0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
26
Okunma

Saat 10’u onsuz geçiyordu,
Akrebim yelkovanıma küsmüştü.
Tarih 10’u onlu özlüyordu,
Takvimde o gün kanıyordu.
Gün onsuz doğuyordu,
Güneş bile yarım batıyordu.
Anılar onlu,
Her anı "10" ile başlıyordu.
Yaşamın 10’lu sınavındaydım,
10 soru, 10 dert, 10 yara...
Ve hepsinin cevabı sende kalmıştı.
Özlem 10’du, hüzün 10’du,
10 parmağım 10 yerimden sızlıyordu.
Gece 10’u vurunca,
yastık 10 kere ıslanıyordu.
Dualar 10’u onlu şiirliyordu...
"Allah’ım" diyordum,
"10 saniye göster yüzünü."
"10 kelime konuş benimle."
"10 dakika sarıl da gideyim."
Ama sen yoktun.
Saat 10’u vurdu, sen gelmedin.
Tarih 10’u yazdı, sen okumadın.
10 oldu, 20 oldu, 100 oldu...
Sen hala gelmedin.
Anladım ki,
Bazı rakamlar sadece sayı değilmiş.
Bazı "10’lar" ömürmüş.
Bir insan eksilince,
saat de eksik, gün de eksik,
ömür de eksik oluyormuş.
Şimdi saat kaç olursa olsun,
Benim için hep 10’u 5 geçe.
Çünkü 10’u 5 geçe,
senin gülüşün eksik.
Dinçer Dayı
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.