Kapama hiç gözünü Etrafında bunlar var Ne dişi nede erkek İsyanında vücutlar
Cinsel yaşam kölesi Başka iş verilmiyor Sanki uzaydan geldi Kimse kabul etmiyor
Lanetlenen ruh olmuş Reddediyor toplumlar Dikenli teller ile Sınırlanmış yaşamlar
Çaresizlik içinde Gece gündüz ağlarlar Unutma insanoğlu Onunda bir kalbi var
Ona herkes yabancı Sözü hiç dinlenmiyor Ana baba reddetmiş Evladım değil diyor
Bir üçüncü kişilik Dünyası delik deşik Geleceği kapalı Hayatları gündelik
Bir anlık düşünsene Kendini koy yerine Kimliksiz vücutları Yaradan&
8217;dan hediye
Peki devlet ne yapsın Halkını aydınlatsın Kol kanat gersin ona Sokaklardan toplasın
TACETTİN YILDIRIM
Paylaş
Beğenenler
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Bir anlık düşünsene Kendini koy yerine Kimliksiz vücutları Yaradan’dan hediye
Peki devlet ne yapsın Halkını aydınlatsın Kol kanat gersin ona Sokaklardan toplasın ......... çok güzel bi anlatım olmus..yürekten kutlarım şairim..kaleminiz daim olsun..sevgiyle
Cinsel yaşam kölesi Başka iş verilmiyor Sanki uzaydan geldi Kimse kabul etmiyor Peki devlet ne yapsın Halkını aydınlatsın Kol kanat gersin ona Sokaklardan toplasın bizim dewlet böyle duyarlı olsa yada toplumumuz zaten bu şekile gelmezdi o kişiler ben hiç yadırgamıyorum onları onları o hale getiren de insanoğludur tabii insan denilirse yüreğine sağlık çok incin bir yüreğin war ne kadarda duyarlısın yaa YÜCE ALLAHIM dewamını getirsin
DOSTUM GÜZEL YAZMIŞSIN..ASSAN ASILMAZ,KESSEN KESİLMEZ...ATSAN ATILMAZ...,ÇÖZÜMÜ ZOR BİR BİLMECE.....GÜZEL TÜRKİYEMİN GÜZEL İNSANLARINA ..ALLAH AKIL FİKİR VERSİN....SELAMLAR...
Haklısınız,,, maalesef toplumun ve hayatın bir gerçeği bu durum. Çevremizde var, dünyada da çok. Ben bunu, doyumsuzluğa yoruyorum. Gen men hikaye... Gen doğru olsaydı, o zaman o evladın babası da aynı tabiatta olurdu. Yenilen yiyicekler deniliyor.. Buna da katılmıyorum.. Doyumsuzluk efendim,. özenti ve doyumsuzluk . Başka nedeni yok bunun..
sosyal iç kanatan ve gittikçe artan yaralardan .. duyarlı yüreğinizle şiiri harika işlemişsiniz...
dağ gülü arkadaşımız konu ile ilgili açıklamalar yapmış ve duygularını çok güzel dile getirmiş ...genetik kromozom vs de dense de ben asıl sorunun beslenmeden kaynaklandığını düşünüyorum bu konu ile ilgili araştırma yapılmasını istiyorum... nedenine gelince; 1) suni gübreler 2) hormonlu yiyecekler 3)mevsiminin dışında yetiştirilen bitkiler 3)bitki zirai ilaçlamaları ..vs..vs bu tür doğal olmayan maddeler toprak yoluyla bitkiye oradan onları yiyenlere canlılara geçmekte..zaman içinde canlıda insan bünyesi üzerinde genetik yapısında ne gibi değişimler yaptığı kimsenin umurunda değil umurda olan ne pahasına olursa olsun sadece para kazanmak..(!) bir salatalık biber alıyorsunuz durduğu yerde büyümeye devam ediyor..(!)
gazetede bir haber okumuştum üzülerek üzerinde epey düşündüğüm; bir şehrimizde festivale katılan bir aile bir kaç gün sonra çocuklarında görülen bazı değişimler üzerine hastaneye müracat ediyorlar ve yapılan incelemede 5-6 yaşlarındaki kız çocuğunda ergenlik çağındaki gibi gelişmelere rastlanıyor gögüslerinde büyüme vs..yapılan araştırmada bu çocuğun festivalde çok çilek yediği ve çileklerin hormonlu olduğundan bu durumu yaşadığı ortaya çıkıyor.. olayı bir çok yönden irdelemek münkün.. kız çocuğunda vücut hormonlarını bu şekilde harekete geçiren maddeler erkek çocuğunda nasıl bir etki ortaya koyacak işte burası çok önemli...çok ürün elde etme amacıyla yetiştirilen bu tür ürünlerin dişilik duygularını artırdığını düşünüyorum doğrusu ...mutlaka incelenmesi gereken bir konu... bunlara ilaveten kontrol edilemeyen ahlaksızlığı körükleyen uyuşturucu maddeler , bilgisayarlar tv cd basın yayın organlarında yer alan porno abuk sabuk görüntüler bilinçlenmemiş zihinlere sunulmakta ...ve körpecik çocuklara yapılan tacizler onların hayatını karatırken alınlarında koca bir leke olarak kalmakta... onları bu hallere koyanlar da toplumun içinde alnı ak yüzü pak dolaşmakta (!)... bu o insanların suçu değil ... sonuç olarak ; çare bulup önlem almalıyız öncelikle onları bu hallere getirenlere ve de onlar için yapabileceklerimiz konusunda yardım eli uzatarak... ve eğitim ...eğitim... eğitim... ( hem bilimsel ...hem insani ..ve manevi...)
çok anlamlıydı şiirdi...kutlarım yürekten sosyal önemli bir konuyu gündeme taşıdığınız için değerli şair dost... sevgim saygım her daim....
Tacettin inan ki çok önemli bir konuya kalem bastın diyeceğim yüreğine sağlık Bu biraz da bizlerinde hatası kabul etmesekde. El uzatıp yardım mı edebildik bir tanesine bile etmedik. sevgiyle kucaklarım.
İşte, herkesde olması gereken bir duyarlılık. Bir çoğumuz onları kınarken aslında asıl suçluların kim oluğunu hiç düşünmüyoruz. Bu duruma düşmelerinde onlar kadar, anne babaların, devletin ve toplumun da suçu va diye düşünüyorum.
