1
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
1367
Okunma
Bir dut ağacı yalnızlığını çizdi
Şair tuvale,
Üzerine doğmakta olan
Yarım bir güneş,
Kıyılarına beyaz umut yüklü bulutlar.
Bir de dağların arasından
Doğup gelen nehir
Nehrin üstünde bir köprü,
Köprüyü tamamlayan yol,
Yolun ucunda
Yalnızlığı tamamlayan bir ev.
Alelade bir ev işte
Ağaçtan duvarları,
Taştan patika yolu,
Önünde bir bank,
Bankta bir kadının yalnızlığı.
Kadında bir hüzün,
Hüzünde anlatılmaya çalışan bir ömür
Ve yaşlılığın yalnızlığı.
Evin uzağına
Bir de Çeşme çizdi şair,
Yalnızlığın hemen yanında.
Önüne bir göl,
Gölün kenarlarına söğüt
Söğütlerin arasında bir çoban,
Elinde değnek olan yapayalnız bir çoban...
Resmin en soluna
Kaygılı bir geyik çizdi şair,
Her çalıyı yırtıcı sanan..
Esintiyi çizdi bir de,
Dağlardan büklüm büklüm inen
Yapayalnız bir rüzgar
Geyiğin altın tüylerinin
Arasından süzülen
Sakin bir lodos.
Derenin dibinde
Bir de tavşan çizdi şair,
Derenin yalnızlığını anlatmak ister gibi,
Yapayalnız bir tavşan...
En alta da imzasını attı,
Asıl yalnızlık buydu işte,
O kadar resmin içinde
Sade ve yalnız bir isim.
ls