43
Yorum
60
Beğeni
5,0
Puan
3003
Okunma
kalbin incisinin yuvarlanışı
umutsuz yaşanmışlıklara doğru hep koştuğumuz gibi
kederi eleriz çöpü bize samanı ele gönül eleğinde
acıların köküne eker de dururuz
tekrar tekrar yaşamın elzemlerinde
ve çare bulamaz ki kimse o yürek yaralarına
kimi kendi dehlizlerine gömer de gider aşkı
kimi toprak gibi yeşertir bir başka sevda bahçesinde
kimi de kendi kaşınır dermansız sevmelere
eli uzattıkça şımarır gömülür bilmeden bataklığı
gurur ve kibriyle
oysa nadandır yaşamın met cezirleri
neden kimle ne biçim nasıl ve kiminle
ne için sarılıp sarmaladığını da hiç bilmez bile
ve daima aşk mahkumdur harcanmaya
hiç olmamış ve yaşanmamış gibi
gömülür gider hatıralara
sığ denizlerde yalancık hislerle koşar da dururuz
zamanı hiçe sayarak
kazılırken görkemli makberler
akışta kayar da kopar aşk hiç düşünmeden
harcarız aşkı zamanla vurdum duymazlık perdesi altında
nefsin çeşnisinin doyumsuzluğuna koşarken
para pul şan şöhret ve edepsizliğe heveste
bir anlık zevk bir parça şevk dış görünüm içinde
ve tensel oynayışa gömülürken hiç düşünülmez de
anlık yaşanır aşklar bu zamanda
bin bir çeşit kepazeliğin adına aşk konularak
sahte kelimelerin o sisli gizeminde erirken beden
efsunlanır da kuvveti kesilmiş kalır soluk soluğa
tüm değerler kaybolup gittikten sonra
harcanan hep aşk oldu aslında
heyhat ki harcanıp yittik anlık dünyanın hevesiyle
duygular paramparça sevgilinin ellerinde
ve kimler düşmemiş ki
mutluluk adına çıkarlar için oynanan o kirli oyunlara
her mahal de park meydan sokak mahalle ve işyerlerinde
donup da kalmış gözlerin önünde sahte aşkla yaşarlar insanlar
aşkı yitik yüreklerin derman bulunmaz yaralarına
kabuğuna gömülü küs kimler yok ki
ar ve hayadan kopuk alt üst olan et pazarımı dersin
işi bitince sırttan vuracak çıkarcı mı dersin
ve bizse öz benliğimizi attık bir anlık yalanlara
biz yağmalatıyoruz aşkı kendi ellerimizle
yaşayıp dururken hep başka gözler de
her bir şeyi çok fazlası ile çoktan biz hak ettik aslında
neydi peki aşk sevgi emek vefa güven ve dostluk değil miydi
ya biz nefsin cibilliyetsizliğine kanıp çirkefe düşmedik miydi
sararken serenatlar akar dillerden
ya sonra feryat figandır aşklar
peki o kadar met edilen şimdi nerde o edep ve arlar
ne mutlu ki onlara iç güzelliğe sarıldılar
ve onlar Mecnun-Arzu Kerem-Leyla ve Kamber-şirin oldular...
( 18.04.2014) AZAP…
5.0
100% (57)