Farklı ve enteresan konuyu fevkalade güzellikte anlatan değerli yazarını can-ı gönülden kutluyor saygı ve sevgilerimi sunuyorum. Tam puanım bu vefalı şiire.
* * * Bir üçüncü kişilik Dünyası delik deşik Geleceği kapalı Hayatları gündelik
Bir anlık düşünsene Kendini koy yerine Kimliksiz vücutları Yaradan’dan hediye
Peki devlet ne yapsın Halkını aydınlatsın Kol kanat gersin ona Sokaklardan toplasın
Haklısınız Tacettin Bey. Zor durumlar, kimileri genlerden, kimileri kromozomlardan kimileri çocuk denecek yaşta sapık duyguların kurbanı, nihayetinde insan evladı. Kimse istemez bu durumda olmayı, üçüncü bir kimlik taşımayı. Hormonların oyunu. Sanki yaşamları cinsellik üzerine kurulmuş, hep o gözle bakılıyor. Cinsel obje gibi dolanıp duruyorlar ortalarda. Gece olunca yarasa misali yollardalar. İyi de onlar hasta ruhlu, çeşitli sebeplerden dolayı, ya onlara prim veren erkeklere ne demeli? Talep oldukça üretim sürer diye bir söz var. Demek ki talepler olumlu yönde gittikçe artıyor ve de artık saklama gereği duymadan göğüslerini gere gere çarşıda pazarda varlar. Bir defasında Hatay pazarında bir transseksüel hamile bir bayanı dövdü, tırnaklarıyla kadının yüzünü parçaladı ve kaçtı, kadın yığıldı olduğu yere, yardıma koşanlar su falan verdi, sıcak bir yaz günüydü. Kötü bir manzaraydı. Çok agresifler. Hem geziyorlar göz nünde garip kıyafetlerle hem de kendilerine bakanlara küfür edip, saldırıyorlar. Yani hem ilgi çekmek için çabaları var hem de ilgiyle bakanlardan rahatsız oluyorlar. Garip durumlar gerçekten. Bir de yeni yetişmekte olan çocuklara kötü örnekler. Velhasıl zor durumlar, Allah kimseyi bu duruma düşürmesin dilerim. Gerçekten toplum dışına itilecek kadar antipatik olanları var. Hatay caddesinde gece olunca kaynıyorlar, otostop yapıyorlar binip gidiyorlar araçlara. Toplum dışı her davranış çirkin, kim olursa olsun, birinci ikinci kimlikte olanlardan da yok mu sanki. Ahlak bozukluğu her kimlik için geçerli, tedaviye yanaşmıyorlar da. Hastalık yayıp geziyorlar. Bilmem, zor düzeltmek bu tarz kimlikleri. Çalışanları da var, neticede yaşadıkları yaşam yaşam değil. Bazı ülkelerde serbest bırakılmış evlenenlerde var. Allah yardımcıları olsun, ne diyelim. Onların normal gördüğü davranışlar bize anormal geliyor. Ne devlet ne de millet çözüm üretemez. Sadece onlara yüz veren, sıra dışı ilişliklerden haz duyanların kendilerine çekidüzen vermesi gerek, belki o zaman daha farklı yaşarlar, caddelerde ulu orta iş aramazlar otostop yaparak, hiç kimse arabasına almazsa beklemezler kaldırımlarda. Dediğim gibi zor işler, hiç kolay değil çözüm üretmek. Her ilde varlar, kim bilir sayıları ne kadar çok. Haklı bir konuda düşünüp yazmışsınız, üçüncü kimlikle yaşayanlardan etkilenmemek mümkün değil. Lakin çaresiz olunca yardımlar gerçekleşmiyor. Nerden başlanır bilinmez onlara yardım etmeye, askere bile alınmıyorlar. Tebrik ediyorum sizi, hassas yüreğiniz var olsun, sağlıcakla, sevgiyle kalınız...
çok önemli bir konu tacettin kardeşim... ben 3. cins diyorum onlara.. kabul etmek zorundayız.. Allahtan gelen iyi kötü her şeyi nasıl kabulleniyorsak onlarıda kabullenmemiz insani duygumuz olsa gerek... kınamamak, yadırgamamak, aşağılamamak lazım diyorum... bana göre harikaydı ve eğiticiydi şiirin.. yüreğine sağlık binlerce teşekkürler.. selam ve saygılarımla...
Muhteşem bir konu, muhteşem bir şiir.Kişiliksizlik desek şuna.Kabahatli çok.Maneviyatsızlık bütün bunların nedeni.Bizlerhala pembe dizilerle evunup mutfakta yemekleri yaktığımız müddetçe çocuklarımız başkaları tarafından yetiştirilecektir.İşte kaçınılmaz son.Kutluyorum.Kaleminiz daim çağlasın efendim.Saygılarımla.
Bir ustanın kaleminden dökülen toplumun kabullenemediği ancak hepimizin yaratıcısı tarafından yaratılan 3. kişiliklerin feryadına kulak veren şaire selam ve Sayğılar
Bıçak sırtı konuları , incitmeden, kanatmadan , üzmeden ve kırmadan babacan bir tavırla işleyen kaleminize saygı duymamak mümkün değil.Ayrıca askerlik döneminize ait hikayeleriniz anadolu insanı kadar temiz ve nitelikli.Kaleminize sağlık. Saygılarımla
Çok ince ve hassas bir konuyu ele almışsınız.Bu konuda nacizane fikrim;Bir Yaradan'ın yaratmasıyla olanlar,bir de ailelerin yanlış eğitimiyle olanlar diye 2 sınıfta adlandırabilirim.Lisede Turgut diye bir arkadaşımız vardı.Evin ilk çocuğu.Anne,Turgut küçükken kız çocuğu merakından,arkadaşımıza etek giydirip,saçlarını uzatırmış...Bu yetiştirmeye baba da karşı çıkmamış...Turgut,sonra ameliyatla bir bayan oldu.Üzüntüden önce annesi,ardından babası vefat etti...Eczacılık okudu ama maalesef mesleğini yapamıyor,toplum tepkisinden... Bana arkadaşımı bir kez daha anmama vesile olduğunuz için teşekkürler size.Yüreğinize sağlık...Sevgi
Devlet hangi işini tam anlamı ile yerine getirebildi ki Tacettin bey, bunu yerine getirebilecek. Aslında devletlerin yapması gereken tek şey iyi bir eğitim öğretim kuurmlrı açarak, her bireyin eğitilmesini eksiksiz olarak sağlaması yeterlidir. Çünkü kişiler eğitimli olduklarında devlete hiç iş düşmeyecek, toplumda ki değişşik kişiliklere daha güzel bir gözle bakaıp, kendi içine kabul edebilecek.
