5
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
720
Okunma
Kız kafaya koymuş ise,
Zaten kaçar.
Kararsız ise
Buba,
Sen bilirsin, der.
İstemiyorsa,
Öldürseniz de
Varmam, valla
Der.
Adamın niyeti;
O kız ile evlenmek,
Ama kız kararsız!
Fakat
İş yok,
Güç yok,
Mal yok,
Mülk yok,
Dolmuşa binecek para yok!
Ama
İçki,
Kumar,
Kadın,
Hepsi var.
Elbette,
Her ana baba
Evladının mutlu olmasını ister.
Ama
Görünen köy de
Klavuz istemez!
Bu yüzden sorarlar,
Anan kim?
Baban kim?
İşin var mı?
Evin?
Araban?
Şöyle bakarlar,
Kıyafetlere,
Gelen hediyelere,
Oturmalarına,
Kalkmalarına,
Davranış ve sohbetlere...
Ailenin,
İkna edilmesi için,
Damadın,
Tüm olumsuzluklarını,
Olumlu göstermek
Gerekir.
Bu da göz boyayarak;
Birden işi olur,
Evi,
Arabası,
Bankada,
Şu kadar parası.
Kötü alışkanlık mı?
Dediniz?
O da neymiş?
Canım.
Hemen araya birileri girer,
Damadı ve ailesini,
Öve öve bitiremezler.
Kırk gün,
Kırk gece
Sürmez düğün ama
Onlar ermiş muradına,
Biz çıkalım,
Kerevetine!
İş işten
Geçtikten sonra,
Gelin ve ailesi
Anlamışlardır,
Her şeyi ama
Atı alan Üsküdar’ı
Çoktan geçmiştir,
Bir kere.
Şimdi ne yapacağız?
Geçti Bor’un pazarı,
Sür eşeği,
Niğde’ye!
İşte buna;
Psikolojik harp denir.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.