Yaşamında öteki kişilere ulaşabildiğin anlar, bir ormandaki kuş ötüşleri gibi olacak... uzaklardan gelip geçerken, kısacık bir süre yapraklarda yankılanacaklar o kadar. orman bütün sessizliğiyle yine yalnız duracak orada... ı.kant
Ömer Sabri KURŞUN
Ömer Sabri KURŞUN

Beyaz Bir Taş...

Yorum

Beyaz Bir Taş...

( 2 kişi )

1

Yorum

2

Beğeni

5,0

Puan

5684

Okunma

Beyaz Bir Taş...

Beyaz Bir Taş...

Gül ve Dikenin Hikayesi…

Gül bir gün çok sıkılmış.
Diken o kadar dikenli ki, kim elini atsa dikenden geri çekiyormuş elini. Gül dayanamamış dikene bağırmış.
Yeter artık nedir senden çektiğim. Beni sevenler senin yüzünden bana dokunamıyor diye.
Diken çok üzülmüş bu duruma ve güle sormuş.
Ne yapmamı istersin, söyle senin için ne yapabilir?.
Gül cevap vermiş; yeter git başımdan rahat bırak beni, seni istemiyorum demiş.
Bunu duyan diken boynu eğik bir şekilde gülü terk etmiş.
Gülü dikensiz gören her el gül ü tutmaya başlamış.
Bir zaman sonra gül incinmiş kırılmış dağılmış. İşte o zaman dikenin kıymetini anlamış ve dikene bağırmış
Gel ne olur gel kurtar beni, virane oldum yaban ellerde.
Bu duruma dayanamayan diken koşa koşa gelmiş dikene sarılmış tekrardan ve güle demiş ki; sen beni yolladın ama yaban ellerde virane oldun, benim kıymetimi bilemedin.
Gül sormuş; senin kıymetini nasıl anlayabilirim ki, bana olan faydan nedir?
Diken cevap vermiş; seni tutmak isteyen her el önce beni göze almalı, göze alan kişi ise seni gerçek seven olmalı der ve gülü kucaklar.

’Hayatın her alanında zaman zaman zorluklar ve sıkıntılarla karşılaşıyoruz. Çünkü hayat mutluluk, kolaylık, ferahlık ve güzellikleri içinde barındırdığı gibi sıkıntı, zorluk ve mutsuzlukları da barındırır.
Ama mutlu olmak veya mutsuz olmak elimizde…
Bu iki zıt duygu, bakış açımız ve algılarımızın etkisi altında.
Aile hayatımız başta olmak üzere, işimizde ve tüm sosyal çevremizde, kişisel bir takım problemlerden kaynaklanan zorluk ve sıkıntıları da hepimiz farklı şekillerde yaşayabiliyoruz.
Kimimiz olayları büyütüyor; nefis, gurur, kin, haset gibi kötü hallere dönüştürüyor.
Bazılarımız ise bunu “gül tabiatıyla” karşılayıp hoş beraberliklere ve güzel huylara dönüştürüyor.
Yani; sabır, hoşgörü, sevgi ve güzel geçim gibi…’

Hz. Mevlânâ, “Gül, o güzel kokuyu diken ile hoş geçindiği için kazandı” der. Ve güzel geçim için bazı zorluklara katlanılması gerektiğini dile getirir. Bu konuyu güzel bir temsille gülün dilinden şöyle anlatır:
“Gül, o güzel kokuyu diken ile hoş geçindiği için kazandı. Bu gerçeği gülden de işit. Bak, o ne diyor:
- Dikenle beraber bulunduğum için neden gama düşeyim, neden kendimi kedere sokayım?
Ben ki gülmeyi, o kötü huylu dikenin beraberliğine katlandığım için elde ettim. Onun sayesinde dünyaya güzellikler ve hoş kokular sunma imkânına kavuştum.”
Güzel geçimli olmanın sırrı “gül tabiatında” gizli. Bu yüzden Hz. Mevlana, “ önemli olan gül tabiatlı olabilmektir” der.

’Yani bu dünya bahçesinde dikenleri görüp, onlardan incinip dikenleşmek değil, araya kış gibi çileler girse bile onları bahar iklimiyle kucaklayarak, bütün âleme bir gül olabilmektir.’

’Gülün güzel kokulu olması, onun dikenlere katlanmasıdır. Zira gülün dostu dikendir.
Hiçbir güzellik yoktur ki güçlüklerin, çilelerin ardında gizlenmiş olmasın. Gaflet dikenini aşmadan ayıklık gülistanına kavuşulamaz. Gözyaşı dikenlerini aşmadan gülmeye hak kazanılamaz.
Dikensiz gül yoktur; ama gülsüz pek çok diken vardır.
Gül olabilmek. Güneşle uyanıp, fırtınayı selamlayabilmek; yıldızlara göz kırpıp, ayla sohbet edebilmek; yağmurun, toprağın kokusu ile yoğrula bilmek; her yerde her zaman gül kalabilmek... Kaktüslere gül kokusunu neşredip, kargalara dahi aşkı öğretebilmek!..
Bir gece aydınlanır mı ufuklar gerçekten..’ dedim üç noktayla sözü şiire bıraktım...

Beyaz Bir Taş...

Kristal Buz gibi bir beyaz taş dikili başucumda
Kalktım baktım dimdik duruyor karşımda
Ama inan senden daha sıcak daha yakın bana
O senin gibi değilmiş senin yaptıklarını yapmıyor
Seviyorum diye bana yalan söylemiyor
Sahte sözlerle, gülüşlerle beni kandırmıyor
Eğri değil dimdik karşımda duruyor
Dışı gibi içi de beyaz bunu anlıyor musun?
Sen biliyor musun?.
Sende günü gelecek yanacaksın
Seni sevdiğimi çok geç anlayacaksın
Ama sen var ya sen çok geç kalmış olacaksın
İşte o zaman adresimi soracaksın
Ve o beyaz taşta sen adımı bulacaksın
Gözlerinde yaşlarla boğulacaksın
Ömer Sabri Kurşun diye okuyacaksın
Boş ver, dedim ya; çok geç kalmış olacaksın...

10.02.2014
Ömer Sabri Kurşun

Paylaş:
2 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (2)

5.0

100% (2)

Beyaz bir taş... Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Beyaz bir taş... şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Beyaz Bir Taş... şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Işık  Mehmetali
Işık Mehmetali, @isikmehmetali
11.2.2014 22:39:28
5 puan verdi
Mükemmeldi severek okudum hocam......
Yüreğini kalemini alkışlıyorum
Kalemin susmasın
___________________________________Saygılar
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL