Gurbet elde,,alın teriyle para kazanmak ne zor..! Ahh ki ah…Yad ellerde,ekmek parası…Yüreklerdeki sıla özlemlerinin,kesilmiyor,ardı,arkası…
Öldürecek biliyorum birgün öldürecek beni elem keder sarmalı özlem yüklü bir yalnızlık yine dumanlı başım
kimsenin olmadığı gurbet sabahlarında güne ürkek başlayan bir serçe gibi yalnızlığım
üşüyen tenimi sana dair düşlerimi en mavi umutlarımı ısıtırım özlemleminle
ve çocuklar gelir aklıma kadınlar kızlar masumca cocuklar
neden neden bu savaşlar hangi amaç uğruna kazanan kim kim kaybeden
ben neden üşüyor neden üzülüyorüm
insanlık cenderede can çelişirken alın başımda dolaşan kara bulutları kin nefret öfke sizin olsun dokunmayın özlemle kavrulan yalnızlığıma kanatmayın tenimi kaybeden insanlık kanayan ben olurum..
peri feride ÖZBİLGE
Aralık/ 2004 Almanya
Paylaş:
7 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Bin umutla gidile yaban ellerde,yıkık viran canları tanıdım,aklını yitirip,hayatına son veren babalarıda...davulla zurnayla uğurlandırıldığı vatanına,içi boşaltılmış,süslü bir tabut içinde,cansız kadavrası ailesine teslim edilenleri tanıdım...Kısık sesleri oldum,hayhırdım,elleri dilleri oldum...yamaçlarında umut çıkınları oldum,acıp girsinler diye vatan oldum ama yine yad eller ve el kapıları bitmedi bitmeyecekte...
yorumunuz için teşekkür ederim,onur duydum saygılar... peri
Bin umutla gidile yaban ellerde,yıkık viran canları tanıdım,aklını yitirip,hayatına son veren babalarıda...davulla zurnayla uğurlandırıldığı vatanına,içi boşaltılmış,süslü bir tabut içinde,cansız kadavrası ailesine teslim edilenleri tanıdım...Kısık sesleri oldum,hayhırdım,elleri dilleri oldum...yamaçlarında umut çıkınları oldum,acıp girsinler diye vatan oldum ama yine yad eller ve el kapıları bitmedi bitmeyecekte...
yorumunuz için teşekkür ederim,onur duydum saygılar... peri
Gurbet ellerinde çalışanların ıstırapları yığın halindedir.Sevgililerinden uzak hep yürekleri hasretle yüreklerde yanan kor ateştir.Şiirin yazılışı çok eskilere dayanmışsa da bir parça ekmek için hep dar çıkmaz sokaklar vardır.Dağların doruğuna çıkarken oldukça sarp kayaları ve patika yollarla sürüne sürene yürümek zorundayız işte...Teselliniz açılan bir tel,ekranda görünülen sevdiklerin görüntüsüdür.
TIRPAN
Kefeni yırtmak istedim derin düşlerimin, Fecirler içinde parmaklarımı gererek yazmak isterim İçinde ağlayan dualarla semaya bakarak Tatlı bir gülümseyişle seyrine bakarım Bu garip insanların yaşayışına bakarak
Biçerin bıçağı çalışıyor hışıldayarak Önüne gelen her şeyi keserek Koca bir yılanın başı görünüyor tırmığın dişlerin arasına Bir tiksinmedir sarar insanın içini Ey deniz kimse görmez senin içindeki zenginliğini Bir parça ekmek parası kazanmak için Sabahtan akşama kadar sallar tırpanı Yüzüne bakarsın yorgunluktan yüzü morarmış işçinin Ter damlacıkları süzülüyor yanaklarından
İşe başlar sabahın erkeninden Saati belli değil ne zaman biteceği Vergisi yok,sigortası yok hep çalışmaktır işi Ne işvereni belli ne de çalışanı Mazotu bitmiş çalışmıyor biçeri Parası yok biçarenin sahibi Ne yapsın hayvanı var para etmiyor Tüccarı fırsatçıdır bekliyor ucuz almasını Ne yapacağını bilmiyor hiç kime işin garibi
HAYDAR UZUN
Yarı aç yarı tok yaşar köylüm, DOSTAN GÜZEL MISRALAR (EMİNE öZTÜRK) Sormazlar halin nicedir diye, Bir kuruşa alırsın hey sen şarlatan tüccar, Beş liraya satarsın köylümün ürününü,
Güvenir hasat zamanı hasat yapacağı ürüne, Düğün dernek kurur kızına,oğluna, Borca girer gırtlağa kadar, Hasat zamanı alnının terini alamaz ki,
dost46 tarafından 10/4/2013 10:43:41 AM zamanında düzenlenmiştir.
