8
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1083
Okunma
Koptu kopacağı kadar fırtına
düştü düşeceği kadar yağmur
ve ikindi sularında eridi kalbim
ve yollar uzadı ömrümden geçen
artık sensizlik uykusuz gecedir
nereye dönsem orda hayalin,
senden gayr-ısı bilmecedir
vapurlar geçiyor suları yarıp
kalbimi söküyor martılar çığlıklarıyla
yine bıçaklar biliyor hasan amca
kurban yakın olmasa da kasaplara
içimde eşkıya rüzgarla konuşuyor
dağa çıkmalı diyor dağa
ancak bu daralan yüreği dağ havası açar
kekikli bir çay yağlı bir kuymak
sonra deli ırmaktan bir yudum su
hepsi güzelde eşkıya
dağı üstümden kim kaldıracak .
sağırlığından korktuğum için sessizliğin
yine sana sığındım ey yar
gelsen ve silsen bu yazgıyı
ne sen İbrahim’sin ne ben İsmail
kör bıçakla açtığın yara
derinleşiyor ve acıtıyor bilesin
senden başka kimsem yok
alnıma ıslak bir mendil koyacak.
Orhan Bektaş