Devletlerin sağlık, eğitime ayrıcakları ekenomi, ülkenin düzelmesi çin yeterlidir bana göre.
Yine özel bir konuyu getirmişsiniz gündeme. Kutluyorum kaleminizi ve saygılar yüreğinize
İnceden inceye hicvediş mükemmeldi efendim... Başka ne denebilir? Kişilik bozukluğu da bir hastalık diyebiliyoruz ancak. Kimseyi kısıtlayamayız sanırım... Biraz eğitilmeleri gerekir diye de, ekliyorum. Efendim, takdirlerim ve saygımla!
Devlet toplumun sosyal, ekonomik, konularından bihaberdar, Vatandaşlık tanımını yapmış ,Devlet Baba rolünüde üslenmiş ne yazık ki evlatlarından vatandaşından habersiz, Kimliği belli olanlar bir başka dert, kimliği belli olmayanlar bir başka kanayan yara,Allah akıl versin bu konuda sorumlu olan körlerlere sağırlara kuTluyorum SAYGILARIMLA
Toplulumuzun bir başka diliminden kanayan yarası.İnsan değil de başka bir yaratık gibi dışlanmaları,en kötü şekilde davranışlara maruz kalmaları ,toplumumuzun kodlanmış düşüncenin ,inancın, eğitimin göstergesi değil midir? Bu düşünceler,duygularla vicdan yoksulu toplum önünü göremezken nasıl barış yanlısı olur Anlamlı ışık tutan dizelerinizi kutluyor saygı ve sevgilerimi bırakıyorum.
Tacettin Bey, toplumun iyi ruhlarindan birisiniz. Bu önemli konuya güzel bir siirle deginmissiniz.
Burda escinsellerden, biseksuellerden, travestilerden bahsedildigini saniyorum. Bu kisiler zamanimizda dünyanin her yerinde dislanan bir grup. Zamanla bazi ülkelerde dislanmalarinin derecesi daha az ve haklari normal dereceye getirilmeye basladi. Ama bir gercekki, hic bir yerde önyargisiz ve esit insan haklarina sahip olarak karsilanmiyorlar toplumun cogunlugundan. Bu grup bizim ülkemizde daha cok dislaniyor.
Sorun bence önce devlette degil, bireylerle basliyor. Kendi anlayisimizla "normal" olmayan herseyden korkuyor, utaniyor, disliyoruz. "Normal" denen ölcüde zamanla degisiyor ve cogunlugun iyi buldugu normal oluyor. Her konuda bu böyle. Önce bireylerin kendi sinirlarini bilmeleri gerekir. Bir insan cevresindeki insanlarin hakkini yaralamadikca, onlara zarar vermedikce, kendi istegiyle, hukuki kurallar cevresinde istedigi gibi yasayabilir! Önce bunu uygulamamiz lazim. O zaman hic bir azinlik grubunuda dislamayiz. Selamlar, saygilar
Kapama hiç gözünü Etrafında bunlar var Ne dişi nede erkek İsyanında vücutlar
Cinsel yaşam kölesi Başka iş verilmiyor Sanki uzaydan geldi Kimse kabul etmiyor
Lanetlenen ruh olmuş Reddediyor toplumlar Dikenli teller ile Sınırlanmış yaşamlar
Çaresizlik içinde Gece gündüz ağlarlar Unutma insanoğlu Onunda bir kalbi var
Ona herkes yabancı Sözü hiç dinlenmiyor Ana baba reddetmiş Evladım değil diyor
Bir üçüncü kişilik Dünyası delik deşik Geleceği kapalı Hayatları gündelik
Bir anlık düşünsene Kendini koy yerine Kimliksiz vücutları Yaradan’dan hediye
Peki devlet ne yapsın Halkını aydınlatsın Kol kanat gersin ona Sokaklardan toplasın -------------------------- Çok güzel konuları ele alıyorsunuz duyarlı yüreğinizi kutluyorum efendim .SELAMLAR SAYGILAR...
Sizin gibi üstatlar ele alacak tabi ki toplumun unutulmuş yüzünü ve irdelenecek aksaklıklar. Önemli bir sorunumuz üzerine mesajlar, çok ,çok derindi....
Onları dışlayan zihniyete yanarım .Yanı insanı fiziki yapısıyla değerlendirmek kimin neyine kimki kendini onlardan üstün görüyorsa allahla pazarlık etmiştir.Pekala hangi vijdan hangi duygu hangi inanaç yaratılanları yermişki safsata beyinli insanlar kendini nasıl üstün görürlerde var olan bu denli insanları hor görürler.Allah heseblarını sora umarım insanlarda onların kendileinden biri olduğunu anlar ve haki görmezler.Topluma kabul ettirmekte bizlein görevi olsa gerek yüreğine sağlık üsdat harikasınız.onla benim kardeşlerim olsunlar kabul etmeyeninde payı bana olsun selamlarımla.
Sadece bir tercih meselesi olarak bakmak işin kolayına kaçmak olur. Kolay kazanç kapısı olmasının teşvik eder gibi görünmesinin yanında, arz talep meselesinin de bunda rolü olduğunu söylemek sanırım yanlış olmaz. Kişilerin, ya da toplumun belli kesiminin mücadelesinin yeterli olmayacağı, devletin katkısının olması gerektiğ açıktır.İşe sadece ahlaki olarak bakmak da ne derece doğrudur? Ya da sorunları çözer mi? Bunun da bir tercih meselesinin ötesinde, çoğunlukla fizyolojik olduğunun topluma anlatılması, kişisel tercihlere de karışılmayıp, hoşgörü sınırının genişletilmesi gerektiği kanaatindeyim. Toplumun hassas olduğu konulara duyarlı şair yüreğinizi kutluyor, saygılar sunuyorum.
tacettin abi gerçekten çok güzel bir konuya değinmişsin ve çokta güzel anlatmışsın bu insanlar aramızdalar ve aramızda var olmaya devam edecekler bunları soyutlamakla hiç bir şeyi değiştiremeyiz yaradan oları böyle yaratmış kabul etmek lazımdır çok beğendim yüreğine sağlık
Mesajların hepsine birebir katılmasam bile, çözüm önermesini, özellikle son dörtlükteki fikirleri önemli görüyorum. Böyle hayati bir konuyu seçtiği ve bunu böyle güzel ifadelerle dile getirdiği için de şairini kutluyorum. Tebrikler şair. Kalemine sağlık.
