Nasıl kal edip, sinemi aşikar eyleyeyim!Yuzüm yok anlatmaya Derd-i gamıyla yanmak için dinmeyen ah u figana Titreten narın seraplaşan insicamıyla, ağlatan hicran yarasıyla Nasıl hakkım bilirim, edepten ari bir nefesim, ihlas için yitiktir hıçkıran vecdim Çaresiz döküldüm yollara Vesilelerin sırrından nüksedecek bilmem ki nedir bahtıma Sabır azığım, kanaat sukutum olunca, nefs çeresizdir hakikat yolunda İman ne bekler, azim bahşedilen en büyük değer, zafiyet ne eker, aşk bağında Gel diyen kimdir, neden sessizdir Dilin hasretmediği hakikati hal ancak anlatınca rikkat kesilir Ruh o vakit hangi darın ikliminden, vicdan vaktin mizan dilinden midir Aşk kalbin nasibi, ruhun naibi, aklın hakikati şehreden vecdinden söz eden iradedir Ne zaman hayıflansan Nazı hale bulaştırıp hıçkırırsan, hevesin umut sanırsan Fani olana tevessül edip, ruhundan ve kalbin vecdinden uzak bir cansan Hiç durma, yakacak ateş için sızlanma, inşirahına hasret kaldığın aşkı anlasan Akılda, dinde bazen uzaklaşır Ruhunun aidiyetine vakıf olmayana hangi vecd yakışır Müddet-i nefes aşka muhtactır, aşk hak ve hakikat adına açılmış kapıdır Gözyaşı latiftir, hissiyatına heba etme, kalbi olmayan her neyse tevessül etme cefadır Kuşlar gibi tuzağa düşme Akıl ve iştişareden vazgeçip sefillik zerkeden heyecana yenilme Feraset kalbin nazarından nükseder, idrak ruhun yetisidir, hangi vakte davet eder Aman deyip avuntuyla bilenme, nefs tatminsizdir, kalbi lekeleyen sefih bir vakittir, eza biçer Mustafa CİLASUN |
Tebrikler,selam ve saygılar