10
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1490
Okunma
Kayıp vefatlar
Gecikmiş törenler
Ve dar zamanların dönüş yoluydu
Rastlaştık…
İsyanlarla dolu tümceler birikmiş bir günlük
Başka şehirlerde iki günsüzlük
Elde avuçta kalan zamanlarsa
Ayağa kalkmaya çalışan birkaç satırla
Aynı şarkıda aynı tınıyı duymaktı
Ve unutmaktı…
Yağmur yağıyordu
Bahçe şemsiyesini çıkarıp gelmiştin
Eski bir anının anımsanmasıydı gelişin
Beni şemsiyesiz günlere bırakmayacağının kanıtıydı belki
Katıla katıla gülmüştük halimize
Sonra Ankara gülmüştü
Birde,
Çocuksu bi utangaçlıkla
Poşete sakladığın çiçeği
Unutamam…
Oysa biliyorduk
Geçmişin gölgesinin
Toz duman edeceğini bizi
Geçmişin, geleceğin
Onca ağırlığını
Farkına bile varmadan
Bir minik çocuğa yükledik
Yükledik
Taşıyamazdı
Taşıyamadı…
Dar ve açık bir kapıydı vedasızlığımız
Ama çok yorgunduk…
Bu sabah
Çatlak sesli bi spiker
Bir seri cinayetin katilinin arandığını avaz avaz bağırıyor boşu boşuna
Susun!
Aramayın
O katil benim
Bakın yağmur bulutlarının arasındayım
O benim işte
Aramayın
Kendi mezarımı da kazıyorum
Tören falan istemem öyle şaşaalı
Sararım beyaz örtülere yaşadıklarımı
Ve arka bahçeme gömerim
Sonra;
Loş duvarlarda konaklayan gözlerimi
Geçmez akçe gülüşünle birlikte
Bir dilencinin mendiline bırakırım
Biraz uzaklaşırım
Biraz yaklaşırım
Benim gözlerime senin gülüşüne
Ve
Giderken bıraktığın hasretine
El sallarım…
Resim dosyası:
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.