üçüncü kişilik ayrı bir problem lakin toplumun dışlaması bunların kolay kazanç kapısı olarak fuhuşu seçiyor olması toplum buna tepki gösteriyor ama arz talep gibide bakılırsa bu işin müşteriside bu toplumun insanı. işin her yönü çarpık geliyor. bu iş ahlaki çözülür diyor ve kutluyorum selamlar
Yaradılanı sevmeli yaradandan ötürü ama yaradıldığı gibi kalırsa nasıl yaradılmışsa yazmak istemediğim değişikliklere uğramışsa onuda Allah'a havale etmek lazım Değişik bir konu toplum yaramız diyebilirim Allkışladım şiirinizi Komitanım.....................
Değerli şairimiz toplumun kanayan bir yarasına parmak basmış burada olduğu gibi ahlak çürümesini içtimai hayatın her safhasında görüyoruz.Mutlaka kalıcı ve uyarıcı önlemler alınmalı güzel şiirinizi kutluyorum.Puanım tam.Yunus diyarından selamlar.
YARATILANI YARATAN ÖTÜRÜ SEVMEK ASIL İNSAN OLMAYAN NAMUSUNU PEŞKEŞ ÇEKEN İNSANLIĞINDAN ANALIĞINDA UTANMAYANLAR HASTA RUHLAR FARKLI AMA GERÇEKLERDİ SAYGILAR SELAMLAR ....
beklenen yağmur tarafından 1/12/2010 8:38:22 PM zamanında düzenlenmiştir.
Bir anlık düşünsene Kendini koy yerine Kimliksiz vücutları Yaradan’dan hediye
yukardaki dizeler herşeyi anlatıyor..insanı insan olduğu için sevmeliyiz değil mi..Bizlerin yargılamaya hakkı var mı..o insanların arasında kimbilir nasıl yürekli nasıl insancıl olanları var..insanlık ayrı birşeydir.. ve rabbimiz herkesi eşit yaratmıştır..hesap soracak sorgulayacak odur..ki bu tüm insanlar için geçerli..üçüncü kişilik kelimesinide hoş bulmuyorum.. duyarlı yüreğinize sağlık..tebrikler..saygılar selamlar..
Böylesi kişiler çoğunlukla aynen böyle kalmaktan memnun ve ısrarcı oluyor. Bu nedenle kişisel tercihe devlet ne yapsın toplayıp? Kendi arzusu bu. Akıl boşuna verilmedi ya, görüp ibret alacağız,kıyaslarla kendimize bir yön çizeceğiz. Tebriklerimle... Farklı bir boyutu bir kez daha gösterdiğiniz ve ibret almamıza vesile olduğunuz için.
... sen bir hayat adamısın ... her eve lazım ... her diyarda olmalısın ... namı değer ... koca şair ... modern mevlana ... ne güzel de yazmışssın ... yaradandan ötürü insanı ... önce insan olmayı ... her yaradılanın ... sevilmesi gerektiğini ... hümanist bir dille ... ve baba şevkatiyle !...
... ruhuna yüreğine sağlık ... derin saygılarımla üstadım ... ağabeyim,
Koymam şair kişi yaradışılı gibi yaşamalı sonradan kendine kişilik rölü önerirse o bizim literatürümüzde yazmaz yaradıldığı gibi yaşamalı ona sözüm yok kestir biçtir terzi kumaşı değil anladı dostum selamladım sayfanı,
Toplumun kanayan yaralarından birine dizelerinde yer vermişsin Şair dostum, ne yazık ki bizim toplumumuz da bu tür konular ya halen bir tabu ya da, bu gibi durumlara bir yüz karası gibi bakılıyor, Dizelerinde 3.kişilik diye adlandırdığın kişiler her zaman dışlanıyorlar, hatta başta Anne ve babaları olmak üzere kendi yakınlarınca bile oysa hep unutuluyor ki bu onların tercihleri değil, eğer olaya sapıklık olarak değil de bir rahatsızlık hastalık gözüyle bakabilseydik, heralde daha farklı olurdu, yüreğine sağlık diyorum, saygı ve sevgi ile...
Üstadım her zamanki gibi sosyal içerikli fakat farklı bir konuya bam telinden dokunmuşsunuz, manidar şiirinizde tebrikler. Bir "Tacettin Yıldırım" klasiği daha.
"Üçüncü kişilik" dediğimiz bireylerin ruhsal ve fiziksel durumlarının psikanalizini yapacak bilgi ve birikime sahip olmadığım için söyliyeceklerim zülfüyare dokunabilir. Hani derler ya iki ucu neces değnek. Toplum nezdinde bu sıkıntılı duruma maalesef teşhis koymadan tedavi etmeye çalışıyoruz. İnsanları yargılamadan en azından adını koymaya çalışalım bari. Bu bir tercihmidir, hastalıkmıdır, sapıklıkmıdır, hevesmidir, arayışmıdır.
Bunları sayarken baştada dediğim gibi ne dışlıyor, ne yargılıyorum. Zira biliyorum ki ta Osmanlı'dan beri toplumun kanayan yarası bu olaylar. Belki o zamanlarda en azından gizli olmasına dikkat ediliyordu, korkudan. Şimdilerde göz önünde olan ve bilhassa sanat!! camiasında alenen yapılıp birde bu kişilerin makbul şahıslar statüsünde sayılmalarını neye yormalıyız acaba. Vakai adiyeden geçip gülmelimiyiz. Acı ama malesef gülüyoruz, acıyarak gülüyoruz, küçümseyerek gülüyoruz.
