1
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
1655
Okunma

Karanlığın ortasında kayboldun sen;
Gözlerin aslında görüyor ama görmüyor;
Uzakları seçebilecek kadar şahinsin;
Fakat yanı başında duranı da göremeyecek kadar kör,
Ellerini uzattığında sadece sahte bir el uzanır sana;
Tutmak istediğinde uzatır gibi yapıp aslında kandırmaktır amacı;
Ben uzattım sana elimi; tutmak yerine düşmeyi tercih ettin.
Gökyüzüne seni anlattıkça;
Sanki tüm dehşetini toplayıp şimşekleri atıyordu yeryüzüne;
Hadi bana yaşattıkların neyse de kainatın gökyüzüne ne yaptın ?
Öyle haşim ve elemli rüzgar vardı ki hava da ;
Hava bile ismini duydukça önüne geleni atıp götürüyordu
Sanki senden uzaklaşmak istercesine;
Sana yakın olanları, onlara zarar vereceksin diye…
Koca adada tek bir ağaç kalmış hayata tutunmak için bekleyen;
Gökyüzü ona sırdaş;
Yeryüzü arkadaş;
Toprak eşi olmuş…
Bir ağaç kadar bile olamadın sen;
Ben değil sen yan kendi haline…
Elem dolu gözlerle bakarım karanlıkta;
Bir daha aynı acıları yaşatamayacaksın bana;
Yeni bir hayat; yeni bir gelecek için;
Dünya üç nokta (…) ve ünlemlerle (!)dolu;
Gerisi boş artık;
Ya üç nokta (…) olup sonun hazin olacak;
Ya ünlem(!) olup sen bile anlamayacaksın kendini
Sen sen ol her zaman noktayı koyan sen ol…
5.0
100% (2)