi
Hayır denecek işte bir gün namım geçmedi
Her daim başa çorap örüyorum hâkim bey.

Bir dönem heveslendim tekvandoya saldılar
Mevzu dövüş olunca hep merakta kaldılar
Sonra birden tutturdum mecburen saz aldılar
Nota ,metot bilmeden çürüyorum hâkim bey.

Baktım bir gün seymenler dizilmişler sıraya
Sekiz saz, üç darbuka, bir de cümbüş araya
Babama dedim; hemen, “beni gönder şuraya”
Bende seymenler gibi yürüyorum hâkim bey.


Geçmiş yıllar içinde babam bize iş kurdu
Herkes bize derdi ki “size piyango vurdu”
Çalışmak istemedim dükkânda kendi durdu
Tembellikte hep ayak sürüyorum hâkim bey.

Misafir gelse eğer selam sabah vermeden
O/dama kapanırım yüzlerini görmeden
“Adettöre “der babam, gelip yere sermeden
Ben onun defterini dürüyorum hâkim bey.

Arabamda sallama, bıçak nacak taşırım
Üç beş tane dallama görünce sataşırım
Başım beladan çıkmaz hep belayı kaşırım
Bu yüzden ben ortamı geriyorum hâkim bey.

Otuz yaş geldi geçti, evlenmedim bekârım
Yuva kurmak bir yana ben nasıl ev bakarım
Geçim,düzen zor iştir, bu konuda sakarım
Bekârlığın hükmünü sürüyorum hâkim bey .


Gece hayal kurarsam gündüz olsun isterim
El atıp becermezsem kedi gibi “pis” derim
Gayret eder zorlarım kurumaz sırtta terim
Rüyamda kamyon tren sürüyorum hâkim bey.

Dinlendi şahit delil, ver artık şu kararı
Ne vatan ne millete olmaz bunun yararı
Tıkır der ki bu yüzden gürbet ele firarı
Sürgüne çıkmış gibi görüyorum hâkim bey,
Bekârlığın hükmünü sürüyorum hâkim bey .

18/01/2015
ANKARA


Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (21)

5.0

100% (21)

Mahkeme 3 Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Mahkeme 3 şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
MAHKEME 3 şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
türkmendağlı
türkmendağlı, @turkmendagli
14.2.2015 20:09:47
5 puan verdi
Üçüncü celse
Duruşmaya celp geldi artık ben de tarafım
Kafamı bu işe çok yoruyorum hâkim bey.
Düşünmekten yoruldum, ağrıyor her tarafım
Mecbur kaldım anamı koruyorum hâkim bey.

Babam “ok/u” dedikçe bir yay gibi gerildim
Dersten uzak oyuna paspas oldum serildim
Durum böyle olunca zaman zaman yerildim
Haksız isem sen söyle; soruyorum hâkim bey.

Kavgaya merak sardı hiçbir gün boş geçmedi
Dövsem de dövülsem de yaram berem geçmedi
Hayır denecek işte bir gün namım geçmedi
Her daim başa çorap örüyorum hâkim bey.

Bir dönem heveslendim tekvandoya saldılar
Mevzu dövüş olunca hep merakta kaldılar
Sonra birden tutturdum mecburen saz aldılar
Nota ,metot bilmeden çürüyorum hâkim bey.

Baktım bir gün seymenler dizilmişler sıraya
Sekiz saz, üç darbuka, bir de cümbüş araya
Babama dedim; hemen, “beni gönder şuraya”
Bende seymenler gibi yürüyorum hâkim bey.


Geçmiş yıllar içinde babam bize iş kurdu
Herkes bize derdi ki “size piyango vurdu”
Çalışmak istemedim dükkânda kendi durdu
Tembellikte hep ayak sürüyorum hâkim bey.

Misafir gelse eğer selam sabah vermeden
O/dama kapanırım yüzlerini görmeden
“Adettöre “der babam, gelip yere sermeden
Ben onun defterini dürüyorum hâkim bey.

Arabamda sallama, bıçak nacak taşırım
Üç beş tane dallama görünce sataşırım
Başım beladan çıkmaz hep belayı kaşırım
Bu yüzden ben ortamı geriyorum hâkim bey.

Otuz yaş geldi geçti, evlenmedim bekârım
Yuva kurmak bir yana ben nasıl ev bakarım
Geçim,düzen zor iştir, bu konuda sakarım
Bekârlığın hükmünü sürüyorum hâkim bey .


Gece hayal kurarsam gündüz olsun isterim
El atıp becermezsem kedi gibi “pis” derim
Gayret eder zorlarım kurumaz sırtta terim
Rüyamda kamyon tren sürüyorum hâkim bey.

Dinlendi şahit delil, ver artık şu kararı
Ne vatan ne millete olmaz bunun yararı
Tıkır der ki bu yüzden gürbet ele firarı
Sürgüne çıkmış gibi görüyorum hâkim bey,
Bekârlığın hükmünü sürüyorum hâkim bey .

18/01/2015
ANKARA




İsmail TIKIROĞLU (TIKIROĞLU1071)

Maceradan maceraya, serüvenden serüvene sürekleyici dizelerdi.Değerli şair arkadaşımı ve şiirini kutluyorum.Puanım tam.Yunusun diyarından selamlar.
nevrettin uludağ
nevrettin uludağ, @nevrettinuludag
10.2.2015 04:02:14
5 puan verdi
Yürek sesinizi yazan kalemimizi yorumunuzu
ayakta alkışlıyorum haz alarak okudum dinledim

___________________________ selamlarımla hoşça kalın
mirim
mirim, @mirim
4.2.2015 01:15:41
5 puan verdi
Bu seri içimi burksa da çok beğendim. Kaleminiz her daim var olsun...
Hasanyılmaz
Hasanyılmaz, @hasanyilmaz
29.1.2015 21:22:06
5 puan verdi
HARİKAYDI HOCAM KUTLARIM
AZAP
AZAP, @azap
20.1.2015 23:52:08
5 puan verdi
harika bir hayat sesi gerçekler eşliğinde muhteşemdi dost bizden beş yıldızlı günün şiiri dost bravo kutlar sevgiler sunarım kal esenlik içinde...
KAFKASİ
KAFKASİ, @avar
20.1.2015 00:26:03









Hocam günün şiirin de tek böcek var. sende 6 altı böcek günün şiiri hangsi..


ZORMUŞ SEVDİĞİM ...

Gurbetin çekilmez çilesi oldum
bu hasret ölümden zormuş sevdiğim
solyanıma girdin gül gibi soldum
bu hasret ölümden zormuş sevdiğim

aklım sende fikrim,ile karışır.
gözyaşlarım yağmur,ile yarışır
gönül isyanlarda nasıl barışır
bu hasret ölümden zormuş sevdiğim

sensiz geçen günler gider ağrıma
bir cevap vermedin gönül çağrıma
Hasret hançerini vurdun bağrıma
bu hasret ölümden zormuş sevdiğim

çok umut bağladım olmadı hayri?
bu ateş gönülden sönmüyor gayri
seven sevdiğinden kalırmı ayrı
bu hasret ölümden zormuş sevdiğim

ŞiiR _YARALI_34/15012015/Avusturya
Hakan Yarali (Hakan Yarali)

KAFKASİ tarafından 1/20/2015 12:26:10 AM zamanında düzenlenmiştir.
Mehmet Ziya Dinç
Mehmet Ziya Dinç, @siirlerinziyasi
19.1.2015 23:55:33
5 puan verdi
Aksi ihtiyar ne olacak

otur oturduğun yerde duanı yap tespihini çek:))

selamlar saygılar
Işık  Mehmetali
Işık Mehmetali, @isikmehmetali
19.1.2015 19:45:49
5 puan verdi
Ben 1-2 okumamıştım ama 3 ünü birden okudum usta Adliyelerdeki durum ne güzel anlatılmış kendimi bir anda Mahkeme salonunda hisettim usta..............................
Alkışlıyorum güçlü kalemi
Yüreğine sağlık
___________________________________________________Saygılar selamlar
İSMAİL SÜKLÜM
İSMAİL SÜKLÜM, @ismailsuklum
19.1.2015 16:55:18
5 puan verdi
Dava devam ediyor.
Söz savunmanın.
Kalemin susmasım İsmail Abim.
KAFKASİ
KAFKASİ, @avar
19.1.2015 15:47:02


Yazının efendisi olan kalemi Elinize alınca damarınızda ki kan mürekkep oluyor.. Kutlarım hocam..

