8
Yorum
15
Beğeni
5,0
Puan
1856
Okunma

Acıyı sevinci dolu dolu yaşadım
Baktıkça çoğaldı yeşil ümitlerimde
Aç gözünü deli, uyanma vakti tan yerinde şimdi
Adına fikir denen ayrılıklar koyduk yeşilin rengini.
Şartlandı duygular neticede,
Kilitlendi, konuşmaz dudaklar,
Acıları gömmek,niyetinde yeşil
Kör, sağır ve hissiz,otlar
Karşımda bir ot ev, kilitli kapısı,
Gün doğduğunda uyandım kuşlarla birlikte
Gittin mi gideceksin sonsuza dek
Bu yaban eller netice de
Kalem tutmaya başladıktan sonra.
Boylu boyunca uzanıyorum çimenlere
Libas-ı giyindik üzerimize
Şimdi arkasından koşuyoruz
At gibi.
Akıp giden zamana yenik düştük
Her yorulduğumda sırtıına bindik
Duvarı yeşil
Onu yaşayan yüreğimin gençliğimin son nefesi.
Ağlıyor dev aynada bir yeşilin gölgesi
Papatyalar selamla kırmış dallarını
Bir gün beyaz doğar belki topraklarına
Umutlar kirlenmesin istiyor
Yine de git diyemem sensizliğe
Ama git! git vakit varken...
Şiirlerine sözcüklerimle resim çizmediğimi öğrensin.
Çöktü ovalara duman,
Her gün çekiyorum içime otları aman,
Bu günlerim dünden daha çok yaman
O şimdi güneş gibi, ay gibi çok yücelerde
Issız ova yaylaları başından aşan.
Tek yolcu ben olmuşum zamana
Berrak bir kış gecesi, buz tutmuş otların ışığı
Gökten renk,renk çiçeklerimi topladım, uzatıp ellerimle
Ayaz bıçak yarası, kurt sesi karıştı dimama
Kanattı çizgi çizgi, meçhul kederime
Göç etti “ehl-i yeşil insaf”
itiraf etmekten
korkuyorum
kırgınlığımı sana.
Görünce çamura düşenleri
Yardımlarına uçuverdim otların
Belki bu yüzden böylesine arşivim yeşille dolu
Renkleri birbirine katıyor .
5.0
100% (15)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.