6
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
868
Okunma
gözü karam, kırılganım, sözleri keskinim...
çokmu incittiler seni, çok mu ağladın?
içinde fırtınalar koparken sen,
deli poyrazlarla dağıttınmı herşeyi...?
kendi rüzgarınla savruldunmu sende...
savrulanlara bakarken ağladınmı?
ne çok şey var değil mi benzeşen...
ve ne kadar farklı tepkilerimiz bu benzeyenlere...
herbirimizin değer yargıları bir başka...
belkide ondandır istemeden incitmelerimiz...
istemeden incinmelerimiz...
bir dostluğu kaç ip tutarsa sağlam olur bilirmisin?
saydınmı dostluğun iplerini?
ve o ipler koptukça, koparıldıkça...
kaç ipten sonra dönüşü yoktur?
nev baharım, kara üzümüm...
nedendir bu soğuk durma telaşın?
yorulmadınmı kendini kovalamaktan...
bi soluklan,
bi dinlen,
bi dinle,
herşeyi güzelleştiremezsin,
herkesi anlayamaz, ve anlaşılamazsın...
kırıldıkça, kırdın
kırdıkça kırıldın
kaç parçaya bölündün?
gel kendine bu kadar haksızlık etme
yüzüne baktığında sen
sende ne gördün...
birde kalbine ayna tut
orada saklanmış olan çocuğu gör
ona yeniden öğret
güvenmeyi,
ona yeniden öğret günışığını
hep gece değildir hayat...
her gece bir sabaha gebedir
ve her sabah bir geceye
ne geceler, ne sabahlar bitmeyecek
biz ölmeden unutma...
affet kendini...
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.