0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1474
Okunma
gerçeklerini saklamadan sebeplerin
sızlatayım hayallerini uykularımla
delirmeden surların yüzeyinde
durağın arkasında kıyamet kopar
kırılan kalbin aynasını üzerimde unutur
elekten ürkerken
düşerler
para/ateşine
elektrik verilince ellerinden
ters yüz edilir ufak yaşlılar
vurulan güneş ışınlarına gelinlik giydirmeden
tebessüm sevdasında uyarken
bir makas santimi kadar
bekler sırada verilmiş sadakayı
paraya açgözcülük yaptırırsan
masa sepetinde
arıtmak/sızın alınterini
gözüme dalıyor gözlerin
gürültüsü kalmamış parıltılar ile
güne başlar yürekli kırmızı çizgilerin
ufukların günlerini sayarak
fincan har/elinde iken
gül suyunu içirir kefenleri
kol kuvvetine günaşırı
acılırım eskiten sunumunla
yaralanan yüreğimin derinliğisin
kapılarımı actıran kelimem
denklem derinliğine sunduğun
yarim duble yaralıyım sana...
aşkın kanatlarında yırtılan gurbet kuşu
akıl bitiminde sevda eken yer...
delilenlere
el değiştiren uç parmak sul/at..
péxaz çocukları sırtlayan can/hib
şelale elmasında
altında buz sarkıtları
üstünde elmas tanecikleri...
yunus tapancı