1
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
1311
Okunma

memleketin birinde
şehrin orta yerinde
yüksek bir iş hanı
içinde sıra sıra
oyuncakçı dükkânı
duvarlar boy boy raf
kutu dolu her taraf
ön tarafı camekân
arka yanı feşmekân
hoşca bir mekân
raflar dolusu kutu
kutular dolusu oyuncak
kimi ağaçtan
kimi plâstik
çektikçe sünüyor
sündükçe lâstik
kimi renkli hamurdan
kimi cıvık çamurdan
herbirinde bin emek
kumaştan BEZBEBEK
kurma kollu
takma pilli
kimi orta yerde
zilli mi zilli
tatlı dilli
terekler dolusu kutu
kutular da oyuncak
kutular açılacak
içinden çıkan oyuncak
kiminle oynayacak
bir kutuda HOKKABAZ
tek başına oynamaz
ip üstünde CAMBAZ
oynatır da herkesi
kendi oynamaz
masa üstünde MADRABAZ
yeşil çuhada KUMARBAZ
tam bir DÜZENBAZ
herkesi oynatır
işi gücü gammaz
son kutu raftan
taa arka taraftan
usulca indirilecek
şöyle bir döndürülecek
içinde çıkan oyuncak
vitrine konacak
ANCAK ;
bu oyuncak
ne alınacak
ne satılacak
bu oyuncak
her mevsim
vitrinde duracak
yağmurda ıslanıp
güneşte kuruyacak
o bir HACIYATMAZ
diken olur batmaz
kurnaz mı kurnaz
öyle oturup durmaz
gelene ağam
gidene paşam diyecek
ilikleyip düğmeleri
önlerinde eğilecek
bir o yanı bir bu yanı
yani her bir canı
eğilip selamlayacak
elinden
bu gelir ancak
dünya batsa bile
bu dükkân hiç batmaz
sırada bekliyor
nice HACIYATMAZ
Muzaffer YILDIRIM
Kasım - 2009
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.