7
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1638
Okunma
gözbebeklerin parıldar binerken
kan kırmızı arabaya
kapısını açışın bile bir başka
görende leydi zanneder
bir endam bir hava
küçük dağları yaratmışcasına
dikiz aynasından rujunu yenilerken
el sallarsın bir de utanmadan sevdiğine
bir çizgi çekersin hiç düşünmeden
’ s ’ sinden bile anlamadığın
ölümsüz sevgine
kan kırmızısı bir araba sevdasına
hızlı bir müzik çalarken
delicesine
dans edersin sanki
yollarla yarış edercesine
hoşuna gider
dalgalı saçlarının
rüzgarla öpüşmesi
teninin sevişmesi
seversin sen ön koltukları
önemi yoktur
kullananın arabayı
kör topal sağır farketmez
paralı olsun hemde havalı
bir arabası olsaydı
kankırmızısı
terkedermiydin sevdiğini
bir arabaya sattın sevgini
senin içinde oldukca
bu hırs
sahip olunca o arabalara
hiç zevk alamaz olacaksın
çok sevdiğin ön koltuklarda
satacaksın bu seferde
o arabalı para babalarını
yatları uçakları olan başkalarına
devam ettikçe sendeki
bu sevgiden uzak zevkler
ulaşılmaz olacak çok uzaklarda
mutlu beraberlikler
ne zaman
bıkıp da usanıp
tat alamayacak olunca
kankırmızısı arabalardan
işte o zaman
beni arayacaksın
ıssız gecelerde
yıldızları seyretmeyi
kolumda yürümeyi
özleyeceksin
hep o ön koltuklarda
yüzünde sahte gülücüklerle
için kan ağlayarak
tenha yollarda
yalnız dolaşacaksın
kan kırmızısı arabalarla
zengin ama
kırık ve mutsuz
bir kalple
SEVGİLİYE MEKTUP-1 @ 1990