8
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
1286
Okunma
Anıları hala taze billur bellekte
Dün gibi gelişi, girişi odaya
Tıklayan yüreği, parlatan heyecan
Karanlıkta bir yol bulan, nurdan heyelan
Zafer takı gibi başımın üzerine oturan
Belası bir hoş, gün dönümlerim
Sevgi seli, yakamın içinden sızan
Göğüs kafesini zorlamadan açan
Sıcak bir yatak ve kalın bir yastıkla
Karşılanan gece hülyalı
Ne tıkırtı, ne heyecan duyulan
Geç vakte kadar beklenmiştir ki
Bastıran uyku
Haydi bir tıkla gönül kapımı
Haydi bir yokla açılacak kilidi
Ahşap kereste, demir pervane
Aldığım dil altı
Kara gecede kaldı yarım hayalin
Demir parmaklıklar ardında şimdi
Uyuyor hayaletim ve sen, gecelen
Kemiriyorsun, yangın yeri yüreğim
Usul usul yaklaşıyorsun
Gecenin sulhi, gözyaşlarına
Darmadağın bir saçak altında şimdi
Hayallerim, zülfün ve sen
Dağılıyor buğulu gözlerinden
Işığın kristal ve elmas dolu kırıkları
Göz nuru ve gümüşle örülmüş
Pembemsi yanak kıvrımları
Şimdi ranza olmuş yatağı
Er hayallerinde uzanmış biri
Uzun ve sessiz yatıyor, gecenin morglarında
Kendiyle yatırmış gibi sevgisini
Ne bulduysak kaybetmek için
Ne kaybettiysek bulmak
Izdırap sonra mutlu olmak için
Ve mutluluk acıya yelken
Heyüla aşkların bir cüce
Gözünde büyüyen yok oluş
Şarapsa bir saattir ömrü vücutta
Geriye kalan sızmak ve kanmaktır uykuya
İşte öylesine dalmışım, ay şavkım
Seni beklerken uykuya
Kalakalmış bir kolum, çenecağzımın altına
Evet eller üzerinde taşınmalı
O kutsal baş
Ne dalga geçmiştin anımsa
Bekleten değilmiş gibi yarına
Kan gitmez ki uzun süre kollara
Düşür Rabbim beni yollara
Az giderim, uz giderim
Dere tepe düz giderim
Ben yarime doymadan
Öbür tarafa zor giderim...
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.