Doğum adı Mithat, Nuri, Rüstem, Şeref, pembe nufus kağıtlarında ise Bahar, Cemre, Açelya, Beste...Heyhat göbekadları hep "ibne" Her ne sebeple tercih, hastalık, arayış vs ne olursa olsun ortada eşyanın tabiayına aykırı bir durum var ve ben Allah yardımcıları olsun diyorum, tüm samimiyetimle
Yazdığı her konuda etkileyici kalemiyle şiirsel alanda hitab edebilen öğüt vercici eserlerinizden feyyiz alıyorum. Sağ ol değerli büyüğüm. En derin saygı ve selamlarımla.
Peki devlet ne yapsın Halkını aydınlatsın Kol kanat gersin ona Sokaklardan toplasın
Sanat ile sanatçı, dindar ile alim hele aydın geçinenlerin bile susupus olduğu, üç maymunları en yükseklere yükseldiği, din imanın hatta yaradanın bile çıkarlara alet edilebildiği;dalkavukların boş kaşıkla beslediği yöneticilerin asil, alim, aydın sayıldığı zavallı bir toplumda yaşarken insanlık DUYARLILIK dahi tek başına hedef olmaya namzet iken!.. AÇLIK VE SEFALET bile gündemden saptırılırken din, iman, bayrak, millet, vatan, laik, laik değil denilerek ilim yuvaları dahi susturulmaya çalışılırken siizin şiirdeki konununuz en büyük malzeme olur bazılarına; bundan öteye izin vermezler de!..
NAMUSLU İNSANLAR EN AZ NAMUSSULZAR KADAR CESARETLİ OLMAZLARSA BU TOPLUM DÜZELMEZ; AYRICA DA BİR TOPLUMU YIKMAK İÇİN YÖNETİCİLERİN ETRAFINI DALKAVUKLARLA DOLDURMAK GEREK, PARALAR SAÇARAK TEPEDEKİLERE!..
Bir şiirle katılayım siz duyarlı şairimize...+5
SUSPUS EDEBİYATI ( Şiirin Hikayesini Görmek İçin Tıklayın )
Şiirin Hikayesi
TARİH DİYOR Kİ: BİR DÜŞMANINI YOK ETMEK İSTİYORSAN, ETRAFINI DALKAVUKLARLA DOLDUR Kİ, DALKAVUK BİR TOPLUM YARAT ve O TOPLUMU İÇTEN İÇE PARÇALA YOK ET!.. ÇÜNKÜ; DALKAVUKLAR BİZİ YÖNETENLERİ BOŞ KAŞIKLA BESLERLER!.. DALKAVUKLARDAN HAZ ALAN TOPLUM KESİNLİKLE YIKILMAYA MAHKUMDUR!.. Herşeye "evet" diyen kişi ise çok kişiliksizdir!.. Kişiliksiz kişileri barındıran toplum da hem zavallı hem de kişiliksizdir!..
Mazlum ile zalimler aynı çuvala girmez Girerse insanlık yıkıcı savaşlar dinmez Hep haklıdır, güçlü olanlarla yandaşları Bu uğurda feda ederler can kandaşları.
Dünya teslim olmuş, esir büyük şeytanlara Sen aldanma bol keseden nutuk atanlara Kontrol ederler, din iman maskesi altında Minder bırakmadan, insanın kıçı altında.
Satın almış baştaki kokarcaları zalim Buna tav olmuş, bizim akılsız zeki salim Her türlü imkânlar verilmiş, halı serilmiş Selim ve temizlerse, hedef olmuş yerilmiş.
Kukla oynatır, kukla yaratır da kullanır Temel değerler ile allanır da pullanır Dallanmış faldanmış diyerek över paralı Sistem kurban edilmiş, vatandaşsa yaralı.
Suçlular haklı, haklılar ise saklanıyor Suspus edebiyatı ile cin paklanıyor Etliye sütlüye karışmam diyen, niteliksiz Çok beyefendi sayılıyor, kin dünyasında! ..
Baki, saygı ve selamlar...+5
Selim Temiz tarafından 1/12/2010 2:18:38 PM zamanında düzenlenmiştir.
Evet, varlar ve olmayada devam edecekler. Aksayan bizleriz, onların varlığını reddeden aşağılayan ve her birini fuhuşa zorlayan bizleriz. Bu yaradılıştır dinimizde ismleri "hünsa" olarak geçer. Hiç kimse duygusal ve fiziksel farklılık yaşamadan cinsiyetini reddetmez bunu anlamak için ille yaşamak gerekmiyor.
Sizi kutluyorum Tacettin Bey, bu aslında dünyanın meselesidir salt ülkemizin problemi de değil ve bu evrensel bakışınıza selam olsun var olun.
bizler kendi öz kültür ve benligimizi korumazsak atalarımızdan kalma büyüge saygı küçüge sevgi yolunda gitmezsek daha çok kişiliklerle karşı karşıya kalırız saygılar güzel bir konuya deginmişsiniz..
Onlarda insan ,onlarında yüreği duygusu var. Herkesin KENDİ HAYATI .Benim yaşam hakkım ne ise onunda o.Herkes varlığı ile mutlu yaşamak ister. Ne erkek nede bayan. AMA oda bir insan.Güzel bir şiir olmuş.Kutlarım kalemini.Sevgi ve selamlarımla.
merhaba ablam canım güzel kardeşim inan bende ACIYORUM ama ACIYORUM yinede çok kızıyorum onlara valla ablam ya nedir bazıları yaradandan oldu diyelim ONLARA BİR LAFIM OK OLAMAZDA bazıları tercih meselesi işte ben buna kızıyorum neden bitanem bayansan bayan gibi erkeksen erkek gibi ol ya ne olur allah neden kadınla erkeyi yaratmış o zaman ablam ben bayanım ve bayan olduğuMu bile bile ve bazı bayanlar var özellikle bu okey salonlarında neler oluyor ablacığım ben işte bunlara kızıyorum allah kimseyi yolundan şaşırmasın dilerim ablam çok güzel bir konuyu işlemişsin bu içimizdeki kanayan yaraların en büyüğü allah evlatlarımızı korusun aileler çok önemli bu konuda birisi bana evladı hakkında böyle bir şey söylediğinde ben kızsa erkek arkadaşı varsa memnun olun bu çok normal yadrgamayın diye söylerim anne ve babasına bu zamanda bir kız ve ekek arkadaşsa ben memnun oluyorum çocukların oh be şükür bunlar normal diyorum bence böyle yanlışmı düşünüyorum ablam içimize kabul etme meselesi bunlarda ayrık otu gibi yüz verince tepene çıkar çünki artık her yerdeler ve çok arsızlar kurban olayım ablam allahın gücüne gitmesin büyük konuşmak istemem çocuklarım büyüdü ama torunlarım var kimseyi küçümsemek de benim haddim deyil zaten yaradandan ötürü seni seviyorum ablam seni kutlarım çok güzel olmuş bunlar benim düşüncelerimhoşçakal ablam
öyle bir şiir yazmışsınız ki okuyan bütün arkadaşlar eteğinde ne varsa dökmüş..dökmüş ve ne de güzel mevzulara deyinmişler.. tebrik ve takdirle kelamımı kesmek istemezdim amma denecek her bir şey yazılıp, çizilmiş.. ne mutlu bize ki kanayan ve sanırım kanamaya devam edecek sosyal bir yaraya harika bir şiir yazmışsınız..ben dile getirdiğiniz bu cesur beyana ve beyanın safi, devasa düşüncesine saygı ve hürmetleri belirteceğim.. böylesine büyük düşünmek için büyük insan ı kamil olmak gerekir.. siz de de bu zaten fazlasıyla mevcut....sağlıcakla kalınız koca şair...
