0
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
1129
Okunma

Bir temmuz gecesi yıkılacak
Sahipsiz hüznün taştan krallığı
İsyankar eller eriyen balyozudur tanrının
Binlerce kalesini yıkıyor ruhumun
Kayıtsızlığımın gülümseyen küllerini parçalıyor işçi elleriyle
Bir derinin kemikten ayrılması kadar sancılı
Soluğumun tütünsüz geceleri
Gursağımda duraksıyor zehirli duman
Tuzak şehirlerin bağışlanamayan gölge darbelerinde
Külleniyor nöbet ağlayışlarım
Önceye tutsak düşlerim
Sensiz düşüşün ortasında
Vazgeçiyorum nefretim seni düşünmekten
Nedensiz sinmiş göz yaşıma kokun
Hıçkırık denizi isyanlarımla kuruttuğum
Yakıyorum sevda şarkını uyutup
Bir çığlık tutulması kaldırırken başını ayın
Dünya söküp atarken yüreğini
Ölüm denen coşku kör olup çalsana kulaklarıma sen aşksız uğultunu
Kara perdeni çek gözlerime
Gömüldüğün suların altından ruhumun kara deliklerine çekilen hüzün bulutları ıslanırken
Yükselelim dalamanın göğe sivrilmiş bakire memesi tepelerine
Şimdi haykırıyorum hiçliğin boşluğundaki kalabalığa
Ve sensizlik aşındırıyor yalnızlığının sevda kayalıklarını
Recep Yeşil
Ataköy...
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.