0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1105
Okunma
HİSSEDEREK
bakıyorum rüzgarın dağıttığı ağaçlara
dallar sakin havanın ardından sarmaş dolaş
dalgalar dövercesine her gün sarıldığı sahili
veda hazırlığında baharda gelen göçmen kuşlar
dağları çepeçevre sarmış gri renkli yağmur bulutları
ha düştü ha düşecek yağmur damlaları birbirine değmeksizin
ihtiyar çınarın kızıla dönmüş yaprakları vedadalar usul usul
üşümüş minik elleri birden soğuyan havaya hazırlıksız küçük çocuk
rüzgarın sesine karışıyor yere düşen yağmur taneleri
minik serçe son bir şeyler bulur muyum telaşında
ellerimi açıp tutuyorum yağmur tanelerini
sonra yüzüme sürüyorum onun varlığını hissederek
Mehmet Gücüyener.