Bu davanın şahitlerinden biriyiz.. Saygılarımla selamlar Rabbim davanın sonucunu hayr eylesin..
Etkili Yorum
ARİF BARAN
ARİF BARAN, @arifbaran
19.1.2015 14:36:50
5 puan verdi
İsmail Hocam kutladım nefis bir eser 1-2-3 ve daha bu dava bitmemeli egerki biterse sanki Adalet tecelli etmiyecek gibi geliyor bana Adet ve törelerini kaybeden topluumumuzun dramatik bir mahkeme salonunda yarğılanması hangi ailede bunlardan biri yaşanmadı devamını merakla bekliyorum hocam selam ve dualarla sayğılar.
Cemal İnan
Cemal İnan, @cemalinan
19.1.2015 13:05:52
5 puan verdi
Üstadım..,
Son mahkemede hakim kıracak masanın tek ayağını.,
Üç ayağınıda yapacak gibi "dar ağacı" ...
_____ YÜREĞİN HİÇ., HİÇ DERT GÖRMESİN ÜSTAT..



Etkili Yorum
Şükran AY
Şükran AY, @sukranay
19.1.2015 08:28:01
5 puan verdi


Ah ne demeli bilemedim ki, bu üçüncü celse açık duruşmada izleyici koltuğunda oturarak izlediğim.Keşke bizlere de söz verilse de dava da lehinize beyanatta bulunabilsek.Vallahi hakim de değilim ama gidişat odur ki , hem suçlu, hem güçlü diye tam olarak bu davanın davacılarına denir.

El insaf bu kadar olur, bütün aile fertleri ağız birliği edercesine evlerinin kolonlarını, çatılarını sökmeye çalışıyorlar, garibim baba da hâlâ kendini savunmakla meşgul...



Yozlaşan değerlerin , toplumu oluşturan en küçük birimi olan ailedeki çöküntüye, huzursuzluğa sebebiyet veren etkisini öylesine net bir dille ifade etmişsiniz ki hayran kalmamak elde değildi.Bu dava bitmez :)





Hadi hayırlısı diyelim.Belki ilerde taraflar arasında bir anlaşma olur, belki davalarından vazgeçerde dava sonuçsuz kalır diyelim ..Allah' tan ümit kesilmez.




Her zaman ki gibi beğeniyle okuduğum eserinizi kutlarım sayın hocam.



Selam ve saygılarımla.




Kahraman VARDI
Kahraman VARDI, @kahramanvardi
19.1.2015 07:11:54
Arabamda sallama, bıçak nacak taşırım
Üç beş tane dallama görünce sataşırım
Başım beladan çıkmaz hep belayı kaşırım
Bu yüzden ben ortamı geriyorum hâkim bey.

Otuz yaş geldi geçti, evlenmedim bekârım
Yuva kurmak bir yana ben nasıl ev bakarım
Geçim,düzen zor iştir, bu konuda sakarım
Bekârlığın hükmünü sürüyorum hâkim bey .


Gece hayal kurarsam gündüz olsun isterim
El atıp becermezsem kedi gibi “pis” derim
Gayret eder zorlarım kurumaz sırtta terim
Rüyamda kamyon tren sürüyorum hâkim bey.

Dinlendi şahit delil, ver artık şu kararı
Ne vatan ne millete olmaz bunun yararı
Tıkır der ki bu yüzden gürbet ele firarı
Sürgüne çıkmış gibi görüyorum hâkim bey,
Bekârlığın hükmünü sürüyorum hâkim bey .


Halden ahvalden anlayacak hakim bey ortaya çıkacak mı bakalım,görelim
tebrik ediyorum...................
ilhan ATEŞ (ZAYİ OZAN)
ilhan ATEŞ (ZAYİ OZAN), @ilhan-ates-zayi-ozan
19.1.2015 01:11:17
Sevgili can kardeşimi kutluyorum. Türkiye gerçekleri ve yaşamından kareleri
dizelerle resmetmiş. Fotoğraf insan beynine adeta nakış gibi işleniyor.
Kutluyorum. Saygı ve sevgilerimi sunuyorum. Allaha emanet ol sevgili can kardeşim.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL