0
Yorum
2
Beğeni
0,0
Puan
1181
Okunma

yüreğinin derinliğinden gemiler geçiyordu
gemiler
gözlerindi
gemiler
ellerin
gemiler
yüreğin
yüreğin
yüreğimden
geçiyordu..
ge-çi-yor-du!
..
yokluğunda çıkıp omuzlarıma
balıklama atladım kendime
boşluğuna çakıldım sevgili
süt dişimi yuttum sonra
ve ağrımaya başladı sol göğsümün altı
ve zaman
işte o zaman ki
ciğerlerime senli çektiğim havayı var edemedi hiçbir güç
ve şimdi kendi cesedine gökyüzünden bakan
bir ölümlünüm gözüyle su/su/yorum
kaç zamandır düş/tüğüm boşluğunun içersinde
vücudumu yosunlar kaplıyor
tüm hüzünlü şarkılar benim
sesimi kesip ceset torbasına koyun beni
saklanmak
kim bilir belki de ak/lanmak istiyorum ki
asla işlemediğim suçlardan
nehirleriniz kuru mu
aksam diyorum denizlere el ele ki
kendi bataklığımda enkazım
izlerim tabansız yolların kumsuz izlerinde
göz bebeklerindeki ateş böcekleri doluyor ciğerime
kül olup eriyorum
ve ben bir papatyanın yapraklarında biriken sular ile boğulup
yüreğimde taşıdığım aşkla gülümsüyorum
kendime balıklama atladığım her yerde
derin bir boşluğa gömülüyorum...
(…)