25
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
2513
Okunma

Hayallerin uyku vakti
Vuslat için çok geç şimdi
Gittiğim her yere benimle gelme
Taşıyamam artık kocaman bir ümidi…
Güneş tüm seslerden uzak
Son demlerini yaşarken gökyüzünde
Şair seslerin içinde boğuyordu hayallerini
Şehir farklı oyunlara perde açıyordu
Çocuk ayaklarını yere vurarak
Elma şekeri istiyordu
Umutlar tüketilirken, ince belli bardakta
Kadın kandırılmış, geciken bir sesi bekliyordu
Gökyüzü ellerini ısıtıyordu, o şairin buruk soluğunda
Kendi sesi takılıyordu her defasında kulaklarına
Faili meçhul bir cinayeti dinliyordu
Şah damarı kesilmişti kaleminin
Kendinden çaldığı şiirleri tırnak içine almıyordu
Hıçkıra hıçkıra ağlıyor
Ve yine utanıyordu…
Dar koridorlardan geçerek hızlıca
Yoğun bakıma kaldırılıyordu şiir defteri
Eski Türk filmlerinden bir kahraman çıldırıyordu
Hayal kırıklığı bir yaşına daha giriyordu
Şair her şiirin sonunda olduğu gibi
Yine ölüyordu…
Hayallerin uyku vakti
Vuslat için çok geç şimdi
Gittiğim her yere benimle gelme
Taşıyamam artık kocaman bir ümidi…
Arzu Buse ERASLAN
06.10.2010
21.17
ANKARA(Hüzün Diyarı)
5.0
100% (14)