1
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
1118
Okunma

Her ev kendi kederini yaşarken
kendi kaderini de çizer
aynaya baka baka yokuşları tırmanırken
küllenemeyen yaşanmışlığı da yanımıza alır
yaramız diye bağrımıza basar
sabır taşlarından tespih yaparız
gene de suçlayamayız kaderimizi
bu benim alın yazımdır diye
her evin bir kaptanı vardır
rotasını belirlemek ondan sorulur
bilinmez kapılar kapandığı an
içerde neler yaşanıp yaşandığı
bilinen o ki şuursuz sevinçlerimizden
hayırlıdır şuurlandıran acılarımız der
gene de mezar taşlarına bağlarız beyazlarımızı
her akçe geçer akçe
yanlış olandan yanlış olana dahi geçer akçe
betonlaşan ruhumuzun değişimi son bulduğunda
gene de kalbimizin en deni haliyle parlatmaya çalışırız
her sevda bir elif dir
çölünde dik durmasını bilene
parlatmasını yorulmasını bilene
iki yarından bir tam olmanın hükmünü
kalbine birleştirip şükretmesini bilene
gene de ağlamış kadınlık ruhundan bakarak
vicdan yüklü bir esir taşırız
öyle ya !
sonun biteceğini bile bile
sevdamızı sırtımıza yükler
bir parça ses olsun diye
sonsuzluğa bırakırız
öyle ya !
merkezinde Hü da oldukça
O’nda O’ nu bulacaksın
inatla inanacak
onda o olmayacak
O’nda O’ olacaksın ki
deryasına düşen her damlası
acıları sonlandıran dem olacak
öyle ya !
yeşil sulardan boşanırken
yeşil sularında boğulmak isteyen
şifasını bekleyen şükrümüzü ekleriz
gene de güzelliğine birleştiren buluşmaları
birleşen gönüllerin bedeline
suskunluğumuza saklarız
Gülay GÖKTÜRK
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.