3
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
1288
Okunma
doğup gözlerimizi yaşama açarken
seni yanımızda bulamadık
emeklemeye çalışırken
bizi hep yalnız bıraktın
oyunlarımızda bile
hayal edemediklerimizi bulamadık
oysa senin her şeyin vardı
soframızda otururken
yanıbaşımızda kimsesizdik
senin yediklerinin
çeyreğinin çeyreğine sahip olamadık
giyimde, kuşamda bile
hep eksiklerimiz vardı
gene de çocukluk dünyamızda mutluyduk
oysa senin her şeyin vardı
gene de doyumsuzdun
ışığın, yolun, suyun, araban
velhasıl her şeyin elinin altındaydı
ama bizde ne bir ışık, ne bir yol
ne de bir okul hakkımız vardı
tek bir suçumuz vardı
bu da İnsan olarak dünyaya gelmekti
adımızı bile istediğimiz gibi kullanamadık
cemlerimizi yaparken gözcüler vasıtasıyla yapardık
senin asla böyle bir sorunun olmadı
yokluğu yaşamadın, açlığı yaşamadın
yalınayak karda kışta, çamurda yürümedin
yarı çıplak yaşamadın
özel doktorun, özel okulun ve özel bir yaşamın vardı
bizim bir halk okulumuz bile olmadı
özel doktoru bırak hemşire veya
bir dispanserimiz bile olmadı
sadece başımızda bir Jandarma Karakol’u vardı
hep süngüler gölgesinde yaşadık
her şeyimiz Jandarma Karakolu’ndan sorulurdu
nefes alışımız bile karakol kontrolündeydi
ama sen dipçiğin gölgesini bile tanımadın
silah sesleriyle, korkuyla duvar diplerinde
kurşunlara hedef olmamak için gizlenip yaşamadın
bizim her gecemiz curcunaydı
geceleri kapılarımız tekmelenir kırılırdı
uykularımızda evlerimize ateşler düşerdi
kâbuslarla yatıp kalkıyorduk
her şeye rağmen gene dimdik yürümesini
ve onurca yaşamasını öğrendik
asla haksızlığa boyun eğmedik
ne hırsızlığa, ne de namussuzluğa tenezzül ettik
okuduk ama ağzımızda burnumuzda fitil fitil getirildi
cellatlar başımıza musallat edildi
memleketseverlikle
"her şey vatan için" göz boyamalarıyla
"dış ve iç mihraklar" nennileriyle...
Hasan DAL
Doğuş
5.0
100% (3)