1
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1121
Okunma
Bana hükmün ziyadır, faslı nura gark olsan,
Şavkını harda görüp, yarla firkat şark olsan,
Bilinmez bilinenin, hicrindeki berk olsan,
Yine de ben bilirim; sevda da sevdasın sen.
Zamanı bilir misin? Doğacak şafaktayız,
Ufka çizgi çekerek, izafi sokaktayız,
Elifi noktaların, ceminde ayaktayız,
Yine de ben bilirim; sevda da sevdasın sen.
Neleri öğrenmişiz, eksiğimiz nerede?
Kirpiği kaşa verdik, bildiğimiz nerede?
Gözyaşı çaremidir, sezdiğimiz nerede?
Yine de ben bilirim; sevda da sevdasın sen.
Nedendir bilinmez ki, güneş ki nokta yerdir,
Şahı-merdan rıdvandır, Fatıma sırda serdir,
Kim ki kimle yar olup, sevdasına ki erdir,
Yine de ben bilirim; sevda da sevdasın sen.
Canı cana köz yapıp, vuslatı bahtda bulduk,
Şavkın ile gamzeni, siracı tahtta bulduk,
Ehlibeyt ehli olup, miracı şahda bulduk,
Yine de ben bilirim; sevda da sevdasın sen.
Siyahî gözlerinde, şafaktan başlarında,
Gönlün ki bismillahtır, ruhunun taşlarında,
Hikmetin zikrindedir, hilalin kaşlarında,
Yine de ben bilirim; sevda da sevdasın sen.
Işığın huzmesinden, ney’i bulduk bilirsin,
Gecenin gövdesinden, firkat yolduk bilirsin,
Kardelen dergâhında, karda çulduk bilirsin,
Yine de ben bilirim; sevda da sevdasın sen.
Hilkati garibeyiz, hikmeti bilmemişiz,
Sırrı hikmet olsak ta, firkati silmemişiz,
Nerden geldik bilinmez, doğumla gülmemişiz,
Yine de ben bilirim; sevda da sevdasın sen.
Şahin Hanelçi
17.12.2009
Albania
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.