30
Yorum
37
Beğeni
5,0
Puan
2285
Okunma
tek tek bir bilinenden bilinmezliğe çıkıştı bu yolculuk
nefsimin külüne dönüşürken umutlarım
doyumsuzluğun cehennemin de
sanki sönmeyecekmiş gibi bir aldanıştı umut
hayat has bel kader düşerken önüme
dağarcığına elvan elvan sokuldu hatıralar
bu garip bağırlara hüsran rüzgarları eserken
yel değirmenleri gibi yıkık döküktü yaşamlar
saçlarım vefasızlığa kel kaldığında
güvensizliğimden tüm aleme kapandı kapılar
takarken boynuma ilmiği
mahzenlerin loşluğu bile serinletemiyor yüreği
geç bu hayatı doğrar gibidir bir ağacı
intihar’i fırtınalar zaten yıkıyor gönlümün limanını
vefa taşımıyor ki bu zaman alem alemlere merhem olsun
kırık eller de taşınmaz ki hayırlı dualar
yüreğim de hece hece bir başkaldırma her an var
ah ki ah umutlar
nicedir kanayan bu içimde ki yüzyılların acısı da nedir
bunca yağma tatmış sevgi yolsuzluğuna dayar küreği
ve bir yılgınlık kaplamıştır soyutlayarak insanların yüreğini
kopuk sarılmalar hissiz tokuşurken
sevmekte nereye kadar
aldatma ve vefasızlıktan
pek çok yürek insanların fitneliğinden doğurmuştur
sevgiye karşı itimatsızlığı
viran olurken gönül bahçeleri
sevmeler koşar adım tümden maddi değerlere
sevmek telafi tanımaz bir yalnızlık taşırken
ölüme iki kulaç çekiş vaktinde anımsansa da
en derine gömülen ruh aksi bir sübyan zevkiyle yüze tükürürken
sokar içime umutsuzluğu değerler bir gün çok ıraklara kaçarken
ben yine kaldım mı tek başıma pirim
bakmayın saçın sakalın kar gibi beyazlığına
ben yine de içimde binlerce çocuk yaşatırım
onlar yaşadıkça cıvıl cıvıl içimde
ancak ben kendi özüme son bir nefes daha taşırım…
(14.04.2014) AZAP…
5.0
100% (38)