Çok kitap okuyana okumuş adam derler. çok televizyon izleyene görmüş adam demezler. lily tomlin
Elbeyi29
Elbeyi29

Göç

Yorum

Göç

0

Yorum

0

Beğeni

0,0

Puan

11

Okunma

Göç

Eski bir gölgenin peşinde yoruluyor dizlerim..
Adımlarım, kendi izini silen bir rüzgârın peşine takılı.
Ben artık, haritası çizilmemiş, tanımadığım bir menzilin susuzuyum;
Dudaklarımda bir serap tadı, bağrımda kavuran bir kum fırtınası.
Hangi kapıyı çalsam, ardında bir veda uykusu serili,
eşikler yorgun, kilitler ise suskunluğun pasıyla mühürlü.
Hangi sokağa girsem, ucu çıkmaz bir sonsuzluk kuyusu;
Duvarlar üstüme devrilen birer dilsiz şahit, gökyüzü ise dar bir tünel ucu.

Ölüm; Hiç görmediğim bir dostun, hiç giyilmemiş gömleği gibi duruyor üzerimde.
Kumaşı sabırla dokunmuş, düğmeleri sükûnetten iliklenmiş...
Ne yakası dar geliyor ruhuma, ne kolları uzun geliyor heveslerime.
Sadece, bu dünya sofrasındaki tuzun tadı kaçtı, dili yakan o lezzet bitti;
Ekmek bayatladı, kokusu çekildi fırınlardan,
suyun rengi griye çaldı, içindeki o berrak hayat nehri çekildi.

Bir gurbetçinin vatan özlemi değil bu..
Bir toprağın, bir bayrağın, bir sınırın sancısı hiç değil.
Kuşun gökyüzünü, balığın derinliği arzulaması da yetmez bu hali anlatmaya;
Bu, tohumun toprağın karanlığına, o zifiri rahme duyduğu mukaddes hasret.
Çünkü bilir tohum, toprağın bağrına düşmeden büyümez sancı;
Çürümeden başak olunmaz, dağılmadan toplanmaz rızık.
Yıkılmadan saray kurulmaz, viran olmadan bulunmaz o gizli hazine,
Ve ölmeden, hakiki hayatın o kamaştıran ışığına göz açılmaz.

Heybemde biriktirdiğim şu "ben"lik kırıntıları..
Gururun paslı çivileri, kibrin ağır taşları...
Fırtınada savrulan kuru yapraklar gibi ne kadar da değersiz şimdi.
Biriktirdiğim ne varsa, avuçlarımda eriyen birer buz parçası.
Ben, aynada gördüğüm şu çizgili, şu yorgun yabancıyı değil;
Aynanın arkasındaki o berrak sırrı, o sırsız hakikati özlüyorum.

Zaman;
İnce bir kum saati gibi akarken parmaklarımın arasından,
her zerre, bir öncekinin boşluğunu doldurmak için acele ediyor.
Anladım ki; her nefes, alınana borçlu kalmamak için verilirmiş,
meğer hayat, emaneti sahibine iade etme telaşıymış.
Ve asıl hürriyet,
kafesin kapısı açıldığında, göğün boşluğuna uçup gitmek değil;
Kafesin kendinden, o demir parmaklıklı "can"dan vazgeçebilmekmiş..

Artık hazır heybem, yollar inceldi, ufuk silindi;
Vakit, kendi karanlığımdan doğacak olan o büyük aydınlığın vakti..

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 
Göç Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Göç şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Göç şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL