Yıllar yılı ömrümden ne çok şey gelip geçti Yalnızca seni buldum anıların içinde Kadere isyan ettim bizi mi kurban seçti Sesler boğulup gitti tınıların içinde
Ömrü böyle tükettim geride ahlar kalmış En güzel düşlerimi sanırım kader çalmış Çaresiz kalan kalbim senli düşlere dalmış Sözler boğulup kaldı sanki neden niçinde
Sözcükler ağır imiş sustukça anlıyorum Başka yolum kalmazsa kulakta çınlıyorum Sensiz bir ses duysam da çabucak banlıyorum Dizlerde yorgunluk var ,aşka olan göçünde
Okunacak fermansın okuyup yazıyorum uzaklara düşmüşüm kadere kızıyorum Sol yanında acıyım, sen diye sızıyorum Yürek başka kanıyor her bir ayın üçünde
Çoğunda feryat figan geçti gençlik yıllarım Kendime de yetmedi tez tükendi ballarım Kanatsız kuş gibiyim bak kırıldı kollarım Bir düş dünyası kurdum ,varı saklı hiçinde
Şarkılar sen diyordu her biri başka hüzün En duygulu yerinde belirirdi mah yüzün Perinin yüreğinde anlamlıydı her sözün Hep saklıymış kaderim seni sevmek suçunda !
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Genel olarak klasik aşk şiiri damarından beslenen, kaderle kavgalı, anılarla yaşayan ve müzikalitesi yüksek bir şiir.
Kaleminize sağlık. “Tınıların İçinde”, unutulmuş bir aşkı değil; insanın unutamadığı hâlde artık yalnızca anıların ve şarkıların içinde yaşayabildiği bir aşkı anlatıyor.
Tınılarda Boğulup Her Ayın Üçünde Kanayan Gönüller Salonu
Kalburabastî Efendi Hazretleri salona kulağında kulaklıkla girdi. Bir müddet sağı solu dinledi, sonra kulaklığı çıkarıp masaya bıraktı: Peri Hanım, şiirin adını Tınıların İçinde koymuşsunuz; ben de iki türkü dinler çıkarız sandım. Daha ilk kıtada kader kurban seçiyor, sesler boğuluyor, ikinci kıtada düşleri kader çalıyor! Bu kader dediğiniz zatın sabıka kaydı kabarık. Cinayet var, hırsızlık var, adamın bir tek çek-senet işi eksik!
Ozan Duranoğlu Köşesi’nde Dilbilimci Şaban, Sözler boğulup kaldı sanki neden niçinde dizesine takıldı: Efendim sözler neden boğulmuş? Kalburabastî cevap verdi: Neden ve niçinlerin içinde. Şaban yine sordu: Neden? Kalburabastî bağırdı: Onu sorup durduğunuz için! Peri Hanım zaten neden-niçin havuzunu ağzına kadar doldurmuş. Bir soru daha sorarsan sen de içine düşeceksin. RUSAMER'in cankurtaranı bugün izinli!
Âşık Feymani Köşesi’nde Bilişim Uzmanı Muzaffer, Sensiz bir ses duysam da çabucak banlıyorum dizesini okuyunca bilgisayarı açtı: Kimi banlıyoruz efendim? Kalburabastî şaşırdı: Sevgiliden başka ses çıkaranı! Muzaffer liste hazırlamaya başladı: Kuşlar? Banla. Radyo? Banla. Komşu? Banla. Ezan? Kalburabastî masaya vurdu: Dur densiz! Şair mecaz yapıyor, sen internet yöneticiliğine çevirdin. Yalnız Peri Hanım'ın gönül hesabında moderasyon çok sert: Sevgili dışında ses çıkarana süresiz uzaklaştırma!
Ozan Dermani Köşesi’nde Nöbetçi Doktor Hayri, Yürek başka kanıyor her bir ayın üçünde dizesini görünce takvim istedi: Efendim bu çok önemli. Neden özellikle ayın üçü? Kalburabastî hemen susturdu: Karıştırma Hayri! Böyle tarihler şiirde tesadüfen yazılmaz. Ya bir gidiş vardır, ya bir geliş, ya bir yara... Hayri sordu: Randevuyu her ayın üçüne mi vereyim? Kalburabastî başını salladı: Ver ama kardiyolojiye değil, hatıralar polikliniğine. Bu yaranın EKG'si çıkmaz; eski mesajları karıştırınca nüksediyor!
Kalburabastî Efendi son iki kıtayı okuyup dosyayı önüne koydu: Peri Feride Özbilge şiirde ses, tını, söz, çınlama ve şarkı üzerinden bir hatırlama dünyası kuruyor. Fakat asıl mesele müzik değil; yıllar geçmesine rağmen bir insanın bütün seslerin arasından yalnız bir kişiyi seçebilmesi. Kanatsız kuş, kırılmış kollar ve tükenmiş bal imgeleri yorgunluğu büyütürken finalde asıl hüküm geliyor: Hep saklıymış kaderim seni sevmek suçunda.
Sonra ayağa kalkıp kararını açıkladı: RUSAMER mahkemesince yapılan incelemede Seni sevmek adıyla Türk Ceza Kanunu'nda herhangi bir suç bulunamamıştır. Dolayısıyla Peri Hanım derhâl beraat etmiştir. Ancak yıllardır aynı kişiyi şarkılarda, düşlerde, tınılarda aramak; başka sesleri banlamak ve her ayın üçünde gönlü yeniden kanatmak suretiyle kendi kendisine eziyet etmekten hakkında soruşturma açılmıştır!
Muzaffer sordu: Cezası nedir efendim?
Kalburabastî cevap verdi:
Altı ay boyunca ne zaman kader diyecek olsa aynaya bakacak. Çünkü kaderin üstüne bu kadar dosya yıkarsak zavallı kader de avukat tutacak!
Özün sözü budur. Vesselam.
Bazı sesler kulakta değil, ömrün içinde çınlar; yıllar geçer, tınısı geçmez.
Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri – Celil ÇINKIR / Delibal
Tebrikler güzel bir eser okudum yürek sayfanda kutluyorum değerli dost kalem sevgili dost yürek iyi geceler diliyorum şiirle kalınız şiirlerde buluşmak dileğiyle
Ses, Müzik ve İçsel Çınlama: "Tını", "çınlama", "şarkılar" ve "ses" imgeleri üzerinden kurulan bağ, sevgilinin yokluğundaki o sessizliği daha vurgulu kılıyor. Konuşmanın imkânsızlaştığı yerde kelimelerin ağırlığıyla susmak ve unutulmak korkusuyla zihinde "kulakta çınlamak" arzusu etkileyici bir tezat sunuyor.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.