0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1508
Okunma
Çeşm-i Siyâh, çeşm-i siyâh, yakma! Dur!
Gönül ister, dîl-i sohbet, ne gezer.
Âb-ı hayât olmuşsun sen, akma! Dur!
Akşam olur, paslı yürek hem bezer.
Giriş oldu, “Bâğ-ı İrem” sahnına.
Görem ne hâl, var mı elde, al kına?
Dizim bağım, çözül dur da talkına.
Çeşm-i Siyâh, ince, ince yaş süzer.
Canım içi, diri gömdüm toprağa
Sefer ilen, nice, nice ırağa.
Tercümânım şu küçücük varağa.
Kalem ucu “Âdemoğlu” ol! Çizer.
Mustafa SUNA
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.