8
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1726
Okunma
Korksunlar şimdi benden Merih, Dicle ve Fırat
Onlar mı hırçın akar, ben mi hırçın akarım ?
Battal’da doru tayım, Ruşen Ali’de kır at
Rüzgâr olup hasreti kuyruğuma takarım
Yâr ayrılığı seçti, vurdu göğsüme pençe
Gayrı benim sırtımda Yavuzdaki şirpençe
Bakışı ateş oldu, elvedâsı işkence
Acımam bu âlemi tek kibritle yakarım
Gecelere yâr deyip gündüzlere kızarım
Toprak ile göklerin arasına sızarım
Bulutları biçerim, çelik dişli hızarım
Yağmur ile çağlarım, şimşek olur çakarım
Hicazı tamburumun tellerine gerip de
Sabâyı sabahların ayazına serip de
Segâhı yitirilmiş yüreklere verip de
Hüzzâmın hüznü ile nihâvente bakarım
Tüm ölümsüz aşkların mezarını kazarak
Gözlerimin isiyle dertlerimi yazarak
Sana verdiğim sözü, tövbemi de bozarak
Kadehleri kırarım, şişeleri yıkarım
Gül yüzüne benzeyen tüm gülleri soldurup
Dostlarımı üzerim, düşmanları güldürüp
Anıları ağlatıp, umutları öldürüp
Bu gece bu sevdaya son mermiyi sıkarım
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.