0
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
14
Okunma

Aklınız hile tezgahında yalan dokuyor,
Diliniz dürüstlükten dem vuruyor.
Bir elinizde terazi,
öbür elinizde çakıl taşı.
Bir gözünüz cennette,
öbür gözünüz rantta.
Hani diyor ya Şükrü Erbaş;
"Öyle ucuz ettiler ki her şeyi,
Sözü, saygıyı, erdemi..
Ölümü bile kirlettiler,"
Öyle bir zaman işte.
Söz verdin mi, sened imzalatıyorlar.
Sarılsan, "ne istiyor" diye soruyorlar.
Gözyaşı döksen, "reklam mı yapıyor" diyorlar.
Şehit gelse, üç gün sonra unutuyorlar.
Pazarlık etmedikleri tek şey kalmadı.
Vicdanı tarttılar, gramı Beş lira çıktı.
İnsanı sattılar, faturaya "hizmet" yazdılar.
Mezara bile "konum" attılar.
Ama bil ki...
Ne kadar ucuzlatırlarsa ucuzlatsınlar,
Bazı şeyler hala pahalıdır.
Bir annenin duası,
Bir yiğidin sözü,
Bir yetimin ekmeği,
Bir vatanın toprağı.
Onlar tezgaha gelmez.
Onlar pazara düşmez.
Onlar, hile bilmez.
O yüzden başını dik tut arkadaş.
Bu devran döner.
Yalan dokuyan tezgah bir gün yırtılır.
Dürüstlükten dem vuran diller bir gün kurur.
Ve geriye,
ucuzlatamadıkları kalır.
Gününüz güzel olsun.
Kirlenmeden geçenlerden olun.
Dinçer Dayı
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.