22
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
1769
Okunma

Ah benim har vurup harman savurduğum yıllarım
Yastıktan bebeklerin içine sakladığım çocukluğum
Yaramazlıklarımı hatırladığım haşarı yaşlarım
Babamın sinirlerince çattığı kaşları
Annemin atışlarında ıskalamadığı terlikleri
Saklambaç oyunlarında saklayıp da bulamadıklarım
Ah benim mavi yeşil misketlerdeki çocukluğum
Uçurtmaya kuyruk diye yaptığım hayellerim
Pembeye boyayıp gri gökyüzüne saldığım rüyalarım
Kıymetini bilemeyip de boşa harçadığım yıllarım
Ah benim başımda esen kavak yellerim
Rengini güneşten aldığım ateş gibi sarı saçlarım
Karanlık gecelerimde kendimle ağladığım efkarım
Ah benim çılgınlıklarım, aşklarım, sevdalarım
Cehennemde yanmayacağım masum günahlarım
Herkesden sakladığım dut ağacına astığım umutlarım
Ah benim parmaklarımın arasından kaçan gençliğim
Anlamadan geçip giden bunca senelerim
Tekerleği patlamış yokuş aşağı giden araba gibi
Son sürat etrafa çarpıp da durduramadığım ömrüm
Aynadaki kederlerle geçen yılların götürdüğü yüzüm
Kırışıklıklarım, saçlarımdaki beyazlarım, feri gitmiş gözlerim
Keşkelerim, geç kalmışlıklarım, hüzünlerim, kederlerim
Duvarda asılı resimlerde ki ölmüşlerime anlattığım yalnızlığım
Çalmayan kapım, gelmeyen sevdiklerim, özlediklerim
Ağrıyan yorgun bedenim ve içtiğim bir avuç haplarım
Ah benim geçmek bilmeyen ihtiyarlığım
Azrail ile sarmaş dolaş olduğum sevdam ve vuslatım
Anlamadan geçen ömrüm ve zamanıdır dediğim
Ah benim artık gel dediğim Ölümüm.
ERAY ÖZGÖR SARIKAYA
10.3.2012
5.0
100% (11)