1
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1388
Okunma
Küçük bir çam gövdesidir yaslandığım,
Saat gün orta vakti.
Nisan yağmurlarının ıslattığı bir zemindeyim.
Gözlerimi süslüyor,
Ufuktan çarşaf gibi gelip sahilde hırçınlaşan Hazar
Sahile vuran her dalga
Dudağından çıkmış hırçın sesindir
Ve ona itim tutar serçe ötüşleri
Kim yakalar bu kıvrılışları
Ne kadar ürkek ve naziksin
Tabiatın cümbüşü cıvıl, cıvıl
Bu ahenge noktadır, siyah giymişsin
Baştan aşağıya bedenini tutmuş
Nasıl da yakışmış bir görsen
Üşüyor ve şu kem rüzgârdan korkuyorum
Savuracak seni bir başka kollara
Duramıyor, kalkmak istiyorum yerimden
Tutanım kalmadı bari sen gel
Ufkumda o koca deniz
Sahile her bir yandan patikalar
Tutulmuştur sıra sıra banklar
gelip geçeni kalmamış ihtiyarlar
Uzaktan da olsa süzüyorum
Ben, bu çizgi çizgi yüzleri
Uykumdan tanıyorum
Çökmüş yine üzerlerine
Karabasan gibi akşamı bekleyen korkuluk
Soru ne, cevap ne?
Ben konuşmam yazarım
Önümü keser bir çift kara balçık
Batmamak için hep kaçarım
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.