bisküviyi çaya batırınca bölünüyor çocukken de hiç sevmezdim şimdi de hiç sevmedim yarın bunu denemicem
Paylaş:
1 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Bişi diyen olursa bana göster ...................................... GÖZLERİ AŞKA GÜLEN Gözleri aşka gülen taze söğüt dalısın Gel bana her gece sen gönlüme dolmalısın Tatlı gülüş pek yaraşır gözleri ömre bedel Ah ne güzel ne güzel seni sevmek Ah ne güzel ne güzel
Sensiz elem bana yar Doğ benim ömrüme doğ da güneş gibi Aşkımı tazele gel Tatlı gülüş pek yaraşır gözleri ömre bedel
Bekleme sonbaharı bir acı rüzgar eser Gel bana her gece sen saçların bağrıma ser Tatlı gülüş pek yaraşır gözleri ömre bedel Ah ne güzel ne güzel seni sevmek Ah ne güzel ne güzel
Sensiz elem bana yar Doğ benim ömrüme doğ da güneş gibi Aşkımı tazele gel Tatlı gülüş pek yaraşır gözleri ömre bedel ........................................................kİm söylerse sölesin çünkü şarkı güzel
Bir fincan şekersiz çaya,iki kaymaklı bisküvi at. İki dk. bekledikten sonra,iyice karıştır. Köpüğün dönmesi durunca,ufalanmış iki sade bisküvi daha ekle ve içmeye başla. Eğer bitirebilirsen,6 ay boyunca çayı da,bisküviyi de ne birarada ne de yalnız istersin.
Her çocuğun başına gelmiş ve tecrübe ile sabit bu son hali çaylı bisküvi maması olan durumu hala öğrenemediniz mi? Ve hala " yarın" için mi bu tecrübe kullanılacak. O bisküvilerin yumuşayıp göğsümden aşağı düştüğünü bilirim. Hatta tan1919 dediği "pükkevit" lerin bile. O zaman çocuktuk hadi de şimdi yaşlandık. :)))) Yoksa dişlerimiz bisküvileri kesemiyo mu artık??? Hııı yoksa ?
şşşşşş... şifreli konuş bi duyan olcak. yoooo ben diyorum ki... elmayı soy.... ertesi gun... çantanı eline tak saçına da biraz sim dalgalı olursa deniz.. ıslak olur çay bahçesindeki bank sonra hava bozar bütün alanı dooruca havlar it sen üstüne kalın bişi al yapma ya
:)))))))) yani altın günü demek istediğini bi ben anlayabilirim heralde ... ya onlara sorsan boş boş toplaşmıyoz ki.. bu akşam biş anket formu getirmişler.. gülersin .. hatta gülmekten benim araba martısallaşmıştı ya ondan... ben her iki el-amana "ççoook iyiii" dedim. sonra da sifonu çekiyorum.. işler normale dönüyo. :))))) altın günü demek istediğin ne kadar belli oluyo .))))))))))))))))))
haftaya yapmak lazım hakkaten saten burda fikri gelen "toplaşalııım" diyo ben de kırılmasınlar diye bişi demiyorum bazen de bi arkadaşlan oturup işler konusunda konuşurken görüyolar bizi..."ayyy toplaştınız da bana neye haber vermediniz" diye üzülüşüyolar... büzüşük beyinliler...yaaaa. valla toplaşmaktan iş yapamıyoruk... inan kııı
valla tam telime dokandın..duygusallaştım,içimden martıları yedirme ve yeşertme derneği kurmak geçti bi saniye ... o güzelim beyaz şeyleri bile gözüme bi hoş geldi onların da çoluk çocuğu var onlar da insan... ve şiirleri bile var :
martılar uçuşur sahillerdeeeee biz seninle müşüşürdüüükkk. sahillere dalgalar vurmasın diyeeeeee beton döktü belediyeeeeee... martıla koşuşur sahillerdeeee öyle bişiydi tam anımsayamadım da... bi de etleri kokuyo... midye kabuğu gibi..hiç tavsiye etmem. döneri de iyi olmaz.
ötmeseler açlıktan ölcek garipler. Vapurda herkes içerde oturuyo dışarda oturanlarda sşgara zıkkımlanmak için zaten. martıların nesli tükencek umrunda değil kimsenin. demiyolar ki bi krem peynirli simit verelim bi ayçöreği verelim de doysun martıcıklar ama nerdeee...
ha bi de o dert var..geçen gün arabayı yıkattım...bi de yetmedi sildim ki leke olmasın ...o üşütük martılardan biri bi kaç gün tutmuş kendini anlaşılan...tam arabayı park ettiğim yerde aklına gelmiş . bi de dışarıya çıktım kiiiiii... ön cam boydan boya bembeyaz ... anaaaa bi de .........
vardı valla da martılar da beleşe alıştılar.... ne kolay ohhh...geminin peşinden koş...vaayyk vaayyykk al sana susamlı simit... ben öyle geminin peşinden "meeeee memeee koşsam bana bakan olmaz....olmaz heralde ?