Birini ne kadar çok aşağılar yahut dışlarsan, onun durumuna düşme ihtimalin o kadar artar. Kainatın matemetiğidir. Bir koyar, bir alır insan. Bilmeden kendi hesabını dürer diyor DOST… Hiçbir konuda emin olma diyor DOST… Kendini ayrıcalıklı sayma. Konumuna ya da mevkine, ismine veya şöhretine güvenme. Şu hayatta tüm zahiri kisveler sabun köpüğünden ibarettir.
Birini ne kadar çok aşağılar yahut dışlarsan, onun durumuna düşme ihtimalin o kadar artar. Kainatın matemetiğidir. Bir koyar, bir alır insan. Bilmeden kendi hesabını dürer diyor DOST… Hiçbir konuda emin olma diyor DOST… Kendini ayrıcalıklı sayma. Konumuna ya da mevkine, ismine veya şöhretine güvenme. Şu hayatta tüm zahiri kisveler sabun köpüğünden ibarettir.
Yad ellerdeki yürekleri bilirim. Mahzundur, kırılgandır, hassastır. Bir dost eli arar, sımsıcak bir dost eli. Kalbini de ısıtmak ister. Sıcak olmalıdır her şey. Oysa bulamaz, çünkü yetimdir bir yanı. Kimsesiz çocuklar gibi başı önüne düşmüştür. Açtır da. Üşüyordur. Sonra alır kağıdı kalemi eline, karalar gurbete dair, yalnızlığa dair bir şeyler. Sırdaşı da yoldaşı da kalemi kağıdı olmuştur. Başı önüne düşmüştür, ağlıyordur. Sesini de duyuramaz,, yüreğinin sesi de çağlar ve işte böylesine anlamlı bir şiire dönüşür.
Değerli üstadım,Yad ellerdeki yüreklerin kanayışını izledim kalbim acıyarak...O canlara dost olmak istedim...Kırgın,mahsun,yetim hallerini sarıp sarmalamak,kimsesizliklerini unutturmak istedim...ama gurbet şubat soğuğu,gurbet bet yanlızlık,gurbet ayaz ve gurbe sıska vebalı bir çocuk...Ekim gülücüklü sonbaharlarla tutsanda ellerini ,ayaza vurmş yürekleri ısınmıyor...
Dost diye yürek saldım gurbet ele, elleri boş gözü yaşlı döndü geriye… Dedi dostluk ölmüş yarenlik unutulmuş... Dedim ya şu karşıki dağlar, onlar dost değil mi... Dedi heyhat susamışsın seraptır onlar... O an siliniverdi dost diye sırt verdiğim o dağlar...
değerli yorumunuzdan dolayı teşekkür ederim,onur duydum... saygılarımla... peri
Değerli üstadım,Yad ellerdeki yüreklerin kanayışını izledim kalbim acıyarak...O canlara dost olmak istedim...Kırgın,mahsun,yetim hallerini sarıp sarmalamak,kimsesizliklerini unutturmak istedim...ama gurbet şubat soğuğu,gurbet bet yanlızlık,gurbet ayaz ve gurbe sıska vebalı bir çocuk...Ekim gülücüklü sonbaharlarla tutsanda ellerini ,ayaza vurmş yürekleri ısınmıyor...
Dost diye yürek saldım gurbet ele, elleri boş gözü yaşlı döndü geriye… Dedi dostluk ölmüş yarenlik unutulmuş... Dedim ya şu karşıki dağlar, onlar dost değil mi... Dedi heyhat susamışsın seraptır onlar... O an siliniverdi dost diye sırt verdiğim o dağlar...
değerli yorumunuzdan dolayı teşekkür ederim,onur duydum... saygılarımla... peri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.