0
Yorum
3
Beğeni
0,0
Puan
45
Okunma
Kar üstünde yol gibi, silinir bütün izler
Rüzgâr yönü değişmez, yelkenlerin ipine
Ayna bakılan yüzü, ne yaparsa temizler
Geceden gölge düşer, aynaların tipine
Çekilince gözlerden, güvenin perdeleri
Güzellik kusur olur, tenkit okları başlar
Yanlış hareketlerin, mazeret evreleri
Manasız dalavere, boş bahane telaşlar
Süslü püslü sözlerle, esir alınır hisler
Güvendiğin gölgeler, çekilir tenhalara
Kara bahtın talihi, boş tutulan bahisler
Kulaktan iyileşmez, kalpte açılan yara
Dün görülen rüyanın, bu gün silik izleri
Nasıl tabir olunur, nasıl anlatır diller
Aynaya bakan yüzü, utandırır gözleri
Gölgesiz gecelerde, söndü gitti fitiller
Zamanla bu aynada, yıkıldı dünkü tahtım
Adım adım gelirken, ters döner adımlarım
Bir ihtiras uğruna, hüzne boğuldu bahtım
Yalancı bahar gibi, çok döküldü yaprağım
Her zaman açık kapı, ne beklenen biri var
Yoruldum bu sahada, hepsi aynı sahneler
Ne yazdığım kalemde, nede bende hile var
Sükuta teslim oldum, yolumda hep çile var
Güzel anılar geçti, hoş bir seda ses senden
Ne yağmur söndürebilir, içimde yananları
İçimde bir sızıdır, sökülüp gitmeyen benden
Ne rüzgâr süpürebilir, kalplerde kalanları
Cemil Dursun / 12.09.2026
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.