3
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
2098
Okunma

Hani sabahları dikiliyorsun ya başucuma
"geç kaldık"
"hadi kalksana" diye azarlarca
alelacele toparlanıyoruz
pantolonlar bir odada
kazak salonda
akşamdan kalma sarhoş çoraplar
koltuk altında...
Hakkını yemem asla
kahvemi pişirir, ekmek arası
birşeyler, tepsiyle hep salon sefamızda
ama ne olur ara sıra da başımı okşa
Sonra
sonra dökülüyoruz elimizde
valizlerle sokaklara
başlıyor taksi kovalamaca
şöför asabi
hava yağmurluysa
yükümüzü görünce başlıyor
kalaylamaya
şeytan diyor ki "git al bir araba"
cepte metelik olmasa da
Velhasıl varıyoruz bir şekilde pazara
tezgah araması, kira kavgası derken
yeni güne döküyoruz
bohçadan ne çıkarsa
O kaç para, bu kaç para
al gülüm ver gülüm
tıkırtısı kuruşla
soğuktan en çok kazanan çaycı amca
Müşteri bizden beter her şeyi almak istiyor
üstelik bir liraya
oysa daha bot bile alamadık ayağımıza
Karanlık çökünce fırçaları toplamak en zor vazife
üzerindeki saçlar dile gelirken
kimilerin gözleri üzerinde
Bir köşede sayıyoruz zulayı
üç-beş kuruş
çıkmışsa çorba parası
düşünüyoruz kara kara
yarına alınacak malları
suratlar asık, bedenler yorgun
ağır ve suskun adımlarla
varıyoruz şatomuza
Bir tabak salata, bir tencere makarna
balık-rakı yine ertelendi diye
gülüyoruz kahkahalarla...
Sonra sen kanepede
ben koltukta dalıyoruz uykuya
yine okşanmıyor benim kafa
başım ağrımasa da
yaştan dolayı romatizmalarımla
başım hep belada
Ne olur yarın sabah beni uyandırma
kadınlar günüymüş diyorlar
belki adımı
belki analığımı
belki kadınlığımı
belki- belki ne bileyim işte
bir şeyler h a t ı r l a r ı m
kutlamaya gelince;
bilmiyorum ki varmı ki
öyle bir hakkım..?
ayşe yayman
5.0
100% (3)