5
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
1082
Okunma
avuçlarında tuttu kış güneşini
savurdu umarsızca sağa sola
şemsinin son altın zerresinide
elinden uçup gidene kadar
sonra bakındı etrafına
gülücükler saçıyordu sevdikleri
hepsi ışıl ışıl parlıyordu
ama bilmezlerdiki o kız saçmıştı tüm güneşini onlara
içi başka dışı bambaşka bir kız
içinde fırtınalar kopan,ağlayan bir kadın kadar düşman kız
saçtığı mutluluğunu geri arayan bir kız
gözleri kül denizi misali cansız ve derin
lakin o uçsuz bucaksız bilinmezlikte
anca mum ışığı kadar bir ümit
ve ümidi alevlere çevirmeye kararlı kız
o kül denizinden geçip umuda yelken açan kız
saçtığı güneşini geri arayan bir kız
ıssız bir gecede bir sandala binip gitti
5.0
100% (2)