bilmiyosunuzzzz.... ben her birinize ayrı ayrı öğretemem ki beşgen pasta nasıl kesilir... son bi defa anlatıyorum... bi daa yok.. önce mutbakta servise hazırlanan pastaların kaç-gen olduğunu anlamak için sivri tarafları parmak hesabı ile sayılır...baktın ki beş olmuş...müsafirlere çaktırmadan kapatılan mutbak kapısının arkasında beşgen parçanın bi o yandan bi bu yandan iki gen kısmı gırtlaka kadar gömdürülerek ısırılır ve akabinde tekrardan sayılır... bi de bakılır kiiii kalmış üç tane gen... ve çatal bıçak ve kaşık konularak bi de beyaz peçete servis yapılır.. afiyetlen de yer müsafirler... biz de mutbakta kiiiiii ki ki kiiii güleriz..hep baraber. ok .
şşşşşş... şifreli konuş bi duyan olcak. yoooo ben diyorum ki... elmayı soy.... ertesi gun... çantanı eline tak saçına da biraz sim dalgalı olursa deniz.. ıslak olur çay bahçesindeki bank sonra hava bozar bütün alanı dooruca havlar it sen üstüne kalın bişi al yapma ya
:)))))))) yani altın günü demek istediğini bi ben anlayabilirim heralde ... ya onlara sorsan boş boş toplaşmıyoz ki.. bu akşam biş anket formu getirmişler.. gülersin .. hatta gülmekten benim araba martısallaşmıştı ya ondan... ben her iki el-amana "ççoook iyiii" dedim. sonra da sifonu çekiyorum.. işler normale dönüyo. :))))) altın günü demek istediğin ne kadar belli oluyo .))))))))))))))))))
haftaya yapmak lazım hakkaten saten burda fikri gelen "toplaşalııım" diyo ben de kırılmasınlar diye bişi demiyorum bazen de bi arkadaşlan oturup işler konusunda konuşurken görüyolar bizi..."ayyy toplaştınız da bana neye haber vermediniz" diye üzülüşüyolar... büzüşük beyinliler...yaaaa. valla toplaşmaktan iş yapamıyoruk... inan kııı
valla tam telime dokandın..duygusallaştım,içimden martıları yedirme ve yeşertme derneği kurmak geçti bi saniye ... o güzelim beyaz şeyleri bile gözüme bi hoş geldi onların da çoluk çocuğu var onlar da insan... ve şiirleri bile var :
martılar uçuşur sahillerdeeeee biz seninle müşüşürdüüükkk. sahillere dalgalar vurmasın diyeeeeee beton döktü belediyeeeeee... martıla koşuşur sahillerdeeee öyle bişiydi tam anımsayamadım da... bi de etleri kokuyo... midye kabuğu gibi..hiç tavsiye etmem. döneri de iyi olmaz.
ötmeseler açlıktan ölcek garipler. Vapurda herkes içerde oturuyo dışarda oturanlarda sşgara zıkkımlanmak için zaten. martıların nesli tükencek umrunda değil kimsenin. demiyolar ki bi krem peynirli simit verelim bi ayçöreği verelim de doysun martıcıklar ama nerdeee...
ha bi de o dert var..geçen gün arabayı yıkattım...bi de yetmedi sildim ki leke olmasın ...o üşütük martılardan biri bi kaç gün tutmuş kendini anlaşılan...tam arabayı park ettiğim yerde aklına gelmiş . bi de dışarıya çıktım kiiiiii... ön cam boydan boya bembeyaz ... anaaaa bi de .........
vardı valla da martılar da beleşe alıştılar.... ne kolay ohhh...geminin peşinden koş...vaayyk vaayyykk al sana susamlı simit... ben öyle geminin peşinden "meeeee memeee koşsam bana bakan olmaz....olmaz heralde ?
bilmiyosunuzzzz.... ben her birinize ayrı ayrı öğretemem ki beşgen pasta nasıl kesilir... son bi defa anlatıyorum... bi daa yok.. önce mutbakta servise hazırlanan pastaların kaç-gen olduğunu anlamak için sivri tarafları parmak hesabı ile sayılır...baktın ki beş olmuş...müsafirlere çaktırmadan kapatılan mutbak kapısının arkasında beşgen parçanın bi o yandan bi bu yandan iki gen kısmı gırtlaka kadar gömdürülerek ısırılır ve akabinde tekrardan sayılır... bi de bakılır kiiii kalmış üç tane gen... ve çatal bıçak ve kaşık konularak bi de beyaz peçete servis yapılır.. afiyetlen de yer müsafirler... biz de mutbakta kiiiiii ki ki kiiii güleriz..hep baraber. ok .
Oyyy oyyyy oyyy.... Bir ortak nokta. Aynen ben de nefrat ederim PÜSKEVİTin çaya girince hemen yumuşayıp dökülmesinden. O gün bu günür iki PÜSKEVİT arasına bir lokum sıkıştırarak yerim hep. Bunun adı da '' KISTIRMA ''dır. Tavsiye ederim. Çok güzel oluyor.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.