Kapama hiç gözünü Etrafında bunlar var Ne dişi nede erkek İsyanında vücutlar
Cinsel yaşam kölesi Başka iş verilmiyor Sanki uzaydan geldi Kimse kabul etmiyor
merhaba canım ustam yine anlatmışsın içindekileri hayatın bir başka yarasına parmak basmışsın aslında burada atmışsın diyecektim ama kızarsın diye korktum ah ustam ah gel bu marmarisi gör yazın insan dinden imandan çıkıyor abdestini bozan bozana çok güzel bir şiirdi yüreğine sağlık usta sevgiyle kal
Her şey ortada o kadar güzel anlatılmışki. Böylesine güzel ve duyarlı bir anlatıma ne yazılsa azdır. Canı gönülden kutlarım bu güzel şiiri. Yüreğine sağlık Abicim. Saygılarımla.
Şiirinizde seçtiğiniz konu yorumcuların da vurguladığı gibi toplamsal bir sorun, bu sorunu paylaşmak ve yardım etmek çabasında olmaktan ziyade sorunun boyutunu artırıyoruz malesef. Bunun da nedeni bilinçsizlik ve bilgisizlikten geçiyor diyebilirim. Tabi bu konuda ilgili kurum ve kuruluşlara en büyük görev düşüyor, bir bakanlığın bu konuyu ele alarak çalışma yapması isabetli olacaktır diye değerlendiriyorum, sonrasında bilinçlenmek ve buna göre davranmak ta toplumu oluşturan şahıslara düşüyor. Duyarlılığınızdan dolayı kutlarımsizi. Saygılarımla.
Bir üçüncü kişilik Dünyası delik deşik Geleceği kapalı Hayatları gündelik
Bir anlık düşünsene Kendini koy yerine Kimliksiz vücutları Yaradan’dan hediye
Peki devlet ne yapsın Halkını aydınlatsın Kol kanat gersin ona Sokaklardan toplasın
Gerçekten toplumsal yaramız olan önemli bir konuyu kaleme almışsınız tebrik ediyorum.dizelerinizi okurken yüreğim burkuldu bu insanlar da bizim gibi etten kemikten aynı yaradılıştan,onlarda ana baba evladı onlarda yürek taşıyor hangi insan kendisine hor bakan gözlerin hedefi olmak ister,hangi insan insanlık dışı davranışlara mahkum olmak ister?dediğiniz gibi yaratan öyle yaratmışsa kul ne yapsın? bizlerin birer vataşdaş olarak elimizden gelen desteği bu insanların toplum içinde daha saygın yaşamaları için yapmamız gerektiğine inanıyorum.çok okuduk çok duyduk bu insanların yaşadıkları hayatı bir yerden sonra kaldıramayıp kendi canlarına kendi elleriyle kıydıklarını.yazık onlarında yaşamaya mutlu olmaya hakkı var.devletimizin bu konuda daha duyarlı olması dileklerimle tekrar tebrik ediyor yüreğinize sağlıklar diliyorum değerli dost yürek.selam saygımla...
sn kalem. Üçüncü kişillik olarak nitelendirdiğimiz yaşam , bireylerin sonradan tercihleri değildir; genetik ve toplumsal etkileşimlerin sonucu ortaya çıkan bir cinsel tercih unsurudur..Aslında yaşam tarzları yönünden toplumsal bir konu olarak gözüksede,konun altında yatan olay ailedir..Herşey ailenin yönlendirimesiyle başlamaktadır..Gülüp geçilen hareketler ciddiboyutta psikoljik bir yara olduğunun farkına varmadan , bu kişileri tedavi ettirmek çocukluktan beri aile ye düşmektedir.Bu yüzden diyorum ki kişilk sapmalarını bir üçüncü kişilk olarakgörmemek bunun bir hastalık olduğunu kabul etmek gerekiyor...Açık ve salt bir anlatımla parçalanmış hayatları dizelerinizde çok güzel işledeğiniz için tebriklerimi bırakıyorum sayfanıza....saygılarımla..
Lanetlenen ruh olmuş Reddediyor toplumlar Dikenli teller ile Sınırlanmış yaşamlar _____________________________
Oy oyyyy bunlar toplumsal yaralar, İdare eden varya Zora düşse karalar, Ne müslümandır ne hiristiyandır hiç biri değil, İki dere bir tepe ortalarda oynarlar...
Ülke dediğin insanına sahip çıkmalı, Onların gözündeki yanlışları yıkmalı. Kin nefret,farklılık duygularını atmalı, Bunlar insan olduklarını o zaman anlarlar .. Değerli Üstadım, Günümüzde herşey yabancılaşırılmış. Nereliyiz kimiz kimdeniz belli değil.Neyi savunacagız neyi bilmemiz gerekir hep bir muamma . İşte böyle yarı insan yarı belirsiz gezeriz .. Duyarlı yüreğinizi kutlarım .. Semalar saygılar ...
