2
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
1160
Okunma

Hayatımın bir perdesi hem de uzunca bir perde
Geçer bu çatı katında bu kibrit kutusu yerde
Hiçbir şeye kızamıyor insan bu gurbet ellerde
Hele can sıkıntısından patladığım şu günlerde
Her sabah bir tıkırtıyla hafif hafif uyanırım
Çatıdaki martıların ayak sesini duyarım
Üşenmem terasa çıkıp onları tek tek sayarım
Kahvaltı etsinler diye onlara ekmek atarım
Ocağa çay suyu koyup alışverişe çıkarım
Bakkal Kenan’dan gazete fırından simit alırım
Kahvaltı ettikten sonra ders çalışmaya başlarım
Fakat anlamak ne mümkün sebebi mi anlatayım
Komşumuz Naciye Hanım çene yapmaya bayılır
Sanki trafik polisi arabalarla uğraşır
Bazen hızını alamaz lokantacıya bulaşır
Baktı etrafta kimse yok uçan kuşlara sataşır
Lokantacı müşteriyi bağırarak davet eder
Ta kapıdan içeriye pilav üstü kuru çek der
Bazen de bir efkar basar teybine arabesk iter
Bir yandan Müslüm bağırır bir yandan o eşlik eder
Derken tiz bir viyaklama taze patatiz suğan var
Kalıba bakan adam der karga gibi öter car car
Arkadan pirinççi gelir onda bir de megafon var
Boşa yırtınıp dururlar sanki millette para var
Ali Bey’in oğlu Ercan tam bir güvercin hastası
Akşama kadar terasta bilmem kime fiyakası
Hani el çırpması yok mu bir de o ıslık çalması
Tüm dikkatimi dağıtır yeter artık kahrolası
Bir kızı var Ali Bey’in sanırsın paşa torunu
Ne zaman balkona çıksa elinde cep telefonu
Küçük dağları o yaratmış bir karış havada burnu
Aşağılara sarkmaktan kopacak bir gün o boynu
Akşamüstü evin önü çocuk sesinden geçilmez
Yakar topuydu futboldu oyunları bitmek bilmez
Araba mı çarpacakmış anne baba hiç iplemez
Rahatsız olanlar var mı onu zaten hiç düşünmez
Saat onbirde nöbeti sarhoş takımı devralır
Kimi birbirini döver kimi polisle atışır
Öte yandan mahallenin köpek sürüsü dolaşır
Çöpleri devriye gezer karıştırır haşır haşır
Köpek sürüsü dedim de bir de insan sürüsü var
İpsiz sapsız bir sürü genç sokakta naralar atar
Karşılarına çıkana bir bahane bulur çatar
Beşiktaş’ta bu saatte sokağa çıkmak mı sıkar
Gece yarısından sonra etraf birden sakinleşir
Ayyaşlar uykuya dalar itler kopuklar çekilir
Sanki bunu bekler gibi yıldızlar belirginleşir
Aysa en parlak haliyle yıldızlarla bütünleşir
Anlat şair de ki işte budur İstanbul’un hali
Bulamadı buna çare ne kaymakam ne de vali
Peki ama tüm bunların kimin boynuna vebali
Tasası sana mı düştü söndür ışığı yat Ali
Ali ATA
Yer: Beşiktaş Şehit Asım Caddesi
Yıl: 1995
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.