Şiiri okuduktan sonra nette kısa bir gezinti yaptım
Ben hep bugüne kadar eşcinselliği bir hastalık olarak görmüş, üzülerek bakmıştım, okuduklarım beni yanılttı. Paylaşmak istedim
Bilim insanlarının konuyla ilgili görüşleri hiçbir tartışmaya kapı açmayacak kadar net: "Eşcinsellik bir hastalık değildir, dolayısıyla tedavisi de sözkonusu olamaz".
İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Şahika Yüksel şunları söylüyor:
"Eşcinsellik bir hastalık değildir. 1974'ten beri psikiyatrik ve ruhsal hastalık sınıflamasında kabul edilmiyor. Buna rağmen farklı kültürlerde derecesi değişmekle birlikte, ayrımcılığa ve şiddete maruz kalan, kendi kimliklerini inkar etmeye yönelik bir grup eşcinseller".
Yapılan araştırmaların insanların yaklaşık olarak yüzde 10'luk bir bölümünün eşcinsel olduğunu gösterdiğini kaydeden Yüksel, "Yüzde 10 küçük bir oran olmamasına karşın kültürel ve dini çeşitli önyargılar nedeniyle toplumun diğer kesimlerinde öfke uyandırdığı bir vakıa. İstenilen, bu kimliklerin yok sayılması" diyor
"Eşcinsellik hastalık olmadığı için tedavisi de tıp ahlakına uygun değildir. Tedavi bir şeyin ortadan kaldırılması anlamına gelir. Eşcinsellik normal bir durumdur. Ama toplumsal baskılardan dolayı varoluşunu yaşamakta zorlanan kişilerin kendileri ya da yakınlarının, destek almaları mümkündür".
Dünya ne diyor? Dünya Sağlık Örgütü (WHO), eşcinselliği 70'li yıllarda hastalıklar ve rahatsızlıklar kapsamından çıkarttı. Benzer şekilde Amerikan Psikoloji Derneği (APA) da eşcinselliğin bir tercih olmadığını, doğal olduğunu ve değiştirilemeyeceğini açık ve net bir şekilde belirtti.
Bu da bambaşka bir kanayan yaradır insanlığın ezelinde...Şiirden öte bir anlatımla,kanayan yaraya basılan parmak gibiydi... Duyarlı ve güzel yüreğinizi kutluyorum ben.
Bir üçüncü kişilik Dünyası delik deşik Geleceği kapalı Hayatları gündelik
Bir anlık düşünsene Kendini koy yerine Kimliksiz vücutları Yaradan’dan hediye
İslâmın bu kişilerle ilgili hükmü kitaplarda mevcuttur..toplum hayatımızda ise öncelikle bu gibi durumda olanların aileleri kendi çocuklarını dışlamakta..iş ve çalışma problemleri de hâl olmadığı için sonrasında sokağa mahkûm olmaktalar.. bunun sonucunda da maalesef daha çok fuhuş yolunu tercih ettikleri görülmektedir..
Peki devlet ne yapsın Halkını aydınlatsın Kol kanat gersin ona Sokaklardan toplasın
Elbette önerdiğiniz gibi..insanlar bu konuda bilinçlendirilmeli..başta bu insanların sağlığı..hayatlarını idameleri..ve toplumla beraber onların da geleceği düşünülmeli..ülkemiz ve toplumumuz adına hangi konuda olursa olsun birimizin derdi hepimizin derdi olmadıkça birlik beraberlik de lâfta kalır hem değil mi ?..güzel ve çözümlenmesi gerekli bir konuyu işlemişsiniz.. eksik olmayınız..
Yüreğinize/emeğinize sağlık olsun Tacettin kardeşim..saygı ve selâmlarımla..
toplumsal bir refkles bu aslında daha çok konuşulmalı daha iyi anlaşılmaya çalışılmalı... dediğin gibi yaratan öyle yaratmış bir kalpleri var onlarında..bir anne babaları belki kardeşleri vardı..anneleri onları bizim annelerimiz gibi severdi aykırı yaşamları insanlar kendileri seçmezler yaratılış gereği genlerinde var olanı yaşarlar... hep bir insan olarak bakılmalı anlaşılmalı diye düşünüyorum bende... iyi gözlem iyi tespit ve iyi şiir ağabey... sevgiler saygılar
Bence bu bir toplumsal yara..Kişi cinsel tercihi dolayısıyla toplum dışina itilmemeli.. İşte buda herkesi bizim gibi olmaya zorlamktır.... Bu konu hakkında şiir yazmak bile bazen cesaret ister..Haklısınız uzaydan gelmediler,içimizden,belkide arkadaşımız,dostumuz.. Toplum kabullenrse ve iş alanında dışlanmazsa sorun çözülür sanırım....... Kutlrım saygılar dost
İnsan kendisinin ve çevresinin toplamıdır. Çevredeki olaylar çevredeki insanların bizi etkilememesi mümkün değildir. Bir sevdiğim şarkı vardır hor görme garibi kimbilir ne derdi vardır hoşğörü gözüyle bakmak lazımdır bize göre yanlış olan başkasına göre doğru olabiliyor. Duyarluğını takdir ederim. Sevgi saygı ve selam ile.
sevgili tacettin abim toplumsal bir yaraya parmak bastığın için ve mükemmel şiirleştirdiğin için teşekkürler. ankaraya secaattin abinin ( toynak ) davetlisi olarak ankaraya gittiğimde kızılay sakarya caddesinde protesto ediyolar travestiler. polis baskısına son diye, ev sahiplerinden ve esnaftanda şikayetçiler dinledim baya dinledim ve haklıydılar inanırmısın bende protestolarına destek verdim, sahipsizlerin,unutulmuşların karşısında değil yanlarındayım her zaman. böyle bir yaşam mücadelesi vereceğini bilseler dünyaya gelirlermiydi. bazı sorumsuz ailelerin çocukları maalesef işte böyle yaşamak zorunda bırakılıyorlar. duyarlı yüreğine sağlık, sevgi ve saygılar sunarım.
Kapama hiç gözünü Etrafında bunlar var Ne dişi nede erkek İsyanında vücutlar
Cinsel yaşam kölesi Başka iş verilmiyor Sanki uzaydan geldi Kimse kabul etmiyor
Lanetlenen ruh olmuş Reddediyor toplumlar Dikenli teller ile Sınırlanmış yaşamlar
Çaresizlik içinde Gece gündüz ağlarlar Unutma insanoğlu Onunda bir kalbi var
Öteki tarafını sair yorumculara bırakıyorum.. Şairin, şu dört kıtalık şiir içine sığdırmaya çalıştığı Kadın, işve ve nazdan beride, cinsellik mesabesinde bakıldığında dişi sıfatı veçhile erkek nesneler tarafından hep hor bakılan bir varlık gibi.. Halbuki erkeklik taslayan nice insanın önce işte bu manzaradaki kadına hiç bir zaman işi olduğu anlarda hor bakması muhtemel bile değil.. Bir tohum toprağı zorluyor..Niçin? bir madde vermek uğruna. Bir toprak bir tohumu okşuyor? Niye boşluğundan nefret etmemeye.. Bir insan bir kadından nefret ediyor.. Sebebi; ahlâksız bir hayatın içine düştüğünden.. Peki o kadın, şayet bir erkeğin eli, dili, kolu,baldırı bacağı,başı kucağı kendisini sarmasaydı edeb dışı bir hayatın içinden sayılacak mıydı? Eğer ki, kendilerine imanî ve Kur'anî noktadan bakıldığında ayağı altında Cennet bulunanlar olarak bir tarif yerleştirdiğimiz kadınlara erkek denilen egoist nesneler edebsizlik kuyruğu sallamasalar, kadının onca çabası ne işe yarayacak? Eğer ki cemiyet hayatımızda kadınlarımızı daha edebli ve hayatın birer müstesnaları olarak idrak noktamıza yerleştirebilirsek ne böylesine şiirler yazmaya, ne de kadınların başını önlerine eğdirmeye hükmümüz olamaz.. Öyleyse; öncelikli amel kadınların mukaddesatını bilmek ve onları muhafaza etmektir.. Bu şiir bana diğer detaylardı unutturucu ve bu hâllere zamklayıcı bir sıfat ile misafir oldu.. Gönderen şairine selam ve dualar olsun..
hani deriz ya yaradılanı severim yaradandan ötürü diye... demeye deriz de bir türlü de aykırılıkları kabullenemeyiz... bir çok örneklerde olduğu gibi bu örnektede dışlarız aykırılığı.... ve itilmişliğin verdi karamsarlıkla binlerce vahşi yürek doğurur doğa... çok güzel bir temaya değinmişsiniz arkadaşım. kutluyorum sevgi ve selam ile.
Değerli şairim! Haklı ve dosdoğru bir konuya,hayatın en gerçek gerçeğine değinmiş kaleminiz,bütün hassasiyetiyle. Anlatım yerliyerinde ve edebi. Umulur ki üçüncü kişilikler bir gün kabul görecek ve bu durumda hataları olmadığı da. Selam ve saygılar gönderiyorum yüreğimden yüreğinize.Tebriklerim de gönülden ve misliyle.
kimsenin değinmediği hassas bir noktaya değinmişsiniz, uslubunuz çok güzel, benim ne haddime sizi eleştirmek, veya güzel yada şöyle olmuş demek ÜSTAT, yüreğinize sağlık
Toplumsal bir yaraya parmak basan duyarlı yüreğiniz var olsun.Tacettin Bey. Duygu ve düşüncelerinize katılmamak ne mümkün. Düşene tekme yerine ıslah nasıl edilir sorularına cevap arayan bir topluma ihtiyaç güngeçtikçe artmakta. Gönül emeğinizi candan kutlarım.Selam ve saygılarımla.
çok güzel bir şiir. çok güzel bir konu. yüreğine sağlık....onların yaradanın bir yaratılmışı olması nedeniyle sevilmeleri öylece kabul edilmeleri ve kendi hayatlarını tercihleri doğrultusunda sorunsuz yaşamalarının sağlanması gerekir..... sana katılıyorum her satırı kabulüm.... sevgiyle....
değerli üstadım toplumumuzun kangren olmuş bir yarasına parmak basan o duyarlı yüreğiniz alkışlarımla kutlar bu inceliği yazan ellerinizi öperim. her dem sevgi ve saygılarımla
Eğitici, Akıcı ve anlaşılır. İçinde önerileri olan bir güzel şiir okudum. Toplumsaldan öte evrensel bir konu ve yaraya değinmişsiniz.
Dünyanın en eski mesleği:::))
Devlet toplayıp vesika ile pazarlatsın ve vergi alıp kutsallaştırsın! Sevgili dost; Ben senden olsam bu melodramı yazıya döker, bu şiirle akıcılık kazandırırdım. Kadın vucudunun pazarlanmasına sessiz kalan feminist örgütler ve kadın derneklerinin ipliğini pazara çıkarırdım. Sonraya bırakma. Bugün yaz yarın yayınla bu evrensel çirkefi. Yüregine sağlık. Senin yokluğun hissediliyor. Saygı, Sevgi ve selamlar.
Peki devlet ne yapsın Halkını aydınlatsın Kol kanat gersin ona Sokaklardan toplasın
Duyarlı kaleminizi tebrik ederim,farklı bir konudan yaklaşmışsınız şiirde . Üçüncü cinsiyet ,Allah başa vermesin o şekilde yaşamayı nedense seks kölesi olmuş o kişiler yapacak başka iş yok gibi Düşündürücü derin mevzular,sevgiler selamlar tacettin abim .
tACETTİN HOCAM,çok güzel şiirdi gönülden kutlarım. hani derizya iyi zaten iyidir.mühim olam kötüyü iyiye çevirmek onu doğru yola getirmek lazım öyle olanlar dışlamamak lazım kimin ne olacağı belli değil.onu ançak yaradan bilir.
Bir anlık düşünsene Kendini koy yerine Kimliksiz vücutları Yaradan’dan hediye
Peki devlet ne yapsın Halkını aydınlatsın Kol kanat gersin ona Sokaklardan toplasın
Gok doğru hocam değerlendirip yok sayıılmaması gereken insanlarda tüm ülkelerde var bizim aydınlanmamız gerek çok güzel kalemine sağlık sevgi ve saygılarımla.
yine dertleri dile getirip yaralara basmışsınız.Dünyada (afedersiniz)köpekleri koruma evleri var.benim anlamadığım neden böyle dışlanmış insanların dertlerini dile getireceği bir yer yok. Devlet onların eğitimi için fon ayırmalı,insanlar onlardan selamını esirgememelidir.eğitim okumaktan geçer. MÜKEMMELDİ....tebriklerim saygılarımla